Ana içeriğe geç
Sözlük

suç ile cümle

suç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Korkunç bir suçun kurbanı.She's the victim of a terrible crime.
Alkollü araç kullanma suçunu kabul ettikten sonra belediye başkanlığı adaylığında çekildi.He gave up running for mayor after pleading guilty to drunken driving.
Suçlu bulundu.He was found guilty.
Suçlu bulunup idama mahkum edildi.He was convicted and sentenced to death.
Cinayet suçlamasıyla tutuklandı.He was arrested and charged with the murder.
Görevini ihmal etmekle suçlanıyordu.He was accused of neglecting his duty.
Nöbet sırasında uyumakla suçlanıyordu.He was accused of falling asleep on guard duty.
Bana sözümden caydığım için beni suçlayamayacağını söyledi.He told me that he couldn't blame me for breaking my promise.
Tom fiyat şişirmekle suçlandı.Tom was accused of price gouging.
Tom tuvalet kâğıdı stoklayıp fahiş fiyattan satmakla suçlandı.Tom was accused of hoarding toilet paper and price gouging.
Sen de suçlu kişiyi hemen öldürmeye kalkardın, öyle mi?You would also have tried to kill the offender, wouldn't you?
İkisi birbirini suçladı.The two blamed each other.
İkisi de birbirini suçladı.The two blamed each other.
Suçlu olduğuna inanmıyorum.I don't believe you're guilty.
Umarım Tom bizi suçlamaz.I hope that Tom doesn't blame us.
Muhalefet, hükümeti suçluyor.The opposition blames the government.
Tom kendini suçlu hissetmez.Tom won't feel guilty.
Osmanlı Devleti eşcinselliği 1858 yılında suç olmaktan çıkarmıştır.The Ottoman Empire decriminalized homosexuality in 1858.
Tom artık kendini suçlu hissetmiyor.Tom no longer feels guilty.
Orta Çağ'da Yahudiler, Kara Ölüm için suçlanmıştır.In the Middle Ages, Jews were blamed for the Black Death.
Tom korku pompalamakla suçlanıyor.Tom was accused of scaremongering.
Müebbet hapis cezasına tabi bir suç bu.This crime is subject to a life sentence.
Tom suçlamasını Mary'nin inkâr edemeyeceği bir delille destekledi.Tom supported his accusation with evidence Mary couldn't deny.
Kazananlar suçluluk hissetmeden sıkça ve hızla bir şeyleri bırakmayı bilir.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Suçluluk duygusuna kapılmadan sık sık ve hızla bir şeylerden vazgeçmesini bilen kazanır.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Yanni, suça yabancı değil.Yanni is no stranger to crime.
Yanni'yi hiç suçlamıyorum.I don't blame Yanni one bit.
Bu işte iki tarafın da suçu var.It takes two to tangle.
Milletvekili, hükümeti asıl niyetini gizlemekle suçladı.The deputy accused the government of concealing its true intentions.
Tom suçu bana attı.Tom shifted the blame to me.
Kimse onun ölümünden seni suçlamıyor.No one blames you for his death.
Kimse onun ölümüyle ilgili sana suç atmıyor.No one blames you for his death.
Tom hangi suçtan içeride?What's Tom in prison for?
Tom suçu Mary'ye yüklemeye çalıştı.Tom tried to pin the blame on Mary.
Aslında seni suçlamıyorum.I don't really blame you.
Robert, ailesini terk ettiği için her zaman suçluluk duymuştur.Robert has always felt guilty for abandoning his family.
William, Sandra'nın suçlama ve küçük hakaretleriyle sürekli dalga geçiyordu.William constantly made fun of Sandra's accusations and petty insults.
Tom'un suçluluğunu kanıtlamak zor olacak.Tom's guilt will be difficult to prove.
Tom'un suçsuzluğunu nasıl kanıtlayabiliriz?How can we prove Tom's innocence?
Tom'un suçlu olduğunu kanıtlamak için yeterince fazla kanıtımız var.We have more than enough evidence to prove that Tom is guilty.
Tom'un suçlu olduğunu kanıtlamak çok zor olacak.It'll be very difficult to prove that Tom is guilty.
Tom'un suçlu olduğunu ispatlamak çok zor olacak.It'll be very difficult to prove that Tom is guilty.
George W. Bush savaş suçları için yakalanmalıdır.George W. Bush should be arrested for war crimes.
George W. Bush ciddi savaş suçlarına karışmıştır.George W. Bush is invoved in serious war crimes.
ABD, Irak ve Afganistan'da sivilleri bombalamıştır ve bunlar savaş suçlarıdır.The US bombed civilians in Iraq and Afghanistan and these are war crimes.
Sivillerin bombalanması bir savaş suçudur.The bombing of civilians is a war crime.
George W. Bush, Irak ve Afganistan'da işlenen birçok savaş suçundan sorumludur.George W. Bush is responsible for many war crimes committed in Iraq and Afghanistan.
George W. Bush bir savaş suçlusudur ve sorumlu tutulması gerekir.George W. Bush is a war criminal and needs to be held accountable.
Karl hala kendini suçlu hissediyor.Karl still feels guilty.
Lukas başına gelen her şey için Rima'yı suçladı.Lukas blamed Rima for everything that happened to him.
Lukas, Rima'nın suçlu hissetmesini istiyordu.Lukas wanted Rima to feel guilty.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı."نامه تکذیب و توضیح نعیمه اشراقی (Letter of denial and explanation)".
Suçlu değilsiniz ama siz yaptınız...You are not guilty, but you did it ...
Fatmagül'ün Suçu Ne ?Fatmagül'ün Suçu Ne?
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Bearing False Witness?
"Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı"."Barbaros Şansal suçunu itiraf etti, 40 bin lira kefaletle serbest bırakıldı".
Aslında bu Kim'in suçu değil, daha çok Meyer'in suçu.This isn't exactly Kim's fault, but more of Meyer's.
4A, suçlamaları reddetmiştir.4A denied the accusations.
Hamed’in bu suçlamalarla ilgili yargılanma süreci henüz sonuçlanmadı.Hamed's trial on those charges has not yet concluded.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar"."100 yıldır sucuk yapıyorlar".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod