Ana içeriğe geç
Sözlük

subaylar ile cümle

subaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Francisco Franco da kuruluşa katılan subaylardan biriydi.Francisco Franco was een bekend bevelhebber.
Sağ kalan subaylar hapis altında tutuldular.De overlevenden werden opgesloten in de gevangenis.
Benzer bir durum Britanya Doğu Hindistan Şirketi ordusundaki subaylar için de söz konusuydu.De East India Company had een eigen leger waarin ook Britse officieren dienden.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Alle officieren werden 'commandant' genoemd.
Yunan Ordusu subaylarından Vassilios Panagoulis ve Athena'nın ikinci oğludur.Panagoulis werd geboren als tweede zoon van de legerofficier Vassilios Panagoulis en diens echtgenote Athena.
Gelen destek kuvvet özellikle subaylardan seçilmiştir.De optio werd gekozen uit de manschappen.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Het leger maakt gebruik van dienstplichtigen.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Onder zijn officieren had hij onder andere hierdoor een uiterst slechte reputatie.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Większość oficerów było Finami.
Genç subaylar savaş içinde giderek deneyim kazandılar.Oficerowie młodsi i starsi aktywnie wykorzystywali zgromadzone doświadczenie bojowe.
Gazetenin yazı kadrosu, o sırada cepheden dönen yedek subaylarla daha da güçlendi.Zawsze okazywał się dość podejrzliwie w stosunku do nowo przybyłych członków wydziału.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Prawie wszyscy zostali rozstrzelani.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.Służył w lejbgwardii Pułku Husarzy.
Selâmlık Üniforma - Binbaşının astı subayların giydiği bir üniformadır.Mundur policyjny – uniform przeznaczony dla funkcjonariuszy policji.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Z początku umieszczono tutaj oficerów brytyjskich i francuskich.
Gemilerde CIA operasyon subaylarının yanı sıra balıkadam ekipleri ve bomba uzmanları bulunmaktaydı.Na jego pokładzie znajdowali się m.in. czynni oficerowie SS wraz z rodzinami oraz kadeci marynarki wojennej.
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.Całość zadedykował swoim kolegom z oddziału.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.Pośrednio potwierdzają to raporty oficerów niemieckiej Ordnungspolizei.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Między parą policjantów zaczyna się rodzić nieśmiałe uczucie.
Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910'un sonlarında Avrupa'ya subaylar gönderildi.Pierwsi tureccy piloci zostali wysłani do Europy w celu szkolenia lotów bojowych w końcu 1910 roku.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.De indelta soldaterna tillhörde Älvsborgs regemente.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Сюди ж приходять і інші друзі.
Bu müzakereler sırasında elçi Türk subaylardan birisine bir tokat atıldı.Під час цього сталася сутичка, в якій одному з тюркських військовиків завдано удару.
Askerlerini ve subaylarını vahşice cezalandırırdı.Демонстрантів жорстоко побили солдати та поліціянти.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Г. присвоєно звання «молодший лейтенант».
Bazı üst rütbeli subayların ise görev yerleri değiştirildi.Був змінений ряд керівних чиновників у воєводстві.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.Нагородженню підлягали військовослужбовці Люфтваффе.
Aynı zamanda Alman fırtına birlikleri subaylarından biriydi.V Německé armádě to byly mimo jiné rakety Orkan.
Katyn Katliamı sırasında öldürülen Polonyalı asker ve subaylar bu dönemde esir edilmiştir.V roce 1940 byli povražděni polští váleční a civilní zajatci v tzv. Katyňském masakru.
Bu nedenle subaylar ve doktorlar arasında tanınır.Jsou mezi nimi lékaři i vojáci.
Perçemciler partinin yönetimini ele geçirdiklerinde, ordudaki subayların %80'i Halçılardan oluşamaktaydı.Spiklenci z navábova dvora údajně ovládali až 80% jeho armády.
Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910'un sonlarında Avrupa'ya subaylar gönderildi.Leteckému boji se učili osmanští důstojníci v Evropě, kam byli za tímto účelem vysláni ke konci roku 1910.
Erlerine, birlikte bulunan subayları tanıtır.Totéž zopakoval svým důstojníkům a všem členům posádky, které potkal.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Přivedou ho až strážníci.
Sağ kalan subaylar hapis altında tutuldular.Obklopen osobní stráží žil jako ve vězení.
Hatta birlikler arasında yer değiştirerek rütbelerini artıran subaylar da görülmüştür.Změnila se i společnost, která se dostala snad i na úroveň vojenského náčelnictví.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Takoví vojáci samozřejmě postrádali veškerý výcvik.
Örneğin 1941 yılında subayların % 75'i, bir yıldan az bir süredir bulundukları yerdeydi.De exemplu, în 1941, 75% dintre ofițeri se aflau la comandă de mai puțin de un an.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.Ofițerii germani puteau să vadă unele dintre clădirile mai înalte din capitală prin binoclurile lor.
Türk subayları ve askerleri dipçiklenerek ve süngülenerek öldürüldü.Acolo a fost torturat și bătut cu bestialitate de patru ofițeri de Securitate.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.1001) (comandant a fost numit dl.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.Se cerea ca toate unitățile militare și organizațiile ofițerilor să se alăture rezoluției.
Ertesi gün Prusyalı subaylar bir gece baskını yapılmasını tavsiye ettiler.În noaptea următoare, Regimentului Sussex i s-a ordonat să atace cu un batalion.
Bu birlikler, General Wenck'in 20. Kolordusuna dahil birliklerdi ve askeri okul subaylarından oluşmaktaydı.Ezek Wenck 20. hadtestének részei voltak, és elsősorban tiszti iskolák diákjai alkották.
Rus subaylar saat 14:00'de Ławica Havaalanı'na ulaştılar ve komutayı devraldılar.14:00-kor a helyi repülőtérre orosz tisztek érkeztek, akik átvették a parancsnokságot.
Subaylar savaşıdır.Páncélosok a háborúban.
Bazı üst rütbeli subayların ise görev yerleri değiştirildi.Több más magas rangú tisztet is leváltott.
Türk subayları ve askerleri dipçiklenerek ve süngülenerek öldürüldü.Zsákmánnyal és foglyokkal visszavonuló csapatait azonban megtámadták és szétverték.
Bunların sonucunda hem subayları hem de askerleri tarafından giderek daha da sevilmeye başladı.A politikusoknak és katonai vezetőknek egyre inkább tetszik az ötlet.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.Felkérek mindenkit, úgy rokonokat, hozzám tartozókat és idegeneket, hogy ne dicsérjenek.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Upseerit valittiin demokraattisesti.
Bu nedenle subaylar ve doktorlar arasında tanınır.Täten auktorisoidaan vaikkapa lääkärit ja tilintarkastajat.
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.Tämä artikkeli kertoo yksiköstä.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Joukkuetta kutsutaan myös nimellä Nuoret Leijonat.
Bu ordu yedek subaylarla nasıl idare edilir.Armeijaryhmä koordinoi siihen kuuluvien armeijoiden toimintaa.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Λόγω μαρτυρίας στην υπεράσπισή του από άλλους Γερμανούς αξιωματικούς, η ποινή του μειώθηκε στα 25 χρόνια.
Alman subaylar, arazi dürbünleriyle Sovyet başkentindeki bazı büyük binaları görebiliyorlardı.Οι Γερμανοί αξιωματικοί μπορούσαν να διακρίνουν με κιάλια μερικά από τα κύρια κτίρια της πόλης.
Bazı subayları Gratianus'u beklemesini önerdiyse de diğerleri Valens'i hemen saldırmaya ikna ettiler.Άλλοι έλεγαν να περιμένουν τις ενισχύσεις υπό τον Γρατιανό και άλλοι να επιτεθούν αμέσως κατά των Γότθων.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Πολλοί ανώτεροι αξιωματικοί παρέμεναν δύσπιστοι.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Officererne blev endda valgt på demokratisk vis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod