Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Raziskave o izvoru zarodkov niso namenjene obtoževanju žensk za to, kar se zgodi med nosečnostjo.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výskum pôvodu plodu nemá byť obviňovaním žien za to, čo sa deje počas tehotenstva.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výzkum původu plodu není obžalobou žen za to, co se jim během těhotenství přihodí.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Исследование истоков плода не обвиняет женщин в том, что происходит во время беременности.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Фетальні дослідження походження не спрямовані на звинувачення жінок за те, що сталося під час вагітності.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.מחקר המקורות העובריים אינו מנסה להאשים אמהות במה שקורה במהלך ההריון.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.ليس الهدف من البحث في أصول الأجنّة إلقاء اللوم على النساء على ما يحدث أثناء الحمل.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.非難するものではありません どのようにして後世の健康状態を良くするか
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Ich habe keinen Grund mehr, mir selbst die Schuld zu geben.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Ik heb geen reden meer om mezelf de schuld te geven.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Já não tenho mais razões para me culpar a mim próprio.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Je n'ai plus de raison de me blâmer.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.더 이상 자신을 비난할 이유가 없어요
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nemám viac dôvod sa obviňovať.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nem lesz többé okom önmagamat hibáztatni.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nie mam więcej powodów by się obwiniać.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Non ho più ragione di incolparmi.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nu mai am motiv să mă învinovăţesc.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Saya tidak ada alasan lagi untuk menyalahkan diri sendiri.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Tôi không có nhiều lí do để tự trách bản thân.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Už nemám důvod obviňovat sebe sama.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Yo no tengo más motivos para culparme a mí mismo.¥
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Δεν έχω πια λόγο να κατηγορώ τον εαυτό μου.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Вече нямам причина да обвинявам себе си.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.У мене більше немає причин звинувачувати себе.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.У меня больше нет причин винить самого себя.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.אין לי עוד סיבה להאשים את עצמי.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.ليس هناك أي سبب لألقي اللوم على نفسي.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.自分を責めなければならないなら 理由は百万でも思いつくでしょう
Onun sağa dönüldüğünde, babasının o olmadığını anne suçlamaktan dolusu오른쪽에 의존하고, 아버지는 그녀가 아니라고 어머니에 reproaches을 heaped
Onun sağa dönüldüğünde, babasının o olmadığını anne suçlamaktan dolusuנפנה לימינו, האב הרעיף נזיפות על האם שהיא לא
Onun sağa dönüldüğünde, babasının o olmadığını anne suçlamaktan dolusuتحول إلى حق حقه ، وتنهال الأب اللوم على الأم أنها لم تكن
Onun sağa dönüldüğünde, babasının o olmadığını anne suçlamaktan dolusu妹からグレゴールの部屋の掃除を引き継ぐと、彼の、左に回すために、
RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.대제사장 여호수아는 여호와의 사자 앞에 섰고 사단은 그의 우편에 서서 그를 대적하는 것을 여호와께서 내게 보이시니라
RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.ויראני את יהושע הכהן הגדול עמד לפני מלאך יהוה והשטן עמד על ימינו לשטנו׃
RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.وأراني يهوشع الكاهن العظيم قائما قدام ملاك الرب والشيطان قائم عن يمينه ليقاومه.
RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.天 使 〔 原 文 作 他 〕 又 指 給 我 看 、 大 祭 司 約 書 亞 站 在 耶 和 華 的 使 者 面 前 、 撒 但 也 站 在 約 書 亞 的 右 邊 、 與 他 作 對
RAB, meleğinin önünde duran Başkâhin Yeşuyu ve onu suçlamak için sağında duran Şeytanı bana gösterdi.天使 〔 原文 作 他 〕 又 指給 我 看 、 大 祭司 約書亞 站在 耶和華 的 使者 面前 、 撒但 也 站在 約書亞 的 右邊 、 與他 作對
Ve Sayın Elijah Mohammad'i, bu tür bir suçlamayla suçlamak, hayatını feda etmek anlamına gelirdi.그리고 존경 엘리야 무하마드 충전 그러한... 것 정말 자신의 인생을 알고 자신의 손에 목숨을 가져가 라.