suçlar ile cümle

suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk başta kendisini şartların bir kurbanı olarak görür ve sorunlarından ötürü başkalarını suçlar.La început, el se consideră o victimă a circumstanțelor și dă vina pe alții pentru problemele sale.
Fiorilla Selim'i kendini aldatmakla suçlar.Fiorilla îl acuză pe Selim de trădare.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.În 1946, la 20 de ani, a mers la închisoare pentru intrare prin efracție.
Herkes bu suçlarından dolayı onun idam edilmesini beklemektedir.Pentru aceste crime au fost condamnați la pedeapsa cu moartea.
Yugoslavya'da işlenen savaş suçlarından yargılanan Slobodan Miloseviç, 11 Mart 2006'da Lahey'de öldü.Slobodan Milošević a decedat la Haga, la 11 martie 2006.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Această lege obligă la admiterea a două și numai două valori de adevăr pentru judecată.
Öncelikle Ted kendisini suçlar.Ion se omoară întâi.
Altaïr nihayetinde Kral Richard'ın önünde Robert ile karşılaşır ve Robert'i ihanetle suçlar.Cruțând-o, Altair îl ajunge din urmă pe Robert, în tabăra regelui Richard I, și îi demască crimele.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Ei, cum ar veni, iau reponsabilitate pentru criminalitățile comise de naziști.
Armi, Ozan'ı babasını öldürmekle suçlar.Sark îi ordonă lui Lauren să-și ucidă tatăl.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Crime împotriva umanității.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Copii de pretutindeni se bazează pe el, de aceea este mândru să înfrunte o lume uriașă.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Biroul Internațional de Măsuri și Greutăți.
Hacer'in durumu fark eden oğlu İsmail (Ahmet Rıfat Şungar), annesini suçlar.Apja és elődje Iskun-Adad (Iskum-Addu), utódja fia, Iddin-Ilum (Iddin-Él).
Savaştan sonra bu suçları işleyen doktorlar, Doktorlar davası olarak bilinen duruşmada yargılandılar.A háború után ezek a bűntények a Doktorok Próbájaként híresültek el.
İşledikleri suçları medyada takibini iyi yaparlar ve bundan büyük bir projeymişçesine gurur duyarlar.Tetteiket nyomon követik a médiában és büszkék rá, mintha az egy nagy feladat lett volna.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.Isten csak úgy adhat nekünk bűnbocsánatot, ha mi is megbocsátunk az ellenünk vétkezőknek.
Kendisi savaş suçları işlemekle suçlanmadı.Háborús bűn elkövetést nem találtak.
Silah, uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçları işlemektedirler.A bűncselekmény elkövetési tárgya a kábítószer.
Buralarda görülen davalar trafik cezaları, basit suçlar ve medeni konuları kapsar.Itt olyan ügyekkel foglalkoznak, mint forgalmi kihágások, kisebb bűnügyek, vagy kisebb polgári perek.
Adamı, 3 yıl boyunca askerler açlık çekerken havyar yediği için suçlar.Bill kapitány szerint hetekig tart, mire ez a kígyó újra éhes lesz.
O kadar umursamazdır ki, sosyoloğa mahkemede ortaya çıkmamış olan diğer suçlarını bile tek tek anlatır.Síkraszállt a társadalmi igazságtalanság ellen is, ahol csak tudott.
Kendisi savaş suçları işlemekle suçlanmadı.Häntä ei koskaan edes yritetty syyttää sotarikoksista.
1992 - Mafya patronu John Gotti, "adam öldürmek" ve "haraç almak" suçlarından New York'ta tutuklandı.1992 – Mafiapomo John Gotti tuomittiin New Yorkissa murhasta ja rahankiristyksestä.
Treach, grubun mali israfları yüzünden Kay Gee'yi suçlar.Treach syytti Kay Geetä ryhmän rahojen tuhlailusta.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Nuoret itävaltalaiset tuntevat vastuunsa maailmanlaajuisesti itävaltalaisten kansallissosialistien rikoksista.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Johtomiehiä syytettiin rikoksista ihmisyyttä vastaan.
Bu suçlardan 1990 yılında aklandı.Heistä tuli vastuullisia osakkaita vuonna 1990.
12. SS Panzer Tümeni mensupları sivil halka ve savaş esirlerine karşı savaş suçları da işlediler.Leibstandarten osastoja syyllistyi useisiin sotarikoksiin siviiliväestöä ja sotavankeja kohtaan.
Onu suçlar mısınız?Joutuuko hän vastuuseen teostaan?
1988 - Manuel Noriega'ya kaçakçılık ve para aklama suçlarından dava açıldı.1992 – Manuel Noriega tuomittiin kahdeksasta rikoksesta.
Çoğunlukla Sırplar hedef olmak üzere halka karşı çeşitli savaş suçları işlendi.Četnikejä on monestikin syytetty erilaisista sotarikoksista.
Herkes bu suçlarından dolayı onun idam edilmesini beklemektedir.Rikoksentekijä tuomitaan teoistaan rangaistukseen.
Küçük suçlara bulaşan Fish, 1910 yılında ilk kez cinayet işledi.Eläintarhan ajoihin Keinänen otti osaa viimeisen kerran vuonna 1951.
Cansu ise çocukları çeşitli suçlara alet ederek onları sömüren kötü bir adamın elinde tutsaktır.Hän syyttää oikeusistunnossa hänen vangitsemisensa aikaansaaneita poikia eri rikoksista.
Savaştan sonra bu suçları işleyen doktorlar, Doktorlar davası olarak bilinen duruşmada yargılandılar.Ihmiskokeisiin osallistuneita SS-lääkäreitä tuomittiin sodan päätyttyä lääkärioikeudenkäynnissä.
Suçlarından birisi dolar satın almak olan Tony, bu yüzden hapishaneye girmiştir.Tony oli kuitenkin sortunut maanpetokseen, minkä vuoksi hän joutuu vankilaan.
Ayrıca, İmparatorlar, Senato'yu yüksek ihanet suçları için mahkeme olarak da kullanırlardı.Varhaisempina aikoina kokous myös toimi tuomioistuimena törkeästä maanpetoksesta syytetyille.
Ölüm cezasına konu olan suçlar yargı çevresine göre değişmektedir.Rangaistus vaihtelee sakoista kuolemantuomioon.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Valvottu koevapaus Rikosseuraamuslaitos.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.Το 1946, σε ηλικία 20 ετών, οδηγήθηκε στην φυλακή για διάρρηξη.
Libya gazetesi Quryna'ya göre politik suçlar hariç 1.000 kişi hapishaneden kaçtı.Σύμφωνα με την εφημερίδα Quryna 1.000 κρατούμενοι δραπέτευσαν από τις φυλακές.
Birim, Japonya'nın adının karıştığı en çarpıcı ve dehşet verici savaş suçlarından sorumludur.Ευθύνεται για κάποια από τα ειδεχθέστερα εγκλήματα πολέμου που διαπράχθηκαν από Ιάπωνες.
Bu suçlardan suçlu bulundu.Για αυτές τις κατηγορίες αθωώθηκε.
3. İnsanlığa karşı suçlar: Suçları yapmak, 2nci'nin madde altında Alman uyruklarda tanımladı.Εγκλήματα κατά της Ανθρωπότητας: Διάπραξη των στο σημείο (2) αναφερόμενων εγκλημάτων και σε Γερμανούς πολίτες.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Ήταν έδρα του ομώνυμου Καζά.
Kurt Daluege Çekoslovakya devletinin savaş suçları mahkemesi tarafından suçlu bulundu.Ο Τσέκου κατηγορείται για εγκλήματα πολέμου από τις αρχές της Σερβίας.
Sahte şüpheler ve suçların ayıplanması; ihanetler ve aldatmalar olarak çok sık kullanılan konu öğeleridir.Λανθασμένες υποψίες και κατηγορίες είναι επίσης συχνά στοιχεία της πλοκής, όπως και η προδοσία.
Student sivillere karşı işlenen suçlardan dolayı asla yargılanmadı.Ο Στουντέντ δε δικάστηκε ποτέ για τα εγκλήματα ενάντια σε πολίτες.
Tanınmış bir avukat olarak siyasi suçlardan yargılanan pek çok devrimciyi savundu.Ως δικηγόρος, υπερασπίστηκε αρκετούς αγωνιστές σε δικαστήρια.
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.Гузаштаҳои пурифти хори мо ба ҷилва омаданду дар диёри мо, диёри мо устақил давлати тоҷикон барқарор шуд.
Kendisi savaş suçları işlemekle suçlanmadı.Hun blev ikke kendt skyldig i krigsforbrydelser.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.Tilgiv os vor skyld, som vi tilgiver dem, der står i skyld til os.
2003'ten beri süren Darfur'daki savaş büyük insanlık suçlarını içermektedir.Siden 2003 har Darfur befundet sig i en humanitær krise pga. Darfur-konflikten.
Von Kleist, komünist Yugoslavya'ya 1946'da iddia edilen savaş suçlarından yargılanmak için yollandı.Han blev sendt til det kommunistiske Jugoslavien for at blive stillet for rettet for krigsforbrydelser i 1946.
Şimdiki Savaş Suçları Mahkemesi'ne benzemektedir.I dag fungerer det som arresthus.
Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler.Kvinder og mænd begik nu selvmord.
Suçların boyutlarına göre farklı cezalar mevcuttur.Der er forskellige strafferammer afhængig af krænkelsens grovhed.
Naceri, daha önce uyuşturucu kullanmak ve şiddet uygulamak suçlarından da yargılanmıştı.Tidligere dømt for besiddelse af narkotika og våbenbrud.
Davalıların, isnat edilen suçlarla ilgili cevap vermelerine izin verilmezdi.Dommerne tillod ikke fremlæggelse af beviser fra de tiltalte.

İlgili Sayfalar