Ana içeriğe geç
Sözlük

subaylar ile cümle

subaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Mange af hans mest loyale officerer var til stede.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor."Mine slægtninge og mine venner bør ikke udsættes for forhør, ingen kendte mine projekter.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Her var der indsat indiske, britiske og amerikanske tropper.
Zabitler, diğer subaylar gibi kışın siyah, yazın beyaz üniforma giymekte idi.Marinepersonel bærer som regel marineblå uniformer i vintersæsonen og hvide uniformer i sommersæsonen.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.De fleste var nye rekrutter uden erfaring og træning.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Offiserene ble valgt gjennom en demokratisk prosess.
Denizciler yakaladıkları subayları öldürmeye başladılar.Hun varsler marinesoldatene som dreper dem før det er for sent.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Che utnevnes til comandante (juli).
Yine de subayların çoğu varlıklı Kartacalılardı.Flere av seriens offiserer hadde levende forbilder i virkeligheten.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.De fleste var nye rekrutter uten erfaring og trening.
Subaylar savaşıdır.Kvinner i krig.
Her bir taburda 100 askerin yanı sıra subaylar, astsubaylar, uzman personel bulunurdu.Hvert kompani bestod av omkring 100 mann pluss hornblåsere, underoffiserer og offiserer.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Men de fleste av de svenske offiserene var falt.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Pemilihan perwira dilakukan dengan pemilihan demokratis.
Alman Wehrmacht subayları onu bir hastaneye gönderdi.Tak diduga, perwira Wehrmacht Jerman kasihan padanya dan mengirimkannya ke rumah sakit.
Yine de subayların çoğu varlıklı Kartacalılardı.Namun, kebanyakan perwira yang mengkomandokan tentara adalah penduduk Kartago.
Bu başarısızlıktan sorumlu tuttukları subayları kurşunlayarak idam ediyorlardır.Siapa pun yang tidak mematuhi perintah itu akan ditembak mati.
Sağ kalan subaylar hapis altında tutuldular.Tawanan yang tersisa ditangkap kembali dan dipenjara.
Hitler'le subaylar da haritanın üzerine eğilmişler, bakıyorlardı.Hitler và những người khác luôn nghiêng người xuống để xem tấm bản đồ.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.Trong đội ngũ sĩ quan chỉ huy cao cấp cũng có sự thay đổi.
Subaylarımızla bir toplantı yaptık.Đang mong đợi một cuộc hợp mặt với sĩ quan của các ông".
Markham, donanmaya özellikle de subayların eğitimine olan ilgisini sürdürdü.マーカムは海軍の、特に士官の訓練に関する興味を持ち続けた。
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.当時の参謀士官達にこのことを話した。
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.建物は隊員が建てた。
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.特に参謀将校は全員銃殺だ。
Birçok kumandan ve subaylar birliklerini kaybetmişlerdi.多くの権力者や、兵士らを失った。
Subaylarımızla bir toplantı yaptık.士官達が集まった。
Ancak gerçekte bu subaylar Ruslar değil Almanlar tarafından katledilmiştir.ドイツ軍に属しているがドイツ人ではなく、ロシア人。
Sağ kalan subaylar hapis altında tutuldular.残る士官らは逮捕された。
Selâmlık Üniforma - Binbaşının astı subayların giydiği bir üniformadır.親衛隊の制服を着ており、その階級章は少佐のもの。
Bu taburlardan biri kısa süre içinde tüm subayların kaybetti.数分後、それらの大隊は完全に消耗してしまった。
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.諸方に遊学して、諸侯に仕官を求めたが用いられなかった。
Olay subaylarının kontrol ettiği ajanlar konum açısından çok çeşitlidir.両軍の指揮官がとった行動は、広範囲にわたり分析されている。
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.袭击者全部被击毙。
Bakanların çoğu aynı zamanda üst rütbeli subaylardır.子孙中很多都曾担任高级军官。
Örneğin 1941 yılında subayların % 75'i, bir yıldan az bir süredir bulundukları yerdeydi.1981年以後,遊騎兵隊連續5年勝率都不到五成。
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.新补充的尉官缺少任职带兵的教育与训练。
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.다른 독일 장교들의 변호 덕분에 25년형으로 감형되었다.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.모든 군인과 사관 후보생들이 이 결의안을 준수하게 할 것을 요구한다.
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.이러한 노력들이 상부의 장교들에게 알려진 것이다.
Subaylar savaşıdır.전쟁 도중 병사
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.리바이에 버금가는 조사병단의 실력자이다.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.독일군 장교들은 망원경으로 소련 수도의 주요건물을 관측할 수 있었다.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.보병들도 모조리 몰살당했다.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.כל יחידות הצבא ואיגודי הקצינים נדרשים להצטרף להחלטה זו.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.בבחירות דמוקרטיות נבחרו הקצינים.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.כל החיילים נהרגו.
Yeni doktrinler devlet düşmanı ilan edilen subaylarla özdeşleştirildiğinden, verilen destek azaldı.מאחר שהדוקטרינות החדשות נקשרו בשמם של קצינים שהוכרזו אויבי המדינה, דעכה התמיכה ביישומן.
Örneğin 1941 yılında subayların % 75'i, bir yıldan az bir süredir bulundukları yerdeydi.През 1941 75% от офицерите на Червената армия са на поста си по-малко от година.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Поради свидетелствата на други германски офицери в негова полза присъдата му е намалена на 25 години.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Към тях се присъединяват и други мъже.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Офицерите не са преминали обучение и нямат опит.
Stalingrad Muharebesinde yaralandı ve en son daha yüksek subayların biri olarak cepheden dışarı gönderildi.Йенеке е бил ранен в Битката за Сталинград и е издухан като един от най-вишите офицери.
Bunların subaylarına "İnzibat Subayı" denir.От войниците си бил наричан "Зеления офицер".
Haziran 1905'te zırhlının personeli subaylara karşı ayaklandı.През февруари 1905 г. войсковите резерви на японската армия намаляват чувствително.
Buna rağmen bölgede kalan Türk subaylarının yerel kuvvetlerle birlikte İtalya'ya karşı direnişi devam etti.В същото време останали датски сили продължават да се съпротивляват в града.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Zbog svjedočenja drugih njemačkih časnika u njegovu obranu, kazna mu je skraćena na 25 godina.
Denizciler yakaladıkları subayları öldürmeye başladılar.Tražili su da se uhićeni mornari puste.
Bu müzakereler sırasında elçi Türk subaylardan birisine bir tokat atıldı.Dok su bježali, zaustavio ih je jedan turski vojnik.
Zabitler, diğer subaylar gibi kışın siyah, yazın beyaz üniforma giymekte idi.Vojnici i dočasnici su bili odjeveni u crveno-crnu odoru, dok su časnici nosili crno-bijelu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod