stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.오빠 요즘 스트레스 너무 많이 받았나봐..
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Luulen että olet ollut stressaantunut viime aikoina.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Ostatnio przechodziłeś przez duży stres.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Taky si myslím, že jsi byl hodně dlouho pod velkým stresem.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Νομίζω ότι τελευταία <br />έχεις πολύ άγχος.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Струва ми се, че си доста стресиран напоследък.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.Я думаю, что у тебя было много стрессовых ситуаций в последнее время.
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.أظنّ أنك كنت تحت ضغط كبير مؤخرا
Sanırım son günlerde çok stres altındaydın.ハンサムな顔にニキビまでできてるよ
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veDe spanningen van de verkoop van zijn veel groter dan de werkzaamheden op het hoofdkantoor, en,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veDet understreger, at sælge er meget større end det arbejde, der foregår på hovedkontoret, og,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veDie Belastungen des Verkaufs sind viel größer als die laufenden Arbeiten in der Zentrale, und
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veEl estrés de la venta son mucho mayores que el trabajo que se realiza en la oficina central, y,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, ve판매의 스트레스는 본사에서 일어나고 작업보다 훨씬 큰, 그리고
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veLe stress de la vente sont beaucoup plus grande que les travaux en cours au siège social, et,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veNhấn mạnh bán hàng lớn hơn nhiều so với công việc đang diễn ra tại trụ sở chính, và,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veStressiltä myynti on paljon suurempi kuin käynnissä olevan työn pääkonttorissa, ja,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veStres z predaja sú oveľa väčšie, než k práci prebiehajúcej v ústredí, a
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veStres z prodeje jsou mnohem větší, než k práci probíhající v ústředí, a
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veZdůrazňuje, že prodeje jsou mnohem větší, než k práci probíhající v ústředí, a
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veПідкреслює продажу набагато більше, ніж робота відбувається в головному офісі, і,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veПодчеркивает продажи гораздо больше, чем работа происходит в головном офисе, и,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veמדגיש מכירת גדולים בהרבה עבודת קורה במשרד ראש,,
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veوتشدد لبيع أكبر بكثير من العمل يجري في المكتب الرئيسي ، و
Satış stresleri merkez ofisinde çalışmalarını çok daha fazladır, veそれに加えて、私は旅行の問題に対処しなければ、心配
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.Ahora, si estuvieran realmente en este estudio, ya estarían probablemente un poco estresados.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.만약 여러분이 이 연구에 실제로 참여했을 때, 스트레스로 조금 지쳐있을지도 몰라요.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.Om ni nu hade varit med i studien på riktigt, hade ni antagligen varit lite stressade vid det här laget.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.Se estivessem neste estudo, provavelmente estariam um pouco stressados.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.Teraz jeśli rzeczywiście były w tym badaniu, pewnie będzie troche zestresowany.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.Тепер, якщо ви брали участь насправді в цьому дослідженні, ви, ймовірно, є в стані легкого стресу.
Şimdi, eğer gerçekten bu çalışmada bulunsaydınız muhtemelen stresli olurdunuz.たぶん少しストレスが<br/>あったでしょう
Sizden kendinizi stres stüdyosuna gelmiş birer yarışmacı olarak düşünmenizi istiyorum.Chcę was wszystkich, aby udawać, że jesteś uczestników badania mające na celu zestresować.
Sizden kendinizi stres stüdyosuna gelmiş birer yarışmacı olarak düşünmenizi istiyorum.지금 스트레스를 엄청나게 주려고 만들어진 연구에 참가했다고 상상해보세요.
Sizden kendinizi stres stüdyosuna gelmiş birer yarışmacı olarak düşünmenizi istiyorum.Я хочу, щоб ви всі зробили вигляд, що ви учасник дослідження, мета якого піддати вас стресу.
Sizden kendinizi stres stüdyosuna gelmiş birer yarışmacı olarak düşünmenizi istiyorum.研究協力者だと思って下さい 社会的ストレステストと<br/>呼ばれるものです
Size stresin yeterince takdir edilmemiş bir yanını söylemek istiyorum.Я хочу рассказать вам об одном из самых недооцененных аспектов реакции организма на стресс.
Size stresin yeterince takdir edilmemiş bir yanını söylemek istiyorum.理解されてない事を<br/>話したいと思います
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Chcem, aby ste sa zlepšili v strese.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Chcesz ci lepiej na stres.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Jag vill göra dig bättre på stress.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Quero tornar-vos melhores perante o stress.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Quiero hacerte mejor con el estrés.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum. Ve bunu az bir miktar sağladık.스트레스에 더 강해지게 하고 싶었어요. 그래서 여러분께 작은 변화를 주었죠.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum. Ve bunu az bir miktar sağladık.もしあなたが去年<br/>ひどいストレスがあると
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Я хочу, зробити вам краще при стресі.
Sizi streste daha iyi yapmak istiyorum.Я хочу, чтобы вы стали относиться к стрессу иначе.
Son derece hızlı değişen ve büyüyen bu şehir, sosyal çevremizde de büyük strese sebep olacak.이렇게 아주 빠른 속도로 바뀌고 성장하는 이 도시는 도시 환경에 아주 큰 압박을 줄텐데요.
Son derece hızlı değişen ve büyüyen bu şehir, sosyal çevremizde de büyük strese sebep olacak.Questa città che cresce e in cambiamento provocherà molta tensione negli ambienti urbani.
Son derece hızlı değişen ve büyüyen bu şehir, sosyal çevremizde de büyük strese sebep olacak.Ten ogromny wzrost miasta spowoduje napięcia w środowisku miejskim.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.그런 뒤에 10일 짜리 스트레스 요법을 받게 했죠.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.10日後 扁桃体を測定すると
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.Dann setzte man sie 10 Tage lang Stress aus.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.Imeli so jih v kletki in izmerili so jim amigdalo, nato pa so jih dali skozi desetdnevni stresni režim.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.la loro amigdala, poi gli facevano affrontare dieci giorni di regime di stress.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.leur amygdale, puis ils les ont mis à un régime de dix jours de stress.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.los tenían en sus jaulas y midieron su amígdala, y los pusieron en un régimen de estrés de 10 días.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.את השקד שלהם, והם שמו אותם במשטר דחק בן עשרה ימים.
Sonra da on günlük stres rejimine sokmuşlar.ثم وضعوها في نظام لمدة عشرة أيام مصمم للضغط عليها
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeAv en typsik stressreaktion går hjärtfrekvensen upp, och dina blodkärl drar ihop sig så här.

İlgili Sayfalar