suçlar ile cümle
suçlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Odin Dünyadayken yaptıkları (Yenilmezler filminde olanlar) için onu suçlar.Hij maakt het echter uit met Dian vanwege haar hebzuchtige karakter.
Sovyetler tarafından savaş suçlarıyla suçlandı.Hij beschuldigde de Verenigde Staten van oorlogsmisdaden.
Herkes bu suçlarından dolayı onun idam edilmesini beklemektedir.Hij wordt voor zijn daad ter dood veroordeeld.
"Kişinin ellerini yıkaması" ifadesi, bir suçta herhangi bir etkisi olan kişinin suçlarına işaret eder.De uitdrukking zijn handen in onschuld wassen betekent dat iemand alle verantwoordelijkheid van zich afwerpt.
Mayıs 1949'da üç ay hapis cezasına çarptırıldı ancak savaş suçlarından bulunmadı.Koorens werd op 9 mei 1940 dan ook niet veroordeeld wegens moord, maar wegens doodslag.
Bazı suçlarla ilgili şikâyetlerde zaman kısıtlaması vardır.Bij onderstaande strafzaken is er sprake van twijfel.
Savaştan sonra, savaş suçlarıyla yargılanmadan önce gözaltından kaçtı.Hij werd na de oorlog wegens oorlogsmisdaden ter dood veroordeeld.
Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret yasası denir.De weigering om zo'n aanhouding te doen ophouden door de hiertoe bevoegde personen, is eveneens een misdrijf.
2013'te çeşitli suçlardan hüküm giydi ve 7 yıl hapis ve 600 kırbaç ceza aldı.W 2013 roku uznano go za winnego i skazano na siedem lat więzienia i 600 batów.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Pomimo tortur nie przyznał się do niczego i po kilku dniach został zwolniony.
Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi Sen de suçlarımızı bağışla.Odpóść nam nasze winy, jako i my odpuszczamy.
4 Nisan 1946'da Angelis Yugoslavya'ya iade edildi ve savaş suçlarından 20 yıl cezalandırıldı.W dniu 4 kwietnia 1946 przekazany stronie jugosłowiańskiej i skazany na 20 lat pozbawienia wolności.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Oskarżany o popełnianie zbrodni przeciwko ludzkości.
Karındeşen Jack ilk seri katil olmasa da, işlediği suçlar ilk defa dünya çapında yaygara koparmıştır.Mimo że Rozpruwacz nie był pierwszym seryjnym mordercą, wywołał ogólnoświatową panikę.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Więziony był Zakładzie Karnym we Wronkach.
Tehdit amacıyla suç işlenmesi halinde, işlenen suç veya suçlar için ayrıca ceza verilir.Może zostać usunięty ze stanowiska w przypadku popełnienia przez niego zdrady lub poważnego przestępstwa.
Ve de yazıklarımızdan (suçlarımızdan) bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yamanlık (kötülük) edenleri.A tych, którzy za kłamstwo uznali Nasze znaki, dotknie kara za to, że szerzyli zepsucie.” (6:48, 49).
Görev Yerleri geçmis savaş suçlarının ve silahlı çatışmaların sahne oldukları yerlerdir.Szczególnym polem działań są sytuacje kryzysowe, do których dochodzi przy eskalacji konfliktu zbrojnego.
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Georgs far anklagar honom för att vara självisk och dömer honom slutligen till "död genom drunkning".
Daha çok küçük suçlar (midelerini doyurmaya yönelik veya eğlencevi tarzda) işlerler.Mohuor (Mohouidae) är en liten familj av ordningen tättingar.
Bruce onun ölümü için Clark'ı suçlar ve birbirleriyle savaşmaya başlarlar.I gengäld, skyller Bruce Clark för hennes död, och två går mot varandra.
Cinayeti işleyen baba ve amcaları suçlarını itiraf etmiştir.Både fadern och agenten har nekat till anklagelserna.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Samtliga åtalade befanns skyldiga till brott mot mänskligheten.
1969 - Birleşik Krallık Parlamentosu, cinayet suçlarında idam cezasını kaldırıldı.1969 – Det brittiska underhuset röstar för att avskaffa dödsstraffet.
Buralarda görülen davalar trafik cezaları, basit suçlar ve medeni konuları kapsar.De har det gemensamt att de kan döma i enklare civilmål och brottmål.
Suçlarınızın hesabını verin.Gör din stämma hörd.
İşkence ve kötü muamele suçlarından verilen cezalar para cezasına çevrilemeyecek.Annan påföljd än penningböter eller dagsböter får inte förekomma.
Herkes bu suçlarından dolayı onun idam edilmesini beklemektedir.Och han skall döma alla efter deras gärningar.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Det förbjuder två åtal för samma identiska brott.
Göçmenlik suçları, hapis, para cezası ve dayak ile cezalandırılır.Medlemmarna dömdes till fängelse, straffarbete och böter.
Jon, Ramsay'i suçlar ve Davos, Stark kuvvetini Jon'u korumayı emreder.Jon blir rasande och anfaller, och i samma stund beordrar Davos trupperna att skydda honom.
Adam kaçırma ve alıkoyma suçlarını da kapsar.Utryckningar och gripanden täcks också.
Daha sonrasında tüm suçları Tom'a ait olan oyuncak uçağı elde etmek için işlemiştir.Innan Kate flydde vidare fick hon dock med sig Toms leksaksflygplan.
İki genç ilk kez bir araba kazası sonucu karşılaşır, kazadan dolayı birbirlerini suçlar ve tartışırlar.Den slutar med att de två kära ungdomarna begår självmord efter ett missförstånd.
GFP, Nürnberg mahkemelerinde savaş suçlarından sorumlu olmaktan askeri birlik olarak beraat etti.GFP frikändes som militär enhet vid Nürnbergrättegångarna från ansvar för krigsförbrytelser.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suçlar Ofisi.Управління ООН з наркотиків і злочинності
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Батько звинувачує Ґеорґа в егоїзмі і, нарешті, засуджує його до «смерті від утоплення».
Onu suçlar mısınız?Засуджуєте його?
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Він має предстати перед судом за звинуваченнями у злочинах проти людяності.
1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi.У 1946, у віці 20 років, він був ув'язнений за злом і проникнення.
Bu suçlardan suçlu bulundu.А такі звинувачення були.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Засідала в Комісії Закордонних Справ.
2013'te çeşitli suçlardan hüküm giydi ve 7 yıl hapis ve 600 kırbaç ceza aldı.2013 року Бадаві був засуджений до 7 років позбавлення волі та 600 ударів батогом.
2003'ten beri süren Darfur'daki savaş büyük insanlık suçlarını içermektedir.6 веренся 2007 року у Батні стався крупний терористичний акт.
Bu yüzden ailesini suçlar ve evi terk eder.Тому він відмовляється від своїх заощаджень, компаній, будинку.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Переважно регулювалися злочини проти держави.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde komiser.Секретар Комітету з питань боротьби з організованою злочинністю і корупцією.
Mahkeme Anna Dubkova'yı İdari Suçlar Kanunu'nun 19.3. maddesi uyarınca 15 gün hapis cezasına çarptırdı.[1]Анну Дубкову суд засудив до арешту на 15 діб за статтею 19.3 КУпАП.[16]
Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler.Někteří politici a průmyslníci poté, kdy byly odhaleny jejich zločiny, spáchali sebevraždu.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Mladí Rakušané tím celosvětově přebírají zodpovědnost za zločiny spáchané i rakouskými národními socialisty.
Görev Yerleri geçmis savaş suçlarının ve silahlı çatışmaların sahne oldukları yerlerdir.Místa pro výkon služby se nacházejí na místech bývalých válečných zločinů a ozbrojených konfliktů.
2013'te çeşitli suçlardan hüküm giydi ve 7 yıl hapis ve 600 kırbaç ceza aldı.Odsouzen byl v červenci 2013, a to k sedmiletému vězení a 600 ran bičem.
Fustuarium — firar ya da görevi terk suçları hakkındaki hüküm.Fustuarium byl trest za dezerci nebo zanedbání povinností.
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.V roce 2006 označil argentinský soud vládní zločiny ze 70. let za zločiny proti lidskosti a genocidu.
Aynı gece 17 subay daha benzer suçlarla tutuklanır.Při podobném incidentu 7. října byli zadrženi další 4 ozbrojenci.
Vergi ve döviz kaçakçılığı suçları da af kapsamına alınmıştı.Obvinění z obchodování s lidmi a kuplířství byl zproštěn.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Byl vyšetřován a za zločiny proti lidskosti souzen.
Tanrı'ya karşı işlenen suçlar içinse tövbe edilir.Poté se ještě obrací k bohům, aby potrestali zločin.
Bu suçlardan suçlu bulundu.Byli popraveni pro zločiny, které spáchali.
Ben Organize Suçlar Şubesi’ndeydim.Farní úřad byl ve Svébořicích.