Sami bir suçlu profilcisiydi.Sami was a criminal profiler.
Sami bir suçlu profilleyicisiydi.Sami was a criminal profiler.
Sami iğrenç bir suç işledi.Sami committed a heinous crime.
Sami görünmez bir suçluydu.Sami was an invisible criminal.
Tom'un suçlu olduğunu sana düşündüren ne?What makes you think Tom is guilty?
Neye dayanarak Tom'un suçlu olduğunu düşünüyorsun?What makes you think Tom is guilty?
Herkes Tom'un suçlu olduğunu zannetti.Everybody assumed that Tom was guilty.
Herkes Tom'un suçlu olduğunu düşünüyordu.Everybody thought that Tom was guilty.
Mary'ye olanlar için suçlanacak kişi Tom'dur.Tom is the one to blame for what happened to Mary.
Sana Tom'un suçlu olmadığını düşündüren şey nedir?What makes you think Tom is not guilty?
Tom'un suçlu olmadığını düşünüyorum.I thought that Tom wasn't guilty.
Yaptıklarından dolayı seni suçlamıyorum.I don't blame you for what you did.
Kendimi suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel guilty.
Sami'nin saçı suç mahallinde bulundu.Sami's hair was found at the scene of the crime.
Sami suçlu bulundu.Sami was found guilty.
Sami yaptığını söylediği şeyden dolayı suçsuzdur.Sami is innocent of what he said he did.
Sami'nin suç ortakları vardı.Sami had co-conspirators.
Sami'nin dört suç ortağı vardı.Sami had four co-conspirators.
Sami bir düşünce suçu işledi.Sami committed a thought crime.
Sami herhangi bir suç işlemedi.Sami didn't commit any crimes.
Sami bir suç işlemişti.Sami committed an offence.
Sami, Leyla'yı suça yöneltti.Sami influenced Layla into crime.
Sami cinsel suçlu olmakla suçlandı.Sami was an accused sex offender.
Sami usta bir suçluydu.Sami was a master criminal.
Sami suçluluk duygularıyla mücadele etti.Sami struggled with feelings of guilt.
Tüm insanlık suçları sevgiden yoksunluğun bir sonucudur.All human offenses are the result of a lack of love.
Suçlu görev dışı polis memuru tarafından tutuklandı.The criminal was apprehended by an off-duty policeman.
Mükemmel suç işleyelim: Ben senin kalbini çalacağım ve sen benimkini çalacaksın.Let's commit the perfect crime: I'll steal your heart, and you'll steal mine.
Tom bütün suçlamaları kabul etti.Tom pled guilty to all charges.
Tom ekim ayında suçu kabul etmedi.Tom pled not guilty in October.
Tom suçu kabul etti ve 300 dolar para cezasına çarptırıldı.Tom pled guilty and was fined $300.
Tom bütün suçlamaları kabul etmedi.Tom pled not guilty to all charges.
Tom'un kendinden başka suçlayacağı kimse yok.Tom has nobody to blame but himself.
Tüm suç Tom'un kendisinde.Tom has nobody to blame but himself.
Bunun tek suçlusu Tom.Tom has nobody to blame but himself.
Tom suçu kabul etti ve şu anda hapishanede.Tom pled guilty and is now in prison.
Tom henüz bir suçla suçlanmadı.Tom hasn't yet been charged with a crime.
Olan her şey Tom'un suçuydu.Everything that happened was Tom's fault.
Olanlardan dolayı Tom'u suçlamıyorum.I don't blame Tom for what happened.
Tom'un suçu olduğunu sanmıyorum.I don't think it was Tom's fault.
Tom suçlanmadı yada cezalandırılmadı.Tom hasn't been implicated or charged.
Tom'u kızdırdığı için suçlamıyorum.I don't blame Tom for being mad.
Tom'u öfkelendiği için suçlamıyorum.I don't blame Tom for being mad.
Tom herhangi bir suçla suçlanmadı.Tom hasn't been accused of any crime.
Tom bunu yaptığın için seni suçlamıyor.Tom doesn't blame you for doing that.
Tom, Mary'yi kasadan para çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing money from the cash register.
Tom hâlâ beni suçlamadığını söylüyor.Tom still says he doesn't blame me.
Sinirli olduğun için seni suçlamıyorum.I don't blame you for being mad.
Tom beni para çalmakla suçladı.Tom accused me of stealing money.
Tom mahkemeye yalan beyanda bulunmakla suçlanıyor.Tom has been accused of perjury.
Ben kısmen suçlanacağımı biliyorum.I know I'm partly to blame.
Tom, Mary'yi bisikletini çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing his bicycle.
Tom yalancı şahitlikle suçlandı.Tom was charged with perjury.
Kimi suçlayacağımı bilmiyorum.I don't know who to blame.
Bir suçlu gibi görünüyorsun.You look like a criminal.
Tom bunu yaptığı için Mary'yi suçlamıyor.Tom doesn't blame Mary for doing that.
Tom suçlu bulunabilirdi.Tom could be found guilty.
Tom, olanlar için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for what happened.
Tom suçlu göründüğümü söyledi.Tom said I looked guilty.
Sen suçlu görünüyordun.You looked guilty.