Ana içeriğe geç
Sözlük

suda ile cümle

suda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.سوف تغدو بلداُ مستقلاً خلال بضع سنوات
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.西サハラのポリサリオ戦線も私たちの顧客です
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Daraus geht hervor, dass all diese nackten Dickhäuter aquatische Vorfahren haben.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Dat is nu uitgebreid zodat nu al die naakte dikhuiden voorouders in het water hebben.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Ez derült ki minden csupasz vastagbőrűnél, hogy volt vízben élő őse.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Infatti, tutti quei pachidermi senza peli hanno avuto antenati acquatici.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.이것은 모든 털 없는 후피 동물이 수생 조상을 가진다는 걸로 바뀌었습니다.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Nakonec se zjistilo, že všichni nazí tlustokožci mají vodní předky.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Nu hedder det, at alle de nøgne tykhudede dyr har en akvatisk forfader.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Resulta pues que todos esos paquidermos sin pelo tienen ancestros acuáticos.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.S-a ajuns să se creadă că toate pahidermele fără păr au strămoși acvatici.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Uważa się, że wszystkie nagie gruboskórce mają wodnych przodków.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Veio a verificar-se que todos os paquidermes nus tinham antepassados aquáticos.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Αυτό συνεπάγεται ότι όλα τα γυμνά παχύδερμα έχουν υδρόβιους προγόνους.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Оказва се, че всички тези голи дебелокожи са имали морски предци.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Сейчас принято считать, что все голые "толстокожие" имеют водного предка.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.הגענו לדעה שלכל עבי-העור העירומים היה אב קדמון ימי.
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.و هذا ما جعل الفيلة حيوانات عارية وجود الاسلاف المائية
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.認められており 最後の例外はサイになるはずでしたが
Harvard gibi değil. Kendimi biraz sudan çıkmış balık gibi hissediyorum.To nie Harvard, ale i tak czuję się trochę nieswojo.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Alors elle a même fini par épouser un commandant de la SPLA (ndt : Armée de libération populaire du Soudan).
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Así que incluso terminó casándose con un comandante del SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Astfel că a ajuns să se căsătorească cu un comandant din SPLA (Armata populară de eliberare din Sudan).
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ela até acabou por casar com um comandante da SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ha addirittura sposato un comandante della SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Skończyło się tak, że nawet poślubiła oficera Ludowej Armii Wyzwolenia Sudanu.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.So heiratete sie letzlich sogar einen Commander der SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.결국 그녀는 SPLA의 사령관과 결혼까지 했습니다.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Thậm chí bà đã cưới một vị sỹ quan của SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ülve és várva, hogy a politikusok megjavítsák ezt Ez soha nem fog megtörténni Mindannyian ülnek a seggükön
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ze trouwde zelfs met een commandant van het SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.В крайна сметка тя дори се омъжи за един командир от Суданската народна освободителна армия.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Она даже вышла замуж за командира Народной армии освобождения Судана.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.בסופו של דבר היא אפילו נישאה למפקד אחד מהצבא לשחרור סודן.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.حتى أنها في الأخير تزوجت من أحد قادة الجيش الشعبي لتحرير السودان.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.スーダン人民解放軍の司令官 そして150人以上の子ども兵を救った
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?인간범주와 자연범주간에 균형이 이루어졌을까요?
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?Wie balanciert sich das aus?
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?על היבשה ובאויר, לא בים. כיצד זה מתאזן?
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?في البر و في الجو و ليس في الماء. كيف لهذا ان يتوازن؟
Havada ve karada yaşayanlar, suda yaşayanlar değil. Bu nasıl dengelenir?当然ですが1万年前 つまり文明の黎明期は
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Demorou algum tempo até que a vida se desprendesse da água, e a água continua a chamar de volta.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Es dauerte lange, bis das Leben sich vom Wasser löste, und das Wasser lockt uns noch immer.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Het leven had tijd nodig om los te komen van het water, en het wenkt nog voortdurend.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.I-a luat timp vieții să se rupă de apă, și încă-i o chemare mai mereu.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Időbe került, míg az élet elszakadt a víztől, de még mindig magához hív.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Il a fallu du temps pour quitter l'eau, et elle attire encore en permanence.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Kesti kauan, ennen kuin elämä pääsi irti vedestä, vaikka vesi edelleenkin kutsuu eliöitä.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.물로부터 생명이 나오기 가지는 시간이 걸렸습니다. 그리고 항상 여전히 손짓합니다.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vida tardó bastante tiempo en romper con el agua, y aún le atrae todavía.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vita impiegò del tempo ad allontanarsi dall'acqua, e vi ritorna ancora molto spesso.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Životu to trvalo, kým sa dostal z vody, a stále mu máva na rozlúčku.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Życie potrzebowało czasu, by rozstać się z wodą, która i tak wciąż kusi.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Πήρε χρόνο στη ζωή να φύγει από το νερό, και εξακολουθεί να την δελεάζει συνεχώς.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.На живота му трябвало време, за да се откопчи от водата, и тя все още постояно го зове.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Прошло много времени, прежде чем жизнь вышла из воды, но вода продолжала манить.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.לחיים ארך זמן לפרוץ מן המים, ואלה עדיין מפתים לחזור.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.إستغرق الأمر وقتاً من الحياة من أجل الإنفصال عن الماء، وأنها لا تزال تومئ في كل وقت.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.今でも水は生命を招き寄せます 生命は内陸に乗り出す強さを得ました
Hele ki, yerlerde, (kal), hatta daha kötüsü, suda, (lokvi) -- bu onları çileden çıkaracaktır.Broń Boże, żeby bawiły się w brudzie - kal albo nawet gorzej, w wodzie - lokvi, to je zabije.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod