Bu spor, süvari subaylarının at yarışlarına ve atla engel atlamaya meraklı olduğu 19. yüzyılda başladı.U 19. stoljeću prvi se javni prijevoz putnika odvijao kočijama i omnibusevima na konjsku vuču.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Zamjenici guvernera nazivaju se poručnicima koje imenuje francuska Vlada.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Spatu teraz používali všetci vojaci.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.Velil cisárskym vojenským postaveniam na Liptove.
Ekim 1943’te, Himmler, Poznan’da toplanan kıdemli Nazi subaylarına bir konuşma yaptı.4. októbra 1943 mal H. Himmler prejav k dôstojníkom Schutzstaffel (SS) v okupovanej Poznani.
Bu taburlardan biri kısa süre içinde tüm subayların kaybetti.Pri takem načinu napada so v nekaj minutah izginili celi bataljoni.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Odpeljali me bodo skupaj s častniki.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Uporabljajo ga policisti.
Subaylar savaşıdır.Diskusija je vojna.
Bahriye Nazırı paşaların üniformaları İngiliz ve Fransız subaylardan esinlenerek oluşturuldu.V zadnjem trenutku so sestavili majhno ekspedicijsko vojsko sestavljeno iz britanskih in francoskih enot.
Francisco Franco da kuruluşa katılan subaylardan biriydi.Wang Anshi je bil en teh novih uradnikov.
Bu oran subaylarda yüzde 90'ı aşıyordu..99 procentus laiko aš jo bijojau.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Sala buvo naudojama kariškių.
Buradaki görevi Sovyet istihbarat subaylarını kendi taraflarına kazandırmaktı.JAV turėjo pradėti perduoti sąjungininkų gynybos funkcijas jiems patiems.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Jo kariuomenės beveik visiškai išžudytos.
Denizciler subayların üzerlerine yürüdüler.Karininkų antpečiai skyrėsi nuo kareiviškų.
Oysa Heesters'in birkaç yüksek rütbeli Nazi yetkilileri ve SS subayları ile dostça ilişkileri vardı.Heestersi sõprade seas oli palju kõrgeid natsi ametnikke ja SS-ohvitsere.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Hoone hõivas sõjavägi.
Sovyetler ölen subaylarının cesetlerini iade etmesiyle dikkat çekti.Terroristid nõustusid välja andma hukkunute surnukehad.
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
1 Ocak 1972 tarihinde Asteğmen rütbesiyle Yedek Subaylar Eğitim Kolordusu'nda görevlendirildi.1. jaanuaril 1972 anti talle reservohvitseri väljaõppe läbimise järel nooremleitnandi auaste.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Los pesados de mis subordinados han venido a buscarme.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mina jobbiga underordnade har hittat mig.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mine besværlige underordnede har fundet mig.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Moi uciążliwi podwładni już mnie znaleźli.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Oh, i miei tediosi subordinati sono venuti a cercarmi.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Os meus subordinados chatos vieram atrás de mim.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Voi ei, ärsyttävät alaiseni lähtivät perään.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Οι ενοχλητικοί υποτακτικοί μου ψάχνουν να με βρουν.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.За мной пришли мои докучливые подчинённые.
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?A jak pan, odsiadujący wyrok za zabicie oficerów, znalazł się na wolności?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Como é que, preso pelo assassinato dos agentes pôde ser libertado?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?¿Cómo es posible que te dejen en libertad después de encerrarte por matar a esos oficiales?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Eri in prigione per avere ucciso dei tuoi superiori. Come hai fatto ad essere scarcerato?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Hur kunde du, som dödade befälen, ens slippa ut ur fängelset?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Hvordan kunne du, der dræbte officererne, slippe ud af fængslet?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Tapoitte upseereita. Miksi teidät vapautettiin vankilasta?
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Σε φυλάκισαν επειδή σκότωσες τους αξιωματικούς. Γιατί σε έβγαλαν;
Dahası o subayları öldürmekten hapisteydin, seni nasıl bıraktılar?Почему вас, осуждённого за убийство тех офицеров, вообще выпустили из тюрьмы?
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.A Dávid sa radil s veliteľmi tisícov a stov, so všetkými vojvodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.A Dawid wszedł w radę z hetmanami nad tysiącami, i z setnikami, i ze wszystkimi rotmistrzami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David a ţinut sfat cu căpeteniile peste mii şi peste sute, cu toţi mai marii.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Davide si consigliò con i capi di migliaia e di centinaia e con tutti i prìncipi
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David pak poradil se s hejtmany nad tisíci, s setníky a se všemi vývodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David tint conseil avec les chefs de milliers et de centaines, avec tous les princes.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ða - vít hội_nghị với quan tướng ngàn quân , quan tướng trăm quân , cùng các quan trưởng của dân .
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ða-vít hội nghị với quan tướng ngàn quân, quan tướng trăm quân, cùng các quan trưởng của dân.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Efter at have rådført sig med Tusindførerne og Hundredeførerne, alle Øversterne,
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Entonces David consultó con los jefes de millares y de centenas y con todos los oficiales
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.In David se je posvetoval s poveljniki čez tisoč in čez sto, z vsemi vojvodami.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ja Daavid neuvotteli tuhannen- ja sadanpäämiesten, kaikkien ruhtinasten, kanssa.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.다윗이 천부장과 백부장 곧 모든 장수로 더불어 의논하고
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Na overleg met zijn legerstaf
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Och David rådförde sig med över- och underhövitsmännen, med alla furstarna.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Og David holdt råd med høvedsmennene over tusen og over hundre, med alle høvdingene.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Ora, Davi consultou os chefes dos milhares, e das centenas, a saber, todos os oficiais.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Tanácsot tarta pedig Dávid az ezredeknek és századoknak fejeivel és minden elõljárókkal.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Und David hielt einen Rat mit den Hauptleuten über tausend und über hundert und mit allen Fürsten
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Και συνεβουλευθη ο Δαβιδ μετα των χιλιαρχων και εκατονταρχων, μετα παντων των αρχηγων.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.И советовался Давид с тысяченачальниками, сотниками и со всеми вождями,