suçlar ile cümle
suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.免 我 們 的 債 、 如 同 我 們 免 了 人 的 債
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla.免 我 們的債 、 如同 我 們免 了 人 的 債
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Han vil atter forbarme sig over os, træde vor Brøde under Fod, du vil kaste alle vore Synder i Havets Dyb!
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Hozzánk térvén, könyörül rajtunk; eltapodja álnokságainkat. Bizony a tenger mélységébe veted minden bûnünket!
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.다시 우리를 긍휼히 여기셔서 우리의 죄악을 발로 밟으시고 우리의 모든 죄를 깊은 바다에 던지시리이다
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Navrátě se, slituje se nad námi, podmaní nepravosti naše; nýbrž uvržeš do hlubin mořských všecky hříchy naše.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Zase sa zľutuje nad nami; zdeptá naše neprávosti. A zahodíš všetky ich hriechy do hlbín mora.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.Он опять умилосердится над нами, изгладит беззакония наши. Ты ввергнешь в пучину морскую все грехи наши.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.ישוב ירחמנו יכבש עונתינו ותשליך במצלות ים כל חטאותם׃
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.يعود يرحمنا يدوس آثامنا وتطرح في اعماق البحر جميع خطاياهم.
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.必 再 憐 憫 我 們 、 將 我 們 的 罪 孽 踏 在 腳 下 、 又 將 我 們 的 一 切 罪 投 於 深 海
Bize yine acıyacaksın, Çiğneyeceksin suçlarımızı ayak altında. Bütün günahlarımızı denizin dibine atacaksın.必 再 憐憫 我 們 、 將我們 的 罪孽 踏在 腳下 、 又 將 我 們 的 一切 罪投於 深海
Bosna savaş suçları.보스니아 전쟁에 대한 이야기 입니다.
Bosna savaş suçları.les crime de guerre de Bosnie.
Bosna savaş suçları.פשעי מלחמת בוסניה.
Bosna savaş suçları.في جرائم حرب البوسنة
Bosna savaş suçları.ある裁判で
Boston'ýn kendine ait bir Bilgisayar Suçlarý Bölümü vardý.Acer và USB của Aaron Ủy viên công tố cần bằng<br/>chứng về động cơ của anh ấy
Boston'ýn kendine ait bir Bilgisayar Suçlarý Bölümü vardý.Boston a sa propre division Cybercriminalité, avec beaucoup d'avocats, plus que nécessaire sans doute.
Boston'ýn kendine ait bir Bilgisayar Suçlarý Bölümü vardý.Boston má své vlastní oddělení počítačové kriminality a spousty právníků, možná více, než potřebují.
Boston'ýn kendine ait bir Bilgisayar Suçlarý Bölümü vardý.بوسطن لديها قسمها الخاص بجرائم الحاسوب العديد من المحامين، ربما عدد محامين أكثر مما يحتاجونه
Boston'ýn kendine ait bir Bilgisayar Suçlarý Bölümü vardý.多くの、おそらく必要以上の弁護士がいます。 従って、起訴することがとても難しい 様々な事件を思い浮かべることができます、
Bu bir Budist tapınağı oldu onun adi suçlar içinde türbedir on bin grup이것은 불교 사원이었다 그것의 일반적인 범죄 내에서 신사입니다 만 그룹의
Bu bir Budist tapınağı oldu onun adi suçlar içinde türbedir on bin grupזה היה מקדש בודהיסטי בתוך הפשעים הנפוצים שלה הוא המקדש הקבוצה 10000
Bu bir Budist tapınağı oldu onun adi suçlar içinde türbedir on bin grupوكان هذا المعبد البوذي ضمن جرائمها شيوعا هو ضريح من 10000 مجموعة
Bu bir Budist tapınağı oldu onun adi suçlar içinde türbedir on bin grupその一般的な犯罪の中に神社である 1万グループの サンプルの世話をする
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.이건 연간 2조 달러의 국제 경제 손실을 가져오는 사이버 범죄의 일부입니다.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Cybercriminaliteit kost de wereldeconomie 2 biljoen dollar per jaar.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Dies ist ein Teil der Cyber-Kriminalität, die die globale Wirtschaft jährlich mit 2 Billionen Dollar belastet.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.E o parte a infracțiunii cibernetice, totalizând 2 trilioane de dolari anual, altă breșă a economiei globale.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Esto hace parte del crimen cibernético, que representa un déficit de 2 billones al año en la economía mundial.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Questa è parte di un crimine telematico che porta ad una perdita di 2.000 miliardi di dollari all'anno.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Ten rodzaj oszustwa przynosi światowej gospodarce 2 biliony dolarów strat rocznie.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Това е част от киберпрестъпленията, което е прекъсване на глобалната икономика за $2 трилиона годишно.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Це один із прикладів кіберзлочинства, яке щороку завдає 2 трильйони доларів збитків світовій економіці.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.Это часть компьютерной преступности, приносящей ущерб на 2 трлн долларов в год в мире.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.זה חלק מהפשע המקוון שהוא פגיעה של 2 טריליון דולר בשנה בכלכלה העולמית.
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.هذا جزء من الجريمة الإلكترونية والتى تسبب في إنقطاعات فى الإقتصاد العالمى تصل خسارتها إلى
Bu da küresel ekonomiye yıllık 2 trilyon dolar zarar veren siber suçlardan biri.サイバー犯罪の一端です 2兆ドルとは
Bu dönemde beni haneye tecavüz, şantaj gibi suçlarla suçlayan 3 tane davaya maruz kaldım.그 동안 저는 저를 무단침입, 모방, 협박 의혹으로 제소한 세가지 형사 소송을 받았습니다.
Bu dönemde beni haneye tecavüz, şantaj gibi suçlarla suçlayan 3 tane davaya maruz kaldım.Его милостью на меня были заведены три дела в полиции, включающие проникновение, подмену личности и угрозы.
Bu dönemde beni haneye tecavüz, şantaj gibi suçlarla suçlayan 3 tane davaya maruz kaldım.שדרך מפעלי הצדקה שלו פתח נגדי 3 תיקים במשטרה בהאשמות של הסגת גבול, התחזות ואיומים.
Bu dönemde beni haneye tecavüz, şantaj gibi suçlarla suçlayan 3 tane davaya maruz kaldım.慈善団体を介して、私を3件の容疑で警察に、 不法侵入、詐称、脅迫で訴えました。 汚職との戦いは、
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.Den unga kan ställas till svars för brott som han eller hon begått.
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.El joven es responsable de las acciones delictivas en las que pueda incurrir.
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.Le jeune est responsable des infractions qu'il pourrait commettre.
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.Nuori on vastuussa tekemistään rikoksista.
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.Подросток несёт ответственность за совершённое им преступление.
Bu gençler işledikleri suçlardan sorumludurlar.义务: 须承担刑事责任。触犯刑法后,儿童可被起诉并得到刑法制裁。
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Az ilyen törvénysértések alapvetően a pszichoaktív anyagok egy körére vonatkozó tiltástól függenek.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Derartige Delikte sind tatsächlich untrennbar mit dem Verbot einer Reihe psychoaktiver Substanzen verbunden.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Kyseisten rikosten edellytyksenä on se, että tietyt psykoaktiiviset aineet ovat kiellettyjä.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Sådanne overtrædelser er i sig selv afhængige af et forbud mod et sæt psykoaktive stoffer.
Bu gibi suçlar aslında esas itibariyle bir dizi psikoaktif maddenin yasaklanmasına bağlıdır.Taka kazniva dejanja so dejansko neločljivo odvisna od prepovedi vrste psihoaktivnih snovi.
Bu gibi suçlar, pek çoğu rapor edilmeden kaldığı için, daha az görünür niteliktedir.Ces actes sont moins visibles car nombre d’entre eux ne font pas l’objet d’une plainte.
Bu gibi suçlar, pek çoğu rapor edilmeden kaldığı için, daha az görünür niteliktedir.Derartige Straftaten bleiben häufig unbeachtet, da sie nicht immer angezeigt werden.
Bu gibi suçlar, pek çoğu rapor edilmeden kaldığı için, daha az görünür niteliktedir.Na to, kako uporaba psihoaktivnih snovi vpliva na vedenje, pa lahko vplivajo posamični in okoljski dejavniki.
Bu gibi suçlar, pek çoğu rapor edilmeden kaldığı için, daha az görünür niteliktedir.Takové trestné činy jsou méně viditelné, neboť mnohé z nich nejsou nahlášeny.
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuA használattal összefüggő, kábítószertörvényeket sértő bűncselekmények
Bu içeren suçlar 2007’de rapor edilen uyuşturucu kanunuEen neerwaartse trend doet zich naar verluidt voor in Bulgarije, Tsjechië en Slovenië (32).