Ana içeriğe geç
Sözlük

suçlama ile cümle

suçlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Proti staršímu žaloby nepřijímej, leč pode dvěma nebo třmi svědky.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Przeciwko starszemu nie przyjmuj skargi, chyba za dwoma albo trzema świadkami.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Tag ikke imod noget Klagemål imod en Ældste, uden efter to eller tre Vidner.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Ta ikke imot nogen klage mot en eldste uten efter to eller tre vidner.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Upptag intet klagomål mot någon av de äldste, om det icke styrkes av två eller tre vittnen.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Wider einen Ältesten nimm keine Klage an ohne zwei oder drei Zeugen.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Zoper starejšino ne sprejmi tožbe, razen na dve priči ali tri.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Κατηγοριαν εναντιον πρεσβυτερου μη παραδεχου, εκτος δια στοματος δυο η τριων μαρτυρων.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.На пресвитера обвинувачення не приймай, хиба при двох або трьох сьвідках.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.Обвинение на пресвитера не иначе принимай, как при двух или трех свидетелях.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.אל תקבל שטנה על הזקן בלתי אם על פי שנים או שלשה עדים׃
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.لا تقبل شكاية على شيخ الا على شاهدين او ثلاثة شهود.
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.控 告 長 老 的 呈 子 、 非 有 兩 三 個 見 證 就 不 要 收
İki ya da üç tanık olmadıkça, bir ihtiyara yöneltilen suçlamayı kabul etme.控告 長老 的 呈子 、 非有 兩三個見證 就 不 要 收
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Así que hay que admitir que algunos de estos errores son totalmente culpa de los usuarios.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Azt tehát be kell vallanunk, hogy néha valóban a felhasználó hibázik.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Bon on doit admettre qu'une partie de la faute est dûe à l'utilisateur.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Deci trebuie sa admitem ca mare parte din vina cade pe utilizatori.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Dobbiamo quindi ammettere che alcune lamentele sono onestamente colpa degli utenti.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.여기서 우리는 사용자들의 잘못이 어느정도 있다는걸 인정해야겠죠.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Temos que admitir que algumas das culpas recaem redondamente sobre os utilizadores.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Toegegeven dus, een deel van het probleem ligt bij de gebruiker.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Więc musimy przyznać, że część winy spada bezpośrednio na użytkowników.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Wir müssen eingestehen, das ein Teil der Schuld direkt bei den Nutzern liegt.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Έτσι, πρέπει να παραδεχτούμε ότι μέρος της ευθύνης πέφτει ξεκάθαρα στους χρήστες.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Мы должны признать, что упрекают в первую очередь пользователей.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.Така че трябва да признаем, че част от вината лежи върху потребителите.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.אז אנחנו חייבים להודות שחלק מהאשמות נופלת במשתמשים.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.لذا يجب أن نعترف بأن بعض اللوم يقع على المستخدمين.
Kabul etmeliyiz ki, bazı suçlamalar doğruca kullanıcıların önüne düşüyor.しかし どうしてテクノロジー過剰の危機
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.A aprovação daquela lei e a sua revogação deram força ao processo dos acusados do Aeroporto Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Detta laggodkännande och upphävandet av lagen stärkte fallet med Piarco-flygplatsens anklagade.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Het doorvoeren en de herroeping van de wet versterkten de zaak tegen de Piarco-vliegveld-beklaagden.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Il passaggio di quella legge e l'abrogazione hanno rafforzato il caso degli accusati dell'Aeroporto Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Przechodzenie i unieważnianie tego prawa umocniło sytuację oskarżonych z lotniska Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Schválení tohoto zákona a jeho zrušení posílilo kauzu obviněných v případu Letiště Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Sprejetje in razveljavitev tega zakona sta okrepila primer obtožencev letališča Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Việc thông qua luật và việc bãi bỏ luật củng cố vụ án của hãng hàng không Piarco.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Тази част от закона и нейното вето подкрепи случая на обвинените на летище "Пиарко".
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Цей уривок із закону і скасування дії закону загальмували справу звинувачених по аеропорту Піарко.
Kanunun bu kısmı ve yürütmeden kaldırılması Parko Havaalanı suçlaması davasını kuvvetlendirdi.Это принятие закона и его отмена поддержало дело Подозреваемых Аэропорта Пиарко.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Ich habe keinen Grund mehr, mir selbst die Schuld zu geben.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Ik heb geen reden meer om mezelf de schuld te geven.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Já não tenho mais razões para me culpar a mim próprio.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Je n'ai plus de raison de me blâmer.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.더 이상 자신을 비난할 이유가 없어요
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nemám viac dôvod sa obviňovať.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nem lesz többé okom önmagamat hibáztatni.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nie mam więcej powodów by się obwiniać.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Non ho più ragione di incolparmi.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Nu mai am motiv să mă învinovăţesc.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Saya tidak ada alasan lagi untuk menyalahkan diri sendiri.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Tôi không có nhiều lí do để tự trách bản thân.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Už nemám důvod obviňovat sebe sama.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Yo no tengo más motivos para culparme a mí mismo.¥
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Δεν έχω πια λόγο να κατηγορώ τον εαυτό μου.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.Вече нямам причина да обвинявам себе си.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.У мене більше немає причин звинувачувати себе.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.У меня больше нет причин винить самого себя.
Kendimi suçlamak için daha fazla sebebim yok.אין לי עוד סיבה להאשים את עצמי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod