Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,Kami pergi ke Afrika, Sudan, Sierra Leone,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,아프리카, 수단, 시에라 리온,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye, Liberya'ya, Kenya'ya gittik.Nous sommes allés en Afrique, au Soudan, en Sierra Leone, au Liberia, au Kenya.
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye, Liberya'ya, Kenya'ya gittik.Siamo andati in Africa, in Sudan e Sierra Leone, in Liberia, in Kenia.
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye, Liberya'ya, Kenya'ya gittik.Πήγαμε στη Αφρική, στο Σουδάν, στη Σιέρα Λεόνε, στη Λιβερία, στην Κένυα.
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,We gingen naar Afrika, Soedan, Sierra Leone,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,Wir reisten nach Afrika, in den Sudan, nach Sierra Leone,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,Бяхме в Африка, Судан, Сиера Леоне,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,Мы поехали в Африку - Судан, Сьерра-Леоне,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,הגענו לאפריקה, סודן, סיירה לאון,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,ذهبنا الى افريقيا.السودان,سيراليون,
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,リベリア ケニア
Afrika'ya, Sudan'a, Sierra Leone'ye,一路去左非洲、蘇丹、塞拉热昂、
Akış yukarı havzalarda sulu evet Tatlı sudaki besleyiciler tarım arazileri evet Tatlı sudaki besleyicilerEsposizione della popolazione urbana a livelli di inquinamento superiori ai valori limite fissati dall'UE
Akış yukarı havzalarda sulu evet Tatlı sudaki besleyiciler tarım arazileri evet Tatlı sudaki besleyicilerVystavenie mestskej populácie úrovniam znečistenia nad limitmi EU
Akış yukarı havzalarda sulu evet Tatlı sudaki besleyiciler tarım arazileri evet Tatlı sudaki besleyicilerVystavení obyvatel měst znečišťujícím látkám nad úroveň limitů EU
Akış yukarı havzalarda sulu evet Tatlı sudaki besleyiciler tarım arazileri evet Tatlı sudaki besleyicilerОбработваема земя в горното течение на реките да
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Acum exista o noua cale deschisa intre Atlantic si Pacific.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Ahogyan Al Gore is mondta 2 milliárd ember él a Himalája gleccserének vizéből.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Ako vám povedal Al Gore, dve miliardy ľudí žijú z vody z ľadovca Himalájí.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Come Al Gore vi ha detto, due miliardi di persone vivono dell'acqua dai ghiacciai dell'Himalaya.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Como Al Gore vos contou, dois mil milhões de pessoas vivem da água do glaciar dos Himalaias.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Jak już mówił Al Gore, dwa miliardy ludzi pije wodę z himalajskich lodowców.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Như là Al Gore đã nói, 2 triệu người sống trên mặt nước trên dải sông băng của dãy Himalaya.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Wie Al Gore sagte, zwei Milliarden Menschen sind vom Wasser der Gletscher des Himalayas abhängig.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Όπως σας είπε ο Αλ Γκορ, δύο δισεκατομμύρια άνθρωποι ζουν με το νερό από τον παγετώνα των Ιμαλαΐων.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Как упоминал Ал Гор, два миллиарда людей зависят от воды из ледников Гималайских гор.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Ale teraz już wszyscy się zgadzają, że słoń ma wodnego przodka.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Dar astăzi toți sunt de acord că elefantul are un strămoș acvatic.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Ela diz qualquer coisa, não diz?" Mas agora, todos aceitam que o elefante teve um antepassado aquático.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Inzwischen stimmen alle überein, dass der Elefant aquatische Vorfahren hat.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Jenže v dnešní době se už všichni shodují na tom, že slon měl vodního předka.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.하지만 지금 모두가 코끼리는 수생 조상이 있었다고 동의합니다.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Maar tegenwoordig is iedereen het erover eens dat de olifant uit het water komt.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Mára mindenki egyetért abban, hogy az elefántnak volt egy vízben élő őse.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Men idag, håller alla med om att elefanten hade en förfader som levde i vattenmiljö.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Men nu er enhver enige om, at elefanten har en akvatisk forfader.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Oggigiorno, tutti concordano che gli elefanti hanno avuto un antenato acquatico.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Pero ahora, todos admiten que el elefante tuvo un antepasado acuático.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Όμως ήδη, όλοι συμφωνούν ότι ο ελέφαντας είχε έναν υδρόβιο πρόγονο.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Но в момента, всеки е съгласен, че слонът е имал морски предци.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.Но сейчас все сходятся на мнении, что у слона был водный предок.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.אבל כבר עכשיו, כולם מסכימים שלפיל היה אב קדמון ימי.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.و لكن في هذا الوقت الجميع اتفق على وجود اسلاف مائية للفيلة.
Ama artık, herkes fillerin suda yaşayan bir atası olduğunu kabul ediyor.毛の無い厚皮動物の祖先は水中動物だと
Ama bir anda suda çözülünce, yükler serbestçe hareket edebilir. .Aber hier haben wir plötzlich, diese geladenen Teilchen Das Verschieben können.
Ama bir anda suda çözülünce, yükler serbestçe hareket edebilir. .Ale tady, najednou, máme nabité částice které se mohou hýbat.
Ama bir anda suda çözülünce, yükler serbestçe hareket edebilir. .하지만 여기에서 어느 순간이 되면 하전 입자들은 움직일 수 있게 됩니다.
Ama bu tüm katılar için geçerli değil biz özel olarak sudan bahsediyoruz yani H2O. .Ne všechny pevné látky, tady mluvíme konkrétně o vodě, tedy h2o.
Ama bu tüm katılar için geçerli değil biz özel olarak sudan bahsediyoruz yani H2O. .Nicht alle Feststoffe, vor allem sprechen wir über Wasser, über H2O.
Ama bu tüm katılar için geçerli değil biz özel olarak sudan bahsediyoruz yani H2O. .Nie wszystkie ciała stałe, mówimy konkretnie o wodzie, o H2O.
Ama bu tüm katılar için geçerli değil biz özel olarak sudan bahsediyoruz yani H2O. .水 H2O について。 私たちの例の氷です。
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Droga elektronu z cząsteczki wody do cząsteczki NADPH nazywana jest fosforylacją niecykliczną.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Přechod elektronu z vody na NADPH se nazývá necyklická fotofosforylace.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı. Buna non-cyclic photophosphorylation deniyor.Но тази идея за преминаването на електрона от водата към НАДФ, се нарича нециклично фотофосфорилиране.
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı.하지만 전자가 물로부터 NADPH로 가는 것을
Ama elektronun sudan NADPH'ye gitme mantığı.Pero esta idea de un electrón va desde agua a NADPH,
Ama o suda olmak harika bir duyguydu ve --Aber es war so ein wunderbares Gefühl im Wasser zu sein und -
Ama o suda olmak harika bir duyguydu ve --Ale byl to nádherný pocit být v té vodě --
Ama o suda olmak harika bir duyguydu ve --CA: 家族には何と書いたんですか?