suçluluk ile cümle
suçluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.He could not refrain from smiling, though with a slight sense of guilt.
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Tom kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.Tom felt tremendous guilt.
Suçluluk tüm yüzünde yazılı.Guilt is written all over your face.
Birçok çalışan anneler suçluluk dolu.Many working mothers are full of guilt.
Sami suçluluk duygularıyla mücadele etti.Sami struggled with feelings of guilt.
Sami suçlulukla doluydu.Sami was filled with guilt.
Kazananlar suçluluk hissetmeden sıkça ve hızla bir şeyleri bırakmayı bilir.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Suçluluk duygusuna kapılmadan sık sık ve hızla bir şeylerden vazgeçmesini bilen kazanır.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Robert, ailesini terk ettiği için her zaman suçluluk duymuştur.Robert has always felt guilty for abandoning his family.
Keder, üzüntü ve suçluluk duygusu içinde Victor dağlara çekilir.Ravaged by grief and guilt, Victor retreats into the mountains.
Suçluluk deneyimi, kişinin geçmiş eylem ve davranışları üzerine yansıtma becerisine bağlıdır.The experience of guilt is dependent on one’s ability to reflect on past actions and behaviors.
Tony suçluluk duygusuyla mahvolur.Tony is wracked with guilt.
Karar temyiz edildi ve Kasım 2010'da ikinci bir suçluluk kararı çıktı.The decision was appealed, leading to a second guilty verdict in November 2010.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.The story's final scene shows the result of the narrator's feelings of guilt.
Suçluluk hissi olumsuz olmasına rağmen adaptif insan etkileşimlerini kolaylaştırmak için gereklidir.The feeling of guilt, while unpleasant, is necessary to facilitate adaptive human interactions.
İncinmiş, utanç, üzüntü, suçluluk, özlem duydum."I just had the hurt, shame, sadness, guilt, longing."
5:8 Suçluluk duygusu sunuları prosedürüne uy Lev.5:8 Carry out the procedure of the guilt offering — Lev.
Benlik kaynakları tükenmesi, suçluluk ve prososyal davranışta da kendini göstermektedir.May be heightened feelings of self-blame and guilt.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Henry confesses that he did kill his brother.
Bu konuda hissettiğim suçluluk duygusunu tarif etmeye kelimeler yetmez.I can't describe the comfort they've given me.
Ama sonra büyük bir suçluluk duygusuna kapıldım.And then came one of the biggest guilt trips of my life.
Diğeri inanılmaz bir suçluluk duygusu.And the other is unbelievable guilt.
Peki bununla birlikte gelen bir suçluluk hissediyor musunuz?And do you have the accompanying guilt?
Elinde deđil... ...ne piţmanlýk, ne suçluluk, ne gurur, ne üzüntü hepsi hikâye.-That's not true. - Yes, it is Accept it
Utanç hakkında anlaşılması gereken şey, onun suçluluk olmadığı.The thing to understand about shame is, it's not guilt.
Utanç benlik üzerine yoğunlaşır, suçluluk ise davranış.Shame is a focus on self, guilt is a focus on behavior.
Suçluluk ise, "Ben kötü birşey yaptım."Guilt is "I did something bad."
Utanç ve suçluluk arasında büyük bir fark var.There's a huge difference between shame and guilt.
Suçluluk, bu şeylerle ters korele.Guilt, inversely correlated with those things.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.He's like ravaged by guilt, because Ram is such a good son.
Ondan sonra, bütün o suçluluk ve acı ve korku geliyor.Afterwards, all this guilt and pain and fear is coming.
Derin suçluluk hissedersiniz.You feel deep, deep guilt.
Araştırmada suçluluk duygusunun nasıl tanımlandığını biliyor musunuz?You know how blame is described in the research?
Suçluluk hissetmek.Feeling guilty.
Suçluluk ve merhamet hissetmiyormuşum.And not having any sense of guilt or sympathy.
Suçluluk hissetmek yok.No feeling guilty.
Fakat gerçek siber suçluluk nedir ?But what about the real cybercriminals?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Even after seeing how I was dying of guilt?
Başkan Park Dong Jae'nin suçluluk duygusunu hafifletmek için bir plan.Chairman Park Dong Jae's guilt remission project.
Yanlış bir şey yapmadığını ve suçluluk duymadığını söylüyor.He says he did nothing wrong and feels no guilt.
İnsanlar suçluluk hissi taşıyor ve bu nedenle de kendilerini savunma ihtiyacı duyuyorlar”, diyor.People feel guilty and therefore have the urge to defend themselves," Kandic says.
Keder, üzüntü ve suçluluk duygusu içinde Victor dağlara çekilir.Ravaged by grief and guilt, Victor retreats into the mountains.
Vom Umgang mit der Schuld (Suçluluk duygusu ile ilgili) belgeseli şu anda yapım aşamasındadır.The documentary Vom Umgang mit der Schuld (Dealing with guilt) is currently under production.
Şiirin ana temaları pişmanlık, suçluluk, şöhret, çalkantılı çocukluk ve aldatmadır.[1][2]The poem's main themes include remorse, guilt, fame, turbulent childhood, and deception.[8][9]
Claudius, suçluluk duymasına neden olduğu için oyunun yarısında durdurulmasını talep eder.Claudius demands the play be stopped half through because it causes him to experience guilt.
Kreusa bundan habersiz suçluluk duyar ve çocuğu almak için geri döner.Creusa, unaware of this went back to bring the child after feeling guilty.
Jeong Woo, tüm bu yaşananlardan kendini sorumlu tuttuğu için suçluluk duygusunun altında ezilir.Jeong Woo is crushed with guilt, for he considers himself responsible for this entire episode.
Hiç durmadan kuşkuya düşer, korku ve suçluluk duygusu hiç peşini bırakmaz.Immer wieder gerät er ins Zweifeln, gefolgt von Angst- und Schuldgefühlen.
Tony suçluluk duygusuyla mahvolur.Guy wird von Schuldgefühlen geplagt.
Garson Vera da olanlardan biraz suçluluk hissetmiştir.Gebler erlebte eine Reihe von Ehrungen.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Diese ist entsetzt, dass Sammy ihren Bruder ermordet hat.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Il accusa le pouvoir d'avoir fait assassiner son frère.
Yedikten sonra suçluluk, utanç ve/veya depresif hissediyor musunuz?Aude Fauvel, Punition, dégénérescence ou malheur ?
Vicdan azabı pişmanlığın en güçlü şeklidir ve çok daha derin bir suçluluk bileşenine sahiptir.Le regret est distinct de la culpabilité, qui est une profonde forme de regret.
Gandi büyük bir suçluluk duydu ve kendini hiçbir zaman affedemedi.Gandhi sintió una tremenda culpa y nunca se pudo perdonar.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.Y se sintió culpable durante el resto de su vida.
O ve Ichigo aynı kayıp ve suçluluk hislerini taşırlar.She's your cocaine e iieee surgieron de una sensación de pérdida y sacrificio.
Benlik kaynakları tükenmesi, suçluluk ve prososyal davranışta da kendini göstermektedir.También posee el sentido de arrepentirse de los pecados propios de una forma profunda y sincera.
Suçluluk duygusuna kapılan Bobby, bir gün annesinin kendisini kabul edeceğini umarak kuzenine taşınır.Colpito dal senso di colpa, Bobby si allontana con sua cugina, sperando che un giorno sua madre lo accetterà.