Ana içeriğe geç
Sözlük

suçsuz ile cümle

suçsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›על משפטי אכזב אנוש חצי בלי פשע׃
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›عند محاكمتي اكذب. جرحي عديم الشفاء من دون ذنب.
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›我 雖 有 理 、 還 算 為 說 謊 言 的 . 我 雖 無 過 、 受 的 傷 還 不 能 醫 治
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›我 雖 有理 、 還算為說謊 言 的 . 我 雖無過 、 受 的 傷還 不 能 醫治
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Ce-mi pasă la urma urmei? Căci, îndrăznesc s'o spun: El nimiceşte pe cel nevinovat ca şi pe cel vinovat.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Da lo mismo, por lo cual digo: "Al íntegro y al impío, él los consume
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Det kommer ut på ett; derfor sier jeg: Skyldløs eller ugudelig - han gjør dem begge til intet.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Det må gå som det vill, nu vare det sagt: han förgör den ostrafflige jämte den ogudaktige.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Es ist eins, darum sage ich: Er bringt um beide, den Frommen und den Gottlosen.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Jediná jest věc, pročež jsem to mluvil, že upřímého jako bezbožného on zahlazuje.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Jedno jest, dla czegom to mówił: że tak doskonałego, jako i niezbożnego on niszczy;
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Je to jedno; preto hovorím: On ničí bezúhonného i bezbožného.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›일이 다 일반이라 그러므로 나는 말하기를 하나님이 순전한 자나 악한 자나 멸망시키신다 하나니
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Lige meget; jeg påstår derfor: Skyldfri og skyldig gør han til intet!
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Mindegy ez! Azért azt mondom: elveszít õ ártatlant és gonoszt!
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Onschuldig en schuldig, het is voor Hem gelijk, want Hij vernietigt beiden.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Per questo io dico: «E' la stessa cosa»: egli fa perire l'innocente e il reo
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Qu`importe après tout? Car, j`ose le dire, Il détruit l`innocent comme le coupable.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Tudo é o mesmo, portanto digo: Ele destrói o reto e o ímpio.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›vse eno je! Zato pravim: I nedolžnega i brezbožnega uničuje!
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Yhdentekevää kaikki; sentähden minä sanon: hän lopettaa niin syyttömän kuin syyllisenkin.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Εν τουτο ειναι, δια τουτο ειπα, αυτος αφανιζει τον αμεμπτον και τον ασεβη.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Все едно е; затова казвам: Той погубва и непорочния и нечестивия,
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›Все одно; поэтому я сказал, что Он губит и непорочного и виновного.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›אחת היא על כן אמרתי תם ורשע הוא מכלה׃
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›هي واحدة. لذلك قلت ان الكامل والشرير هو يفنيهما.
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›善 惡 無 分 、 都 是 一 樣 . 所 以 我 說 、 完 全 人 、 和 惡 人 、 他 都 滅 絕
Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, ‹O suçluyu da suçsuzu da yok ediyor.›善惡無分 、 都 是 一 樣 . 所以 我 說 、 完全 人 、 和 惡人 、 他 都 滅絕
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.저희들이 실지로 확인한 통계에 의하면 사형선고를 받은 아홉명중 한명은 무죄임이 입증되어 사형수 수감동에서 풀려나오죠.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.Minden 9 emberre, akit kivégeztek, jut egy ártatlan ember, akit felmentettek és kiengedtek a halálsorról.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.Na každých 9 popravených připadá jeden, který je nakonec očištěn a propuštěn z cely smrti.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.На каждых 9 казнённых, мы находим одного невинного, который был оправдан и освобождён от смертной казни.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.על כל תשעה אנשים שהוצאו להורג, זיהינו למעשה אדם אחד לא נכון שזוכה מאשמה ושוחרר מהנידונים למוות.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.فمن بين كل تسعة أشخاص مُعدَمين ، تمكّنا من تحديد شخص بريء تمت تبرأته وإنقاذه من الإعدام.
İdam edilen her dokuz kişi için bir kişinin suçsuz olduğunu tespit ettik ve o kişi salıverildi.実際には潔白な人でした その人々は容疑が晴れて 死刑から解放されました 驚愕の冤罪率です
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››A riekol: Dobre, nech je i teraz podľa vašich slov: u ktorého sa najde, bude mi sluhom, a vy budete bez viny.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››"Dat lijkt me redelijk", zei de man, "maar alleen de dief zal slaaf worden, de anderen gaan vrijuit."
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››그가 가로되 그러면 너희 말과 같이 하리라 그것이 뉘게서든지 발견되면 그는 우리 종이 될 것이요 너희에게는 책망이 없으리라
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››On pa reče: Bodi torej po vaši besedi: pri katerem se najde, on mi bodi hlapec, vi pa bodite nedolžni.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››ויאמר גם עתה כדבריכם כן הוא אשר ימצא אתו יהיה לי עבד ואתם תהיו נקים׃
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››فقال نعم الآن بحسب كلامكم هكذا يكون. الذي يوجد معه يكون لي عبدا. واما انتم فتكونون ابرياء.
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››家 宰 說 、 現 在 就 照 你 們 的 話 行 罷 、 在 誰 那 裡 搜 出 來 、 誰 就 作 我 的 奴 僕 . 其 餘 的 都 沒 有 罪
Kâhya, ‹‹Peki, dediğiniz gibi olsun›› dedi, ‹‹Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak.››家宰說 、 現 在 就 照 你 們的話 行罷 、 在誰 那 裡 搜出來 、 誰 就 作 我 的 奴僕 . 其餘 的 都 沒有罪
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Ak náhle usmrtí bičom, smeje sa zkúške nevinných.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Bila orang yang tak bersalah mati tiba-tiba, Allah hanya tertawa saja
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Ha ostorával hirtelen megöl, neveti a bûntelenek megpróbáltatását.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Hij bespot de wanhoop van de onschuldige, wanneer die wordt getroffen door rampen.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Jestliže bičem náhle usmrcuje, zkušování nevinných se posmívá;
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Jeźli biczem nagle zabija, z pokuszenia niewinnych naśmiewa się;
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Jos ruoska äkkiä surmaa, niin hän pilkkaa viattomain epätoivoa.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.홀연히 재앙이 내려 도륙될 때에 무죄한 자의 고난을 그가 비웃으시리라
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Ko bič nagloma ubije, smeje se On izkušnji nedolžnih.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Når svepen brått rammer med død, spotter han de uskyldiges lidelse.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Når Svøben kommer med Død i et Nu, så spotter han skyldfries Hjertekval;
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Nếu tai họa giết chết thình lình, Thì Ngài chê cười sự thử thách của người vô tội.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Nếu tai_họa giết chết thình_lình , Thì_Ngài chê_cười sự thử_thách của người vô_tội .
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Om en landsplåga kommer med plötslig död, så bespottar han de oskyldigas förtvivlan.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Quando o açoite mata de repente, ele zomba da calamidade dos inocentes.
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Se un flagello uccide all'improvviso, della sciagura degli innocenti egli ride
Kırbaç ansızın ölüm saçınca, O suçsuzların sıkıntısıyla eğlenir.Şi dacă biciul ar pricinui măcar îndată moartea!... Dar El rîde de încercările celui nevinovat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod