Ana içeriğe geç
Sözlük

sucunu ile cümle

sucunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ako jih pa ne izpere in mesa svojega ne izkoplje, bo nosil krivico svojo.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››A pakli nezpéře roucha svého, a těla svého neumyje, tedy ponese nepravost svou.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần áo và không tắm, thì sẽ mang tội mình.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần_áo và không tắm , thì sẽ mang tội mình .
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dacă nu-şi spală hainele, şi nu-şi scaldă trupul, îşi va purta fărădelegea lui.``
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dersom han ikke tvetter sine klær og ikke bader sitt legeme, da skal han komme til å lide for sin misgjerning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Hogyha meg nem mossa ruháit, sem a testét le nem mossa: viselje az õ vétségének terhét.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Kalau ia tidak melakukan itu, ia harus menanggung akibatnya
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››그가 빨지 아니하거나 몸을 물로 씻지 아니하면 죄를 당하리라
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Maar als hij zijn kleren niet wast en zich niet baadt, zal hij zelf de gevolgen van zijn zonde dragen."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ma se non si lava le vesti e il corpo, porterà la pena della sua iniquità»
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mas, se não as lavar, nem banhar o seu corpo, levará sobre si a sua iniquidade
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men hvis han ikke tvætter sine Klæder og bader sig, skal han undgælde for sin Brøde.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men om han icke tvår sina kläder och icke badar sin kropp kommer han att bära på missgärning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mutta jos hän ei pese vaatteitansa eikä pese ruumistansa, joutuu hän syynalaiseksi."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Pero si no los lava, ni lava su cuerpo, cargará con su culpa.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Si elle ne lave pas ses vêtements, et ne lave pas son corps, elle portera la peine de sa faute.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Sromoty żony brata twego nie odkryjesz: sromota brata twego jest.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Wo er seine Kleider nicht waschen noch sich baden wird, so soll er seiner Missetat schuldig sein.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Αλλ' εαν δεν πλυνη αυτα μηδε λουση το σωμα αυτου, τοτε θελει βαστασει την ανομιαν αυτου.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››если же не вымоет одежд своих и не омоет тела своего, то понесет на себебеззаконие свое.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››И ако не ги изпере и не окъпе тялото си, тогава ще носи беззаконието си.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››ואם לא יכבס ובשרו לא ירחץ ונשא עונו׃
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››وان لم يغسل ولم يرحض جسده يحمل ذنبه
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣 服 、 也 不 洗 身 、 就 必 擔 當 他 的 罪 孽
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣服 、 也 不 洗身 、 就 必 擔當 他 的 罪孽
Haiti'de olan depremin suçunu eşcinsellere yükledi.- at jordskælvet i Haiti var de homoseksuelles skyld.
Haiti'de olan depremin suçunu eşcinsellere yükledi.Homosexuelle schuld für das Erdbeben in Haiti gemacht.
Haiti'de olan depremin suçunu eşcinsellere yükledi.아이티의 지진은 동성애자들 때문에 발생했다고 말했다.
Haiti'de olan depremin suçunu eşcinsellere yükledi.وقال ان مثليون جنسيا هم المسؤولون عن الزلزال الذي وقع في هايتي.
Haiti'de olan depremin suçunu eşcinsellere yükledi.ベルルスコーニ首相は、未成年者とのセックスに及んだにもかかわらず、
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.(35:3) ибо он льстит себе в глазах своих, будто отыскивает беззаконие свое, чтобы возненавидеть его;
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.(36:3) Car il se flatte à ses propres yeux, Pour consommer son iniquité, pour assouvir sa haine.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.A gonosznak hamissága felõl így gondolkozom szívemben: nincs õ elõtte isten-félelem;
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Căci se măguleşte singur în ochii lui, ca să-şi desăvîrşească fărădelegea, ca să-şi potolească ura.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Ia menganggap dirinya sangat hebat, sehingga tidak menyadari kesalahannya, dan tidak membencinya
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Kajti pregreha se mu sladká v oči, da se ne bo našla krivica njegova in sovražila.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.저가 스스로 자긍하기를 자기 죄악이 드러나지 아니하고 미워함을 받지도 아니하리라 함이로다
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Nel cuore dell'empio parla il peccato, davanti ai suoi occhi non c'è timor di Dio
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Nepravá reč bezbožníka ma usvedčuje hlboko v mojom srdci o tom, že niet bázne Božej pred jeho očima.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Por eso se lisonjea en sus propios ojos, hasta que su iniquidad sea aborrecimiento
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Porque em seus próprios olhos se lisonjeia, cuidando que a sua iniqüidade não será descoberta e detestada.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Převrácenost bezbožníka pojišťuje u vnitřnosti srdce mého, že není žádné bázně Boží před očima jeho.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Przewrotność niepobożnego świadczy w sercu mojem: Niemasz bojaźni Bożej przed oczyma jego.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Sie schmücken sich untereinander selbst, daß sie ihre böse Sache fördern und andere verunglimpfem.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Synti sanoo jumalattomalle: minun sydämessäni ei ole Jumalan pelkoa hänen silmäinsä edessä.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.thi den smigrer ham frækt og siger, at ingen skal finde hans Brøde og hade ham.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Vì nó tự khoe mình Rằng tội ác mình sẽ chẳng lộ ra, và sẽ không bị ghét.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Vì nó tự khoe mình Rằng tội_ác mình sẽ chẳng lộ ra , và sẽ không bị ghét .
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Διοτι απατα εαυτον εις τους οφθαλμους αυτου περι του οτι θελει ευρεθη η ανομια αυτου δια να μισηθη.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Защото той се лъже в своите очи. Че беззаконието му няма да се открие и да се намрази,
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.כי החליק אליו בעיניו למצא עונו לשנא׃
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.‎لانه ملّق نفسه لنفسه من جهة وجدان اثمه وبغضه‎.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.他 自 誇 自 媚 、 以 為 他 的 罪 孽 終 不 顯 露 、 不 被 恨 惡
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.他 自誇自媚 、 以 為 他 的 罪孽 終 不 顯露 、 不 被 恨惡
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››A muž bude prostý neprávosti. Ale taká žena ponesie svoju neprávosť.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Así aquel hombre será libre de culpa, y la mujer cargará con su propia culpa.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Bărbatul va fi scutit de vină, dar femeia aceea îşi va lua pedeapsa nelegiuirii ei.``
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››És ártatlan lesz a férfi a bûntõl, az asszony pedig viseli az õ bûnének terhét.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Esse homem será livre da iniqüidade; a mulher, porém, levará sobre si a sua iniqüidade.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod