Kurtar beni kan dökme suçundan, Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı, Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün.نجني من الدماء يا الله اله خلاصي. فيسبح لساني برك.
Kurtar beni kan dökme suçundan, Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı, Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün.神 阿 、 你 是 拯 救 我 的 神 . 求 你 救 我 脫 離 流 人 血 的 罪 . 我 的 舌 頭 就 高 聲 歌 唱 你 的 公 義
Kurtar beni kan dökme suçundan, Ey Tanrı, beni kurtaran Tanrı, Dilim senin kurtarışını ilahilerle övsün.神阿 、 你 是 拯救 我的神 . 求你 救我 脫離 流 人血 的 罪 . 我 的 舌頭 就 高 聲 歌唱 你 的 公義
(Müzik trompet yalnız bittersweet tune) Bu onun suçu değil.Ella no tiene la culpa.
(Müzik trompet yalnız bittersweet tune) Bu onun suçu değil.一部の人々は、自分の赤ちゃんナンシーという名前を付けます。 昨夜床にセックスをした。そしてそれはかなり楽しかったです。
Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.Comment ton mauvais jeu d'acteur peut être de notre faute.
Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.E' colpa nostra se reciti male?
Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.Πως γίνεται να μην παίζεις καλά και μεις να φταίμε.
Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.Твоя плохая игра - это не наша вина.
Nasıl oluyor da senin kötü oyunculuğun bizim suçumuz oluyor.演技下手じゃないわよ
Neden benim suçum olsun?De ce e vina mea?
Neden benim suçum olsun?Dlaczego to moja wina?
Neden benim suçum olsun?Kenapa jadi aku yang salah?
Neden benim suçum olsun?Perché è colpa mia? <br />
Neden benim suçum olsun?Pourquoi ça serait ma faute ?
Neden benim suçum olsun?Wieso ist es meine Schuld?
Neden benim suçum olsun?Γιατί είναι δικό μου το λάθος;
Neden benim suçum olsun?Разве я в чем-то виноват?
Neden benim suçum olsun?لما هو خطئي ؟
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Apa itu?" tanyaku. Jawabnya, "Sebuah keranjang. Itulah lambang dosa dari seluruh negeri ini.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››És mondám: Micsoda ez? Õ pedig mondá: Az, a mi kijön, mérõedény. És mondá: Ilyen a formájok az egész földön.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Jaz pa vprašam: Kaj je to? On reče: To je mernik, ki izhaja. In pridene: Tako jih je videti po vsej deželi.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Je répondis: Qu`est-ce? Et il dit: C`est l`épha qui sort. Il ajouta: C`est leur iniquité dans tout le pays.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››내가 묻되 이것이 무엇이니이까 그가 가로되 나오는 이것이 에바니라 또 가로되 온 땅에서 그들의 모양이 이러하니라
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››"Wat is het?" vroeg ik. Hij antwoordde: "Het is een grote mand, gevuld met de zonden uit het hele land."
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››Когда же я сказал: что это? Он отвечал: это выходит ефа, и сказал: это образ их по всей земле.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››ואמר מה היא ויאמר זאת האיפה היוצאת ויאמר זאת עינם בכל הארץ׃
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››فقلت ما هو. فقال هذه هي الايفة الخارجة. وقال هذه عينهم في كل الارض.
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我 說 、 這 是 甚 麼 呢 . 他 說 、 這 出 來 的 是 量 器 。 他 又 說 、 這 是 惡 人 在 遍 地 的 形 狀
‹‹Nedir?›› diye sordum. ‹‹Bir ölçü kabı›› dedi, sonra ekledi: ‹‹Bu, bütün ülke halkının suçudur.››我說 、 這是 甚麼 呢 . 他說 、 這出來 的 是 量器 。 他 又 說 、 這是 惡人 在 遍地 的 形狀
Nedir ki O'nun suçu? O'na içimi dökerdim, yakınında olabilseydim eğer...Als ik dichtbij was, zou ik me ontdoen van mijn lasten.
Nedir ki O'nun suçu? O'na içimi dökerdim, yakınında olabilseydim eğer...Si estuviese a su lado, yo no sufriría.
Nedir ki O'nun suçu? O'na içimi dökerdim, yakınında olabilseydim eğer...Si j'étais près d'elle, j'allégerais ce qui me pèse sur ma poitrine.
Nedir ki O'nun suçu?لو كاني حنبها أيا نفرّغ صدري
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.A gyûlölség szerez versengést; minden vétket pedig elfedez a szeretet.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.El odio despierta contiendas, pero el amor cubre todas las faltas
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Haat leidt tot onrust en ruzies; de liefde bedekt echter al het menselijk falen.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Had vækker Splid, Kærlighed skjuler alle Synder.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Haß erregt Hader; aber Liebe deckt zu alle Übertretungen.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Hat uppväcker trätor, men kärlek skyler allt som är brutet.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Hat vekker trette, men kjærlighet dekker over alle overtredelser.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Kebencian menimbulkan pertengkaran; cinta kasih mengampuni semua kesalahan
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.미움은 다툼을 일으켜도 사랑은 모든 허물을 가리우느니라
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.La haine excite des querelles, Mais l`amour couvre toutes les fautes.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.L'odio suscita litigi, l'amore ricopre ogni colpa
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nenávisť vzbudzuje sváry, ale láska prikrýva všetky prestúpenia.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nenávist vzbuzuje sváry, ale láska přikrývá všecka přestoupení.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Nienawiść wzbudza swary; ale miłość wszystkie przestępstwa pokrywa.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.O ódio excita contendas; mas o amor cobre todas as transgressões.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sovraštvo zbuja prepire, a ljubezen prikriva vse pregreške.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sự ghen ghét xui điều cãi lộn; Song lòng thương yêu lấp hết các tội phạm.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Sự ghen_ghét xui điều cãi_lộn ; Song lòng thương_yêu lấp hết các tội_phạm .
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Ura stîrneşte certuri, dar dragostea acopere toate greşelile. -
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Viha virittää riitoja, mutta rakkaus peittää rikkomukset kaikki.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Το μισος διεγειρει εριδας αλλ' η αγαπη καλυπτει παντα τα σφαλματα.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Ненависть возбуждает раздоры, но любовь покрывает все грехи.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.Омразата повдига раздори, А любовта покрива всички погрешки.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.שנאה תעורר מדנים ועל כל פשעים תכסה אהבה׃
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.البغضة تهيج خصومات والمحبة تستر كل الذنوب.
Nefret çekişmeyi azdırır, Sevgi her suçu bağışlar.恨 、 能 挑 啟 爭 端 . 愛 、 能 遮 掩 一 切 過 錯