Ana içeriğe geç
Sözlük

suç ile cümle

suç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un suçlu olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Tom is guilty.
Suçlama süreçleri başladı.The impeachment processes have begun.
O yapmak için çok ciddi bir suçlama.That's a very serious accusation to make.
Neden suçunu itiraf etmiyorsun ve gerçeği söylemiyorsun?Why don't you come clean and tell the truth?
Yapmakla suçlandığın şeyi yaptın mı?Did you do what you've been accused of doing?
Cezalar suça uymalıdır.The punishment must fit the crime.
Beni hırsızlıkla mı suçluyorsun?Are you accusing me of stealing?
Fadıl bu korkunç suça karıştı.Fadil got involved in this horrific crime.
Fadıl kendinde biraz suç ve öfke hissetti.Fadil felt some guilt and anger.
Fadil, Dania'dan bir suç işlemesini istedi.Fadil asked Dania to commit a crime.
Fadıl, cinayet için bir suç ortağı olmak istemedi.Fadil didn't want to be an accomplice to the murder.
Fadıl birinci derece cinayetten suçlu bulundu.Fadil was convicted of first degree murder.
Fadıl, aşk adına iğrenç bir suç işledi.Fadil commited a heinous crime in the name of love.
Fadıl cinsel saldırıyla suçlanıyordu.Fadil was accused of sexual assault.
On yedi yıl hapiste yattıktan sonra Fadıl suçlarından ötürü ölüm cezasına çarptırıldı.After serving seventeen years in prison, Fadil was put to death for his crimes.
Fadıl suçları için bir jüri karşısına çıktı.Fadil faced a jury for his crimes.
Fadıl suçlarından dolayı çok pişmandı.Fadil was remorseful for his crimes.
Suç son derece zalimdi.The crime was exceptionally cruel.
Fadıl suçu itaatkar bir şekilde izledi.Fadil watched the crime obediently.
Kimin masum ve kimin suçlu olduğunu nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's innocent and who's guilty?
Tom beni yalancı olmakla suçladı.Tom accused me of being a liar.
Sık sık kibirli olmakla suçlanıyorum.I'm often accused of being arrogant.
Sahtekâr olmakla suçlanıyorum.I've been accused of being dishonest.
O sadece bir suçlama.That's just an accusation.
Beni yapmakla suçladıklarınızı yapmadım.I didn't do what you've accused me of doing.
Ben kendimi suçladım.I blamed myself.
Ben Tom'u suçlamadım.I didn't blame Tom.
Suçlamayı kabul ettim.I pleaded guilty.
Hepiniz bir suçlu olmadığımı biliyorsunuz.You all know I'm not a criminal.
Polis, suç için tanık bulmakta çok zorlandı.The police were hard pressed to find witnesses for the crime.
Suçun tek şahidi Fadıl'dı.The only witness to the crime was Fadil.
Bu bir fırsat suçu muydu?Was that a crime of opportunity?
Fadıl'ın suçu son derece korkunçtu.Fadil's crime was utterly terrific.
Fadıl hâlâ Leyla'nın suçlu olduğuna inanmıyor.Fadil still doesn't believe Layla is guilty.
Fadıl suçlu bir adam gibi davranmıyordu.Fadil wasn't acting like a guilty man.
Leyla kendini dövdü ve bunun için Fadıl'ı suçladı.Layla beat herself up and blamed Fadil for it.
Leyla, Fadıl'ı diğer kadınları ziyaret etmekle suçladı.Layla accused Fadil of seeing other women.
Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.The criminal is armed and highly dangerous.
Tom, Mary'nin suçlamalarıyla öfkelendi.Tom was outraged by Mary's accusations.
Fadıl'ı suça bağlayan hiçbir kanıt yoktu.There was no evidence connecting Fadil to the crime.
Fadıl birçok suç faaliyetine girdi.Fadil was engaged in a lot of criminal activities.
Suçlama adam öldürmeye indirildi.The charge was reduced to manslaughter.
Suç tarif edilemez biçimde şiddetliydi.The crime was unspeakably violent.
Tom hâlâ Mary'nin suçlu olduğuna inanmıyor.Tom still doesn't believe Mary is guilty.
Kendimden başka suçlayacak kimsem yoktu.I had no one but myself to blame.
Tom kendi başarısızlığı için Mary'yi suçladı.Tom blamed his failure on Mary.
Sami'nin suçlarla çok yakın bağlantıları vardı.Sami had very close connections to the crimes.
Sami her iki cinayet için de suçunu kabul etti.Sami pled guilty to both murders.
Tom, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Tom was accused of practicing witchcraft.
Mary, büyü uygulama konusunda suçlanıyordu.Mary was accused of practicing witchcraft.
Büyük Buhran, suçta büyük bir artışa neden oldu.The Great Depression triggered a great surge in crime.
Bu semtin yüksek bir suç oranı var.This neighborhood has a high crime rate.
Bu ülkenin çok yüksek bir suç oranı var.This country has a very high crime rate.
Suç nedir?What is crime?
Tom resmen cinayetle suçlanıyor.Tom has been formally charged with murder.
Tom iki cinayetle suçlanıyor.Tom has been accused of a double homicide.
Tom üç cinayetten suçu kabul etti.Tom pled guilty to all three murders.
Tom, silahlı soygundan dolayı suçlu olduğunu itiraf etti.Tom pleaded guilty to armed robbery.
Tom bir casus olmakla suçlanıyor.Tom has been accused of being a spy.
Sen her zaman Tom'u suçlarsın.You always blame things on Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod