Ana içeriğe geç
Sözlük

sucu ile cümle

sucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!Det är vårt eget fel att vi förlorade våra kroppar!
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!Det er vores egen skyld, at vi mistede vores kroppe!
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!È solo colpa nostra, di noi fratelli, se abbiamo perso i nostri corpi!
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!¡Fue culpa nuestra que perdiéramos nuestros cuerpos!
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!On oma syymme, että menetimme ruumiimme.
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!Straciliśmy ciała z własnej winy.
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!Φταίμε εμείς, ως αδέλφια, που χάσαμε τα σώματά μας!
Kardeşler olarak bedenlerimizi kaybetmemiz bizim suçumuz!Мы, братья, сами виноваты в том, что лишились своих тел!
Kemp'in solar lamba, yakıldı gerektiren dışarıdan bakan hiç suçu yoktu çünkü onun panjur onları aşağı çekti.필요로 향하고 외부인에 대한 공격이 없었 때문에 그의 블라인드가 있었다 그들을 아래로 끌어내려.
Kemp'in solar lamba, yakıldı gerektiren dışarıdan bakan hiç suçu yoktu çünkü onun panjur onları aşağı çekti.وكانت الستائر له حتى أنه لم يكن هناك جريمة تتطلب الغرباء التناظر سحبت عليهم.
Kemp'in solar lamba, yakıldı gerektiren dışarıdan bakan hiç suçu yoktu çünkü onun panjur onları aşağı çekti.それらは、プルダウン。 博士ケンプは、亜麻色の髪とほぼ口ひげで、背が高く、スレンダー若い男だった
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.(35:3) ибо он льстит себе в глазах своих, будто отыскивает беззаконие свое, чтобы возненавидеть его;
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.(36:3) Car il se flatte à ses propres yeux, Pour consommer son iniquité, pour assouvir sa haine.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.A gonosznak hamissága felõl így gondolkozom szívemben: nincs õ elõtte isten-félelem;
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Căci se măguleşte singur în ochii lui, ca să-şi desăvîrşească fărădelegea, ca să-şi potolească ura.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Ia menganggap dirinya sangat hebat, sehingga tidak menyadari kesalahannya, dan tidak membencinya
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Kajti pregreha se mu sladká v oči, da se ne bo našla krivica njegova in sovražila.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.저가 스스로 자긍하기를 자기 죄악이 드러나지 아니하고 미워함을 받지도 아니하리라 함이로다
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Nel cuore dell'empio parla il peccato, davanti ai suoi occhi non c'è timor di Dio
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Nepravá reč bezbožníka ma usvedčuje hlboko v mojom srdci o tom, že niet bázne Božej pred jeho očima.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Por eso se lisonjea en sus propios ojos, hasta que su iniquidad sea aborrecimiento
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Porque em seus próprios olhos se lisonjeia, cuidando que a sua iniqüidade não será descoberta e detestada.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Převrácenost bezbožníka pojišťuje u vnitřnosti srdce mého, že není žádné bázně Boží před očima jeho.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Przewrotność niepobożnego świadczy w sercu mojem: Niemasz bojaźni Bożej przed oczyma jego.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Sie schmücken sich untereinander selbst, daß sie ihre böse Sache fördern und andere verunglimpfem.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Synti sanoo jumalattomalle: minun sydämessäni ei ole Jumalan pelkoa hänen silmäinsä edessä.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.thi den smigrer ham frækt og siger, at ingen skal finde hans Brøde og hade ham.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Vì nó tự khoe mình Rằng tội ác mình sẽ chẳng lộ ra, và sẽ không bị ghét.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Vì nó tự khoe mình Rằng tội_ác mình sẽ chẳng lộ ra , và sẽ không bị ghét .
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Διοτι απατα εαυτον εις τους οφθαλμους αυτου περι του οτι θελει ευρεθη η ανομια αυτου δια να μισηθη.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.Защото той се лъже в своите очи. Че беззаконието му няма да се открие и да се намрази,
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.כי החליק אליו בעיניו למצא עונו לשנא׃
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.‎لانه ملّق نفسه لنفسه من جهة وجدان اثمه وبغضه‎.
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.他 自 誇 自 媚 、 以 為 他 的 罪 孽 終 不 顯 露 、 不 被 恨 惡
Kendini öyle beğenmiş ki, Suçunu görmez, ondan tiksinmez.他 自誇自媚 、 以 為 他 的 罪孽 終 不 顯露 、 不 被 恨惡
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.A Cipro il problema viene affrontato denunciando i conducenti per consumo illegale di droghe.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.Em Chipre, este problema é resolvido processando-se judicialmente os condutores por consumo ilegal de drogas.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.In Cyprus wordt dat probleem opgelost door dergelijke bestuurders te vervolgen voor illegaal drugsgebruik.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.Na Cipru se s to težavo spopadajo tako, da zoper take voznike sprožijo pregon zaradi nezakonite uporabe drog.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.Na Cypre sa tento problém rieši trestným stíhaním takýchto vodičov za nezákonnú konzumáciu drog.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.Na Kypru se tento problém řeší trestním stíháním takových řidičů za nezákonné užívání drog.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.Por ejemplo, en la mayoría de los países no se permite realizar pruebas aleatorias de drogas en la carretera.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.So sind z. B.Stichprobentests im Straßenverkehr in Bezug auf Drogen in den meisten Ländern nicht erlaubt.
Kıbrıs’ta, bu tür sürücüler, yasadışı uyuşturucu kullanımı suçundan cezalandırılarak bu sorun ele alınmıştır.В Кипър този проблем се решава чрез преследване на такива водачи за незаконна употреба на наркотици.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››A muž bude prostý neprávosti. Ale taká žena ponesie svoju neprávosť.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Así aquel hombre será libre de culpa, y la mujer cargará con su propia culpa.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Bărbatul va fi scutit de vină, dar femeia aceea îşi va lua pedeapsa nelegiuirii ei.``
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››És ártatlan lesz a férfi a bûntõl, az asszony pedig viseli az õ bûnének terhét.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Esse homem será livre da iniqüidade; a mulher, porém, levará sobre si a sua iniqüidade.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Haar man zal niet verantwoordelijk worden gesteld voor haar zonde, want zij alleen is schuldig."
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››I bude ten muž očištěn od hříchu, žena pak ponese nepravost svou.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Il marito sarà immune da colpa, ma la donna porterà la pena della sua iniquità»
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››In mož bode prost krivice, tista žena pa naj nosi krivico svojo.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››남편은 무죄할 것이요 여인은 죄가 있으면 당하리라
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Laki-laki itu bebas dari kesalahan, tetapi istrinya, kalau ternyata bersalah, harus menanggung akibatnya
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Le mari sera exempt de faute, mais la femme portera la peine de son iniquité.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Manden skal være sagesløs, men sådan en Hustru skal undgælde for sin Brøde.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô tội, còn người đàn bà đó sẽ mang lấy tội mình.
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Người chồng sẽ vô_tội , còn người đàn_bà đó sẽ mang lấy tội mình .
Kocası herhangi bir suçtan suçsuz sayılacak, kadınsa suçunun cezasını çekecek.› ››Niin mies olkoon syyllisyydestä vapaa, mutta vaimo kantakoon syyllisyytensä."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod