Haftalarca sualtında yaşayan 'aquanot'lardan oluşan bir takımı yönetiyordum.כשהובלתי קבוצה של צוללנים לחיים מתחת למים במשך שבועות לעתים
Haftalarca sualtında yaşayan 'aquanot'lardan oluşan bir takımı yönetiyordum.عندما قدت فريقاً من رواد البحار يعيشون تحت الماء لأسابيع كل مرة
Haftalarca sualtında yaşayan 'aquanot'lardan oluşan bir takımı yönetiyordum.ちょうど宇宙飛行士が月面着陸した頃です
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.남쪽 인도해로 배를타고 가서 수중 확성기를 사용하여 소리를 재생한 적이 있습니다.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.Oceanografowie popłynęli na południowy Ocean Indyjski, wrzucili do wody podwodny głośnik i odtworzyli dźwięk.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.השיטו ספינה לדרום האוקיינוס ההודי, פרסו רמקול תת-ימי והשמיעו צליל.
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.باخذ سفينة الى جنوب المحيط الهندي وانزلوا الى قاعه مولد اصوات وقاموا بتشغيله
Hint Okyanusundan bir gemi alıp, bir sualtı hoparlörü yerleştirip ve bir ses çaldıkları bir deney.音を再生するという 音響実験を行いました スピーカーから発せられた音は
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.저는 Houdini와 그의 수중 도전에 사로잡혔습니다.
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.Tôi bị ám ảnh bởi Houdini và các thử thách dưới nước của ông.
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.היתה לי אובססיה עם הודיני ואתגריו שנעשו מתחת לפני המים
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.كنت لدي هاجس خاص بالساحر "هوديني" وتحدياته تحت الماء
Houdini ve onun sualtında yaşadığı zorlukları takıntı haline getirmiştim.最初は 水中でどれだけ息を止めていられるか
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Azt szeretném, ha az emberek látnák, mi történik a víz alatt, a szörnyűségeket és a csodákat is.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Chciałbym, by ludzie zajrzeli pod powierzchnię, poznali grozę i magię wód.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Ik wil dat mensen zien wat er onder water gebeurt, zowel de horror als de magie.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Jag vill att folk ska se vad som sker under vattnet, både fasorna och magin.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Je veux que les gens voient ce qui se passe sous l'eau, à la fois l'horreur et la magie.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.저는 사람들이 바다속에서 일어나고 있는 일들을 보길 원합니다. 그 참상과 매력 둘 다를 말이죠.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Quiero que la gente vea lo que está suceciendo bajo el agua, tanto el horror como la magia.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Tôi muốn mọi người thấy những gì đang diễn ra dưới đại dương cả khía cạnh kinh hoàng lẫn kỳ diệu.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Voglio che la gente veda cosa sta accadendo sott'acqua, che veda l'orrore e la magia.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Vreau ca oamenii să vadă ce se întâmplă sub apă, atât oroarea, cât și magia.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Želim, da ljudje vidijo, kaj se dogaja pod vodo, tako tisto grozljivo, kot tisto magično.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Θέλω οι άνθρωποι να δουν τι συμβαίνει κάτω από το νερό, και τη φρίκη και τη μαγεία.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Искам хората да видят какво се случва под водата, и двете - ужаса и магията.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Я хочу показати людям, що відбувається під водою: як жах, так і диво.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.Я хочу, чтобы люди увидели, что на самом деле происходит в подводном мире, все: и ужасы, и великолепие.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.אני רוצה שאנשים יראו את המתרחש מתחת למים, את הזוועות ואת הקסם יחדיו.
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.أنا أريد أن يرى الناس ما يحدث تحت سطح الماء كلا من الرعب والسحر
İnsanların sualtında neler olduğunu görmesini istiyorum, hem korkuncu hem büyüleyici olanı.今そこで何が起きているのかを見て頂きたいと思います。 ナショナルジオグラフィックでの初めての記事が
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.건의하고 싶습니다.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.la única que daré, es a Cameron, hacer "Avatar II" bajo el agua.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.Mam tylko jedną sugestię, by Cameron nakręcił "Avatara II" pod wodą.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.-και είναι η μόνη που θα κάνω- είναι ο Κάμερον να γυρίσει το "Άβαταρ ΙΙ" υποβρυχίως.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.Камерон да направи "Аватар ІІ" под водата.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.Пусть Кэмерон сделает "Аватар 2" под водой.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.היא לג'יימס קמרון לעשות את "אווטר 2" מתחת למים.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.هي لكامرون أن ينتج "أفاتار 2" تحت الماء.
James Cameron'un Avatar 2'yi sualtında çekmesi.ありがとうございました
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Acestea sunt uriaşe blânde pe care am avut plăcerea să le cunosc faţă în faţă de multe ori sub apă.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ce sont de doux géants que j'ai eu le plaisir de rencontrer en face-à-face de nombreuses fois sous l'eau.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Chúng là những con vật khổng lồ lịch sự mà tôi đã có vinh hạnh được mặt đối mặt rất nhiều lần dưới nước.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.De är stillsamma jättar som jag har haft glädjen att få möta öga mot öga många gånger under vattnet.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Dit zijn zachtaardige reuzen, waarvan ik vele malen het genoegen had ze persoonlijk onder water te ontmoeten.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estes são os amáveis gigantes que eu tive o prazer de conhecer cara a cara muitas vezes debaixo de água.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Estos son los gigantes amables que he tenido el placer de conocer cara a cara muchas veces debajo del agua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ezek azok a gyengéd óriások, akikkel volt szerencsém szemtől szemben találkozni több ízben is.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.이녀석들은 제가 바다 아래서 여러번 직접 마주쳤던 반가운 녀석들이네요.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Ne ovat lempeitä jättiläisiä, joita olen monta kertaa päässyt näkemään silmästä silmään veden alla.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Sono i giganti buoni che ho avuto il piacere di incontrare molte volte sott'acqua.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.To so prijazni velikani, ki sem jih na moje veliko veselje srečala iz oči v oči velikokrat pod vodo.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Tu sú tí nežní obri, ktorých som mala možnosť toľkokrát stretnúť tvárou tvár pod vodou.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Wiele razy miałam okazję spotkać te łagodne olbrzymy oko w oko w głębinach morskich.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Πράοι γίγαντες που είχα την ευχαρίστηση να συναντήσω πρόσωπο με πρόσωπο πολλές φορές υποβρυχίως.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Това са учтиви гиганти, с които имах удоволствието да се срещна много пъти лице в лице под водата.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.Это ласковые гиганты, с которыми мне посчастливилось встретиться лицом к лицу много раз под водой.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.אלו הם ענקים עדינים שהיה לי את העונג לפגוש פנים אל פנים פעמים רבות מתחת למים.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.هذه حيتان ضخمة مهذبة كان لي شرف مقابلتها وجهاً لوجه عدة مرات تحت الماء.
Onlar, benim sualtında yüzyüze ve defalarca karşılaşma zevkine vardığım nazik devlerdir.嬉しく感じる生き物です クジラにじっと見られるのは何ともいいようのない体験です