Ana içeriğe geç
Sözlük

subaylar ile cümle

subaylar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Huzursuzluk sadece halkta değil subaylar arasında yaygındı.Comme d'habitude, les soucis ne viennent jamais seuls, mais par bataillons.
Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910'un sonlarında Avrupa'ya subaylar gönderildi.Para este propósito, se envió a oficiales a Europa a finales de 1910 para su formación como pilotos.
Subaylar, varlıklı Romalılardı fakat, askerler daha alt sınıftan Romalılardan oluşuyordu.Poseían caballería, pero los romanos eran superiores en aquel momento.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Muchos de sus mejores oficiales también habían caído.
Rus subaylar saat 14:00'de Ławica Havaalanı'na ulaştılar ve komutayı devraldılar.Los oficiales rusos llegaron a las 2 pp. m. al aeropuerto de Poznań y tomaron el mando.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Sin embargo, el testimonio de otros oficiales alemanes logró que le redujeran la pena a 25 años.
Cenaze törenine binlerce bölge sakini yanı sıra askerler ve askerlerin subayları da katıldı.En entierros de personas de alto rango puede haber además de soldados, oficiales también.
Ertesi gün Prusyalı subaylar bir gece baskını yapılmasını tavsiye ettiler.Un día después, los prusianos se batieron en retirada.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.También le siguió un cambio a gran escala de oficiales en jefe.
Haziran 1905'te zırhlının personeli subaylara karşı ayaklandı.En febrero de 1905, las reservas de hombres del ejército japonés se habían agotado.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Sus líderes son elegidos en elecciones democráticas.
Harbiye, 1908 yılına kadar geçen süre içinde öncelikle piyade ve süvari subaylarını yetiştirmiştir.La Academia entrenaba principalmente artillería y oficiales de caballería hasta 1908.
Yunan Ordusu subaylarından Vassilios Panagoulis ve Athena'nın ikinci oğludur.Segundo hijo de Athena y Vassilios Panagoulis, oficial del ejército griego.
Bu oran subaylarda yüzde 90'ı aşıyordu..Esta cifra aumentaba a alrededor del 90% en el caso de los oficiales.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.A continuación, el edificio fue utilizado por los militares.
Bazı üst rütbeli subaylar Adolf Hitler'e karşı yapılacak bir suikastin hazırlığı içindedirler.Los trabajadores en régimen de esclavitud construyeron aquí un Cuartel de Mando subterráneo para Adolf Hitler.
Subaylar demokratik seçimlerle belirleniyordu.Le elezioni democratiche selezionavano gli ufficiali.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.La maggior parte dei suoi luogotenenti lo abbandonarono.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Anche fra lo staff si avvertì una crescente frenesia.
Subaylar savaşıdır.Uomini in Guerra.
Alman Wehrmacht subayları onu bir hastaneye gönderdi.Un'ambulanza tedesca lo trasportò all'Ospedale di Viterbo.
Bu darbenin Hür Subaylar Hareketi'ne cesaret verdiği ve 1952 Mısır Devrimi'ne örnek olduğu da öne sürülmüştür.Il partito è considerato come il difensore dei principi della Rivoluzione egiziana del 1952.
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.Tutte le autorità ed i funzionari accompagneranno il feretro.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.La formazioni più piccole sono conosciute come "Squadriglie" (Esquadrilhas).
Tüm askeri birlikler ve subaylar bu kararnameye uymalıdır.Все офицеры и солдаты отправляются на задание.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Был известен под прозвищем Tenente («Лейтенант»).
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Было расстреляно «множество офицеров».
Bu subay birliğindeki subaylara şunları söylemiştir.Он сразу же сообщил об этом одному из офицеров.
Hancı, subayları handan uzaklaştırmak istemektedir.Поэтому прошу лагерное начальство оставить нас одних.
6 Şubat 1945 tarihinde Altın Alman madalyası alan birkaç SS subaylarından biri olmuştur.Шестого апреля 1945 года прибыло несколько членов из банды „Черная кошка“.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Также здесь стали селиться британские военные и чиновники.
Erlerine, birlikte bulunan subayları tanıtır.Осматривая полки, он приветствует знакомых ему офицеров.
Yeniçeriler börklerini eğri, subayları da düz giyerlerdi.Солдаты начали чисто одеваться и отдавать честь офицерам.
Sağ kalan subaylar hapis altında tutuldular.Оставшиеся в живых офицеры были арестованы.
Selâmlık Üniforma - Binbaşının astı subayların giydiği bir üniformadır.Артиллерия: униформа сходна с униформой кавалеристов.
Durumu düzeltmeye çalışan Avusturyalı subaylar Halt !Австрийцы пытаются исправить положение атакой кавалерии.
Bu Ensar muhafız birliği komutsnlsri ve subaylarına malikaneler ve araziler verilmekte idi.Разгрузкой этих эшелонов и занимались мы, офицеры и служащие штаба объекта.
Sovyetler ölen subaylarının cesetlerini iade etmesiyle dikkat çekti.Кавалеристы были вынуждены бросить свои орудия, чтобы вынести тела погибших друзей.
Devamında ordu subayları jandarma kuvvetlerinin emir-komutasını devraldı.Так же, как и прежде, гражданская власть осталась в руках командования отряда.
Bu müzakereler sırasında elçi Türk subaylardan birisine bir tokat atıldı.При этом посол получил удар в нос от голландского полицейского.
Subaylara ve erlere, paşalarının eşyalarını almaları için yalvarıyorum, kimse beni dinlemiyor.Предлагаю, чтобы вы на своих танках и самолетах поставили афганские знаки, и никто ничего не узнает.
Subaylarımızla bir toplantı yaptık.عقد اجتماعاً مع مسؤولي الدار.
6 Eylül 1914 tarihinde, donanmada ıslahat için görev yapan Britanyalı subaylar Osmanlı Devleti'ni terk etti.السادس من سبتمبر 1914 ترك الضباط الإنجليز الأصلاحات التي كانوا يقومون بها للأسطول العثماني.
Siyahi subayların beyaz subaylar için ayrılmış olan mekanları kullanmasına izin verilmez.لم يتمكن الأمناء السود من العمل للمهنيين البيض.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.تم تعيين الضباط الألمان في مراكز قيادات النظم الدفاعية بالمضيق.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.العديد من القادة قتلوا.
Andronikos emri göz ardı edip subaylarından sakladı.Andrónico ignorou a ordem e manteve-a escondida de seus oficiais.
SS-Junkerschule Bad Tölz, Waffen-SS subayları için eğitim okuluydu.SS-Junkerschule Bad Tölz era o centro de treinamento para oficiais da Waffen-SS.
Siyahi subayların beyaz subaylar için ayrılmış olan mekanları kullanmasına izin verilmez.Policiais negros não tinham permissão para prender brancos.
Subaylar savaşıdır.Os Militares na Política.
TMT "bayraktar" adı verilen Türk subayları tarafından yönetilmiştir.A chamada foi recebida com "surpresa" por oficiais turcos.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Os novos recrutas não tinham a mesma qualidade ou perícia.
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Seus antigos soldados também o chamavam de Komendant ("o Comandante").
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Muitos soldados foram então mortos.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Veel van de beste officieren waren omgekomen.
Göring ve diğer üst düzey subaylar Almanya'nın henüz savaşa hazır olmadığına dair endişeleri vardı.Göring en een aantal anderen voorzagen echter dat Duitsland niet klaar was voor een oorlog.
Subaylarımızla bir toplantı yaptık.De officieren belegden een vergadering.
1688'de James'in Katolik subayları kontrolü altında üç ordusunda 34.000 asker silah altında bulunmaktaydı.Zo rond 1688 had Jacobus in zijn drie koninkrijken meer dan 34.000 mannen onder de wapenen.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Bijna alle officieren hebben echt bestaan.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.Een grootschalige verandering van hoofdofficieren volgde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod