Ana içeriğe geç
Sözlük

subaylar ile cümle

subaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.Тогава Давид се съветва с хилядниците , стотниците и всичките началници;
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.ויועץ דויד עם שרי האלפים והמאות לכל נגיד׃
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.وشاور داود قواد الالوف والمئات وكل رئيس
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.大 衛 與 千 夫 長 、 百 夫 長 、 就 是 一 切 首 領 商 議
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.大衛與 千 夫 長 、 百夫長 、 就是 一切 首 領 商議
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.A Faraónak szekereit és seregét tengerbe vetette, s válogatott harczosai belefúltak a veres tengerbe.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Die Wagen Pharaos und seine Macht warf er ins Meer; seine auserwählten Hauptleute versanken im Schilfmeer.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.El a aruncat în mare carăle lui Faraon şi oastea lui; Luptătorii lui aleşi au fost înghiţiţi în marea Roşie.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Faraon vaunut ja hänen sotajoukkonsa hän suisti mereen, hänen valitut vaunusoturinsa hukkuivat Kaislamereen.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Faraos vagnar och härsmakt kastade han i havet, hans utvalda kämpar dränktes i Röda havet.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Faraos Vogne og Krigsmagt styrted han i Havet, hans ypperste Vognkæmpere drukned i det røde Hav,
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Faraos vogner og hans hær kastet han i havet, og hans utvalgte vognkjempere druknet i det Røde Hav.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Farao's wagens en zijn leger liet Hij in de zee vergaan, de beroemde strijders verdronken,
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Ha echado al mar los carros y el ejército del faraón. Fueron hundidos en el mar Rojo sus mejores oficiales
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.그가 바로의 병거와 그 군대를 바다에 던지시니 그 택한 장관이 홍해에 잠겼고
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Vozy faraonove i jeho vojsko vrhol do mora, a jeho vybraní bojovníci povozní sa potopili v Červenom mori.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Vozy Faraonovy i vojsko jeho uvrhl do moře; a nejpřednější hejtmané jeho ztopeni jsou v moři Rudém.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Wozy Faraonowe i wojsko jego wrzucił w morze, a wybrani wodzowie jego potopieni są w morzu czerwonem.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Колесниците Фараонови и войската му хвърли в морето; Отборните му полководци потънаха в Червеното море.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.Колесницы фараона и войско его ввергнул Он в море, и избранные военачальники его потонули в Чермном море.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.מרכבת פרעה וחילו ירה בים ומבחר שלשיו טבעו בים סוף׃
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.مركبات فرعون وجيشه القاهما في البحر. فغرق افضل جنوده المركبيّة في بحر سوف.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.法 老 的 車 輛 、 軍 兵 、 耶 和 華 已 拋 在 海 中 、 他 特 選 的 軍 長 、 都 沉 於 紅 海
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.法老 的 車輛 、 軍兵 、 耶和華 已 拋 在 海中 、 他 特選 的 軍長 、 都 沉 於 紅海
Kızıl Ordu'da subaylar ve generaller var... ...benim bölüğümde amirler ve üstler yok.Rudou armádu řídí plukovníci a generálové. Moje kolona nemá žádné vůdce ani podřízené.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun. -Binbaşı Armstrong. -Ha?Olette käsittääkseni tutkinut ylempää päällystöä, majuri Armstrong.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun. -Binbaşı Armstrong. -Ha?Rozumiem, że sprawdzał pan starszą kadrę oficerską, majorze Armstrong.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Creo que ha estado investigando a personal de rango superior,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Jag har hört att du har kollat upp generalstaben...
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Jeg hører, at du har tjekket overordnede ...
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.So che sta controllando gli ufficiali più anziani,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Soube que andou a investigar os oficiais superiores,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Έμαθα ότι ελέγχετε τα ανώτερα στελέχη,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Насколько я понял, вы проверяли старший служебный состав,
Ordumuzun bütün subaylarına görev düşüyor.Στην Ευρώπη δεν υπάρχει χώρα πιο ασφαλής από τη δική μας.
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Det var därför som du dödade officerarna.
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Det var derfor, du dræbte officererne.
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Dlatego zabiłeś tych oficerów?
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?È per questo che hai ucciso quegli ufficiali, vero?
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Etkö tappanutkin upseerit sen takia?
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Foi por isso que mataste aqueles oficiais, certo?
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Por eso mataste a esos dos oficiales, ¿verdad?
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?Για αυτό σκότωσες αυτούς τους αξιωματικούς.
O subayları bu yüzden öldürdün, değil mi?И поэтому ты убил всех этих офицеров?
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Ho ucciso quei tipi perché volevo ucciderli, nulla più.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Jag dödade dem bara för att jag ville döda dem.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Jeg dræbte dem kun, fordi jeg havde lyst til det.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Maté a esos tipos porque quería, así de simple.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Matei aqueles tipos porque quis matá-los, nada mais.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Tapoin heidät, koska halusin. Siinä kaikki.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Zabiłem ich, bo chciałem - nic więcej.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Τους σκότωσα γιατί ήθελα να τους σκοτώσω, τίποτα παραπάνω.
O subayları öldürmek istediğim için öldürdüm, hepsi bu.Я убил этих людей лишь потому, что хотел их убить.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.A ešte i viac hovorili jeho služobníci proti Hospodinovi, Bohu, a proti Ezechiášovi, jeho služobníkovi.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.Dazu redeten seine Knechte noch mehr wider Gott den HERRN und wider seinen Knecht Hiskia.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.E os servos de Senaqueribe falaram ainda mais contra o Senhor Deus, e contra o seu servo Ezequias.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.Estas y otras cosas hablaron sus servidores contra Jehovah Dios y contra su siervo Ezequías
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.In še več so govorili hlapci njegovi zoper GOSPODA Boga in zoper hlapca njegovega Ezekija.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.Ja hänen palvelijansa puhuivat vielä enemmän Herraa Jumalaa ja hänen palvelijaansa Hiskiaa vastaan.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.산헤립의 신복들도 더욱 여호와 하나님과 그 종 히스기야를 비방하였으며
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod