Ana içeriğe geç
Sözlük

sucunu ile cümle

sucunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Haar man zal niet verantwoordelijk worden gesteld voor haar zonde, want zij alleen is schuldig."
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››I bude ten muž očištěn od hříchu, žena pak ponese nepravost svou.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Il marito sarà immune da colpa, ma la donna porterà la pena della sua iniquità»
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››In mož bode prost krivice, tista žena pa naj nosi krivico svojo.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››남편은 무죄할 것이요 여인은 죄가 있으면 당하리라
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Laki-laki itu bebas dari kesalahan, tetapi istrinya, kalau ternyata bersalah, harus menanggung akibatnya
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Le mari sera exempt de faute, mais la femme portera la peine de son iniquité.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Manden skal være sagesløs, men sådan en Hustru skal undgælde for sin Brøde.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô tội, còn người đàn bà đó sẽ mang lấy tội mình.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô_tội , còn người đàn_bà đó sẽ mang lấy tội mình .
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Niin mies olkoon syyllisyydestä vapaa, mutta vaimo kantakoon syyllisyytensä."
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Og mannen skal være fri for skyld, men kvinnen skal lide for sin misgjerning.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Så skall mannen vara fri ifrån missgärning, men hustrun kommer att bära på missgärning.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Tedy nie będzie mąż on winien grzechu; ale niewiasta ona poniesie nieprawość swoję.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Und der Mann soll unschuldig sein an der Missetat; aber das Weib soll ihre Missetat tragen.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Τοτε ο μεν ανηρ θελει εισθαι αθωος απο της ανομιας, η δε γυνη εκεινη θελει βαστασει την ανομιαν αυτης.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››и будет муж чист от греха, а жена понесет на себе грех свой.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Така мъжът ще бъде чист от беззаконие, а жената ще носи беззаконието си.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››ונקה האיש מעון והאשה ההוא תשא את עונה׃
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››فيتبرّأ الرجل من الذنب وتلك المرأة تحمل ذنبها
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››男 人 就 為 無 罪 、 婦 人 必 擔 當 自 己 的 罪 孽
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››男人 就 為無罪 、 婦人 必擔當 自己 的 罪孽
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Acest lucru se dovedeşte vinovăţia sa", a spus regina.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Cela prouve sa culpabilité, dit la reine.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Das beweist seine Schuld", sagte die Königin.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.'Dat bewijst zijn schuld,' zei de koningin.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Det bevisar hans skuld, sade drottningen.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Det beviser hans skyld," sagde dronningen.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Điều đó chứng minh tội lỗi của mình," Nữ hoàng.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Eso demuestra su culpabilidad", dijo la Reina.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Ez bizonyítja bűnösségét," mondta a Királynő.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Isso prova sua culpa", disse a Rainha.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Itu membuktikan kesalahannya," kata Ratu.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.'Questo prova la sua colpa,' disse la Regina.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."To dokazuje jeho vinu," povedala kráľovná.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."To dokazuje jeho vinu," řekla královna.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."To dokazuje svojo krivdo," je dejal Queen.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."To dowodzi jego winy," powiedziała królowa.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Αυτό ΑΠΟΔΕΙΚΝΥΕΙ ενοχή του", είπε η βασίλισσα.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Това доказва неговата вина", каза кралицата.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Це доводить його провину", сказала королева.
Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Это доказывает его вину", сказала королева.
Kral o gün söylemişti. Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.왕이 그날 고 밝혔다. '그 자신의 죄책감을 증명'여왕했다.
Kral o gün söylemişti. Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."Tämä todistaa hänen syyllisyytensä", sanoi kuningatar.
Kral o gün söylemişti. Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.המלך אמר באותו יום. "זה מוכיח את אשמתו," אמרה המלכה.
Kral o gün söylemişti. Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi.وقال الملك في ذلك اليوم. "تثبت إدانته" ، وقالت الملكة.
Kral o gün söylemişti. Kraliçe 'suçunu kanıtlıyor' dedi."それはソートの何も証明しない!"アリスは言った。
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Các từng trời sẽ bày tỏ gian ác nó ra, Và đất sẽ dấy lên nghịch cùng nó.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Các từng trời sẽ bày_tỏ gian_ác nó ra , Và đất sẽ dấy lên nghịch cùng nó .
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Cerurile îi vor desveli fărădelegea, şi pămîntul se va ridica împotriva lui.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.De hemelen zullen zijn zonden openbaar maken en de aarde zal tegen hem getuigen.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Der Himmel wird seine Missetat eröffnen, und die Erde wird sich gegen ihn setzen.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Himlen bringer hans Brøde for Lyset, og Jorden rejser sig mod ham.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Himmelen åpenbarer hans misgjerning, og jorden reiser sig mot ham.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Himmelen lägger hans missgärning i dagen, och jorden reser sig upp emot honom.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.하늘이 그의 죄악을 드러낼 것이요 땅이 일어나 그를 칠 것인즉
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Langit menyingkapkan kejahatannya; bumi bangkit melawan dia
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Les cieux dévoileront son iniquité, Et la terre s`élèvera contre lui.
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Los cielos revelarán su iniquidad, y la tierra se levantará contra él
Suçunu gökler açığa çıkaracak, Yeryüzü ona karşı ayaklanacak.Megjelentik álnokságát az egek, és a föld ellene támad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod