Bu benim için de stresli bir iş.Számomra is stresszes.
Bu benim için de stresli bir iş.Tämä on stressaavaa minullekin.
Bu benim için de stresli bir iş.To stresująca robota.
Bu benim için de stresli bir iş.Είναι πολύ αγχωτικό αυτό για μένα.
Bu benim için de stresli bir iş.И за мен е неприятно.
Bu benim için de stresli bir iş.Это стресс для меня.
Bu benim için de stresli bir iş..זה מלחיץ גם אותי
Bu benim için de stresli bir iş.هذا يجعلني متوترا
Bu benim için de stresli bir iş.- この仕事で? - まぁね
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Ami egy nagyon stresszes helyzetet eredményezhet.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.-än ens klasskamrater. Dagens samhälle gör hela världen-
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Betul-betul bikin stres.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Care conduce - poate conduce la o situaţie foarte stresantă.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Ce qui nous amène à une situation très stressante.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Che diventa - che potrebbe diventare una situazione molto stressante.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Co powoduje - może powodować bardzo stresującą sytuację.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Což vyvolává -- může vyvolávat velmi stresující situaci.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Daraus resultieren -- können sehr stress-behaftete Situationen resultieren.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Det kan skabe en ret anstrengende situation.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Điều này dẫn tới một tình trạng vô cùng ngột ngạt.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.En dat levert een zeer gespannen situatie op.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Kar je lahko zelo stresna situacija.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.그래서 아주 스트레스 심한 환경이 만들어지는 거죠.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Lo que contribuye a una situación muy estresante.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Mikä tekee tilanteesta hyvin stressaavan.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Vedie to k veľmi stresujúcej situácii.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Което създава, може да създаде една много стресираща ситуация.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Це може призвести до дуже напруженої ситуації.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.Это может привести к очень большой стрессовой ситуации.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.שזה יוצר -- יכול ליצור מצב מאוד מלחיץ.
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.مما يسبب -- يمكن ان يسبب حالة من الاجهاد .
Bu da çok stresli durumlar yaratıyor - yaratabiliyor.今 貴方が ビル・ゲイツのように
Bu doğal bir iltihap önleyicidir. Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.자연적인 소염제라고도 할 수 있어요. 스트레스를 받는 동안 혈관이 편안하게 있을 수 있도록 도와주기로 해요.
Bu doğal bir iltihap önleyicidir. Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.一番歓迎すべきその効果は<br/>心臓に起ります
Buradaki stresli durumdan ötürü taşıma için acele etmeniz gerekiyor.A cause de cette situation stressante, il faut se dépêcher pour prendre les transports en commun
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.Det är lika stor del av din stressreaktion som att adrenalinet får ditt hjärta att banka.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.Es tan partícipe de la respuesta al estrés como la adrenalina que hace bombear tu corazón.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.É tão interveniente na resposta ao stress como a adrenalina que faz o coração bater.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.스트레스에 대한 반응 중 한 부분으로 아드레날린처럼 심장을 쿵쾅거리게 해요.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.Má tak veľkú úlohu na Vašej odpovedi na stres ako adrenalín, vďaka ktorému Vám buší srdce.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.To jest tak samo częścią Twojej reakcji na stres jako adrenaliny, która sprawia, że Twoje serce Funt.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.Такой же, как и выработка адреналина, который учащает пульс.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.Це така ж частина вашої стресової реакції. як адреналін, що примушує ваше серце битися.
Bu stresli anınızda adrenaline ihtiyacınız olduğu andaki gibi kalbinizin hızlı atmasını sağlar.心臓を鼓動させる<br/>アドレナリンと同じ様に ストレス反応の一部です それはストレス反応として<br/>放出された時
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Las ratas crecerán ansiosas, en situaciones de estrés.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Questi ratti diventeranno molto ansiosi in situazioni stressanti.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.エピジェネティク・マークの付与が 可逆的であるということは
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.몇몇 아이들이 괴로워 하는 것도 볼 수 있었어요 하지만 유일한 소음은 작고 지속적인 신음소리였습니다
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Satu-satunya suara yang terdengar hanyalah erangan pelan yang terus menerus terdengar.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Однако лишь тихий, продолжительный стон нарушал тишину.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.שחלק מהילדים היו במצוקה, אבל הרעש היה נמוך, אנחה מתמשכת.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.رؤية نكبة بعض الأطفال، لكن الضجيج الوحيد كان أنين متواصل و منخفض.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.聞こえるのは子ども達が 力なく発するうめき声だけ 保育士長が誇らしげに言いました
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.De nummer één wens van kinderen: dat hun ouders minder moe en minder gestrest zouden zijn.
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Der häufigste Wunsch der Kinder war, dass ihre Eltern nicht so müde und gestresst sein sollten.
Çok stresli olurdu.Es würde sehr stressig sein.
Çok stresli olurdu.Это было бы тяжело.
Çünkü stresli.Parce que c'est stressant.
Çünkü stresli.Porque son estresantes.
Çünkü stresli.Weil es uns stresst.