İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Επεβιβασας ανθρωπους επι τας κεφαλας ημων διηλθομεν δια πυρος και υδατος και εξηγαγες ημας εις αναψυχην.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Направил си да яздят човеци върху главите ни; Преминахме през огън и вода; Но Ти ни изведе на богато място.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.הרכבת אנוש לראשנו באנו באש ובמים ותוציאנו לרויה׃
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.ركبت اناسا على رؤوسنا. دخلنا في النار والماء ثم اخرجتنا الى الخصب
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車 軋 我 們 的 頭 . 我 們 經 過 水 火 . 你 卻 使 我 們 到 豐 富 之 地
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車軋 我 們的頭.我們經過 水火 . 你 卻使 我 們 到 豐富 之地
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Phàm ai uống nước nầy vẫn còn khát mãi;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Phàm ai uống nước nầy vẫn còn khát mãi ;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Felele Jézus és monda néki: Mindaz, a ki ebbõl a vízbõl iszik, ismét megszomjúhozik:
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Isus i -a răspuns: ,,Oricui bea din apa aceasta, îi va fi iarăş sete.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jeesus vastasi ja sanoi hänelle: "Jokainen, joka juo tätä vettä, janoaa jälleen,
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus antwortete und sprach zu ihr: Wer von diesem Wasser trinkt, den wir wieder dürsten;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jésus lui répondit: Quiconque boit de cette eau aura encore soif;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus svarade och sade till henne: »Var och en som dricker av detta vatten, han bliver törstig igen;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus svarede og sagde til hende: "Hver den, som drikker af dette Vand, skal tørste igen.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus svarte og sa til henne: Enhver som drikker av dette vann, skal tørste igjen;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Ježiš odpovedal a riekol jej: Každý, kto pije z tejto vody, bude zase žízniť;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jezus antwoordde: "Wie van het water uit deze put drinkt, krijgt weer dorst.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jezus odgovori in ji reče: Vsak, kdor pije od te vode, bo zopet žejen;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.예수께서 대답하여 가라사대 이 물을 먹는 자마다 다시 목마르려니와
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Odpověděl Ježíš a řekl jí: Každý, kdož pije vodu tuto, žízniti bude opět.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Odpowiedział Jezus i rzekł jej: Każdy, kto pije tę wodę, zasię będzie pragnął;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak."Orang yang minum air ini akan haus lagi," kata Yesus
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Replicou-lhe Jesus: Todo o que beber desta água tornará a ter sede;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Respondió Jesús y le dijo: --Todo el que bebe de esta agua volverá a tener sed
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Rispose Gesù: «Chiunque beve di quest'acqua avrà di nuovo sete
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Απεκριθη ο Ιησους και ειπε προς αυτην Πας οστις πινει εκ του υδατος τουτου θελει διψησει παλιν
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Иисус сказал ей в ответ: всякий, пьющий воду сию, возжаждет опять,
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Озвавсь Ісус і рече їй: Всякий, хто пє воду сю забажає знов;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.ויען ישוע ויאמר אליה כל השתה מן המים האלה ישוב ויצמא׃
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.اجاب يسوع وقال لها. كل من يشرب من هذا الماء يعطش ايضا.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.耶 穌 回 答 說 、 凡 喝 這 水 的 、 還 要 再 渴
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.耶穌 回答 說 、 凡 喝 這 水 的 、 還要 再 渴
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aceea e apa ta, care ajută la formarea norului, care devine ploaie şi hrăneşte plantele şi animalele."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Aj tvoja voda pomáha vytvoriť oblak, z ktorého padá dážď, ktorý živí rastliny a tie sú potravou pre zvieratá."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.C'est l'eau qui aide à faire le nuage que devient la pluie qui nourrit les plantes, qui nourrit les animaux. "
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Det er dit vand der hjælper med at lave skyen der bliver den regn der fodrer planterne der fodrer dyrene."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Es ist auch dein Wasser, das eine Wolke bildet, zu Regen wird, die Pflanzen nährt, und die Tiere nährt."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Itu adalah airmu yang membantu membentuk awan yang menjadi hujan yang memberi makan tanaman dan binatang."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.저건 구름을 만들 수 있게해주는 너의 물이고, 그 물은 비가 되고,그 비는 식물을 먹이고 그 식물은 동물에게 식량이 되지."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."que se torna a chuva, que alimenta as plantas "que alimenta os animais."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To je tvoja voda, ki pomaga ustvariti oblak, ki postane dež, ki hrani rastline, ki hranijo živali."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.To twoja woda pomaga tworzyć chmury, z których powstaje deszcz, który żywi rośliny i zwierzęta".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Це твоя вода допомагає формувати хмари, що стають дощем, який живить рослини і тварин".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.Это вода из тебя помогает сделать облако, которое становится дождём, что кормит растения и кормит животных".
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.אלו המים שלך שעוזרים ליצור את העננים והעננים הופכים לגשם שמרווה את הצמחים שמאכילים את החיות.
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.هذه مياهك التي تساعد علي تكوين السحب والذي يصبح مطرا تعيش عليه النباتات والذي بدوره يكون طعاما للحيوانات."
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır.嗰嚿就係由你汗水形成嘅雲, 將來化成雨來灌溉植物,同養動物。」
İşte o senin suyun, bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır."雲は雨になって 植物を育み" "その植物を食べて 動物は生きているんだ" 私はずっと自然を 追い続けてきました
Kaç Maia Kaç. Maia kaç ! Biz sudan geldik,我らは海より来た民
Kafamı sudan çıkarmadım.A nevynoril som hlavu.
Kafamı sudan çıkarmadım.Dar nu mi-am scos capul din apa.
Kafamı sudan çıkarmadım.De nem emeltem ki a fejem.
Kafamı sudan çıkarmadım.En laittanut päätäni pinnalle.
Kafamı sudan çıkarmadım.Et je n'ai pas sorti la tête.
Kafamı sudan çıkarmadım.Hlavu jsem ale nevyndal.
Kafamı sudan çıkarmadım.Ik stak mijn hoofd niet naar buiten.
Kafamı sudan çıkarmadım.그리고 얼굴은 밖으로 꺼내지 않았지요.
Kafamı sudan çıkarmadım.Ma non tirai fuori la testa.
Kafamı sudan çıkarmadım.Mas não pus a cabeça de fora.