Kuruluşundan 15 yıl sonra, Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalışan dernek" statüsü kazandı.Fem år senere ble Krützfeld etter eget ønske pensjonert, «med Førerens takk for utviste tjenester».
Fukagawa, 1963 yılında şehir statüsü almıştır.Vsevolozjsk fikk bystatus i 1963.
Satō Mançurya'nın statüsünü ve "Rusların getirmek istediği herhangi bir meseleyi" tartışabileceğini söyledi.Satō bermaksud membicarakan status Manchuria dan "masalah apa saja yang akan diangkat Rusia."
Yaygın kullanım eksikliği nedeniyle yasal statüsü belirsizdir.Karena kurangnya penggunaan secara luas status hukumnya tidak jelas.
Tamamlanan kriterlere bağlı olarak, otel bronz, gümüş, altın veya platin statüsüne erişebilir.Tergantung pada kriteria yang terpenuhi, hotel dapat meraih status perunggu, perak, emas ataupun platinum.
Dallanan seçilim fenotipik varyasyonu azaltır ve statükoyu korur.Seleksi penstabilan mengurangi variasi fenotip dan menjaga status quo.
Yahudiler (ve Hristiyanlar) zimmi statüsündeydiler.Yahudi di Surabaya pernah memiliki sinagoge (tempat ibadat).
1992 yılında üniversite statüsü kazanmıştır.Perguruan tersebut meraih status universitas pada tahun 1992.
Fuhuşun yasal statüsü ülkeden ülkeye değişir.Penegakan hukuman hudud telah bervariasi dari negara ke negara.
ABD’de resmi dini mezhep statüsündedir.Situs Resmi Gereja Melkit di Amerika Serikat.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Beberapa negara diberi "status pengamat".
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.ESA menjamin pekerja laki-laki dan pekerja perempuan dibayar sama untuk pekerjaan yang sama.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.Sedangkan menurut IUCN, burung ini berstatus LC (least concern, beresiko rendah).
Salem'in şehir statüsü kazanması 1857'de olmuştur.Steinkjer mendapatkan status kota pada 1857.
18 tanesi ise çiftlik statüsündedir.16 orang lainnya adalah anak petani.
Joseon'da bu gibi yenilikçi kişilerin statülerine rağmen tarihi bir unvan almıştır.Ia mendapat gelar sejarah dari orang yang inovatif walaupun memiliki status yang tinggi di Joseon.
Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında (1867'de) tekrar nahiye statüsüne indirilmiştir.Namun di paruh kedua abad ke-19, Belanda tidak memberi gelar tersebut lagi.
Şehir 1954 yılında şehir statüsü almıştır.Menerima piagam kota pada 1954.
Güney Georgia ve Güney Sandviç Adaları da aynı statüde bulunmaktadır.Kedaulatan Georgia Selatan dan Kepulauan Sandwich Selatan telah dipersengketakan sejak penemuannya.
Asahikawa, 1 Ağustos 1922 tarihinde kurulmuş olup 1 Nisan 2000 tarihinde çekirdek şehir statüsü almıştır.Kawasaki didirikan pada 1 Juli 1924 dan ditetapkan sebagai "kota besar" pada 1 April 1972.
Bu savaşlar sırasında Lehistan-Litvanya Birliği nüfusunun üçte birini ve büyük güç statüsünü kaybetmiştir.Selama perang ini, Persemakmuran kehilangan sepertiga populasinya dan juga statusnya sebagai negara besar.
Cook Adaları (Yeni Zelanda), 1965'te statüsü değişti.Kedaulatan kepulauan Cocos (Keeling) dipindahkan ke Australia pada tahun 1955.
1985 yılından sonra köy statüsü kaldırılmış ve mahalleye dönüştürülmüştür.Sejak tahun 1985, Desa Karangsuwung dimekarkan, dan Tukkarangsuwung menjadi desa mandiri.
Kitap Çin’de Bestseller statüsü kazandı.Cuốn sách đã nhanh chóng trở thành best-seller tại Trung Quốc.
La Palma'nın Kaliforniya'daki El Dorado Hills'le kardeş şehir " statüsü vardır.La Palma có "thành phố kết nghĩa" El Dorado Hills, California.
Göçmenlerin %10'luk kısmı, 1951 Cenevre Konvansiyonu'na göre "mülteci" statüsündeydi.Khoảng 10% là những người tị nạn được phép nhập cư theo Hiệp định Geneve năm 1951.
1994 MGIMO üniversite statüsünü aldı.Từ năm 1994 MGIMO trở thành trường đại học tổng hợp.
Kasaba statüsü 1938 yılında verilmiştir. ^ Энциклопедия Города России.Town status was granted to it in 1938, là một thành phố Nga.
1832'de yerleşim kasaba statüsüne sahip oldu ve Akmolinsk adını aldı.Năm 1832, điểm dân cư này được nâng lên cấp thị trấn và được đổi tên thành Akmolinsk (tiếng Nga: Акмолинск).
Uluslararası statüde bir geçerliği yoktur.Phiên bản quốc tế không có luật này.
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.Tầng lớp thượng lưu này còn làm nổi bật địa vị xã hội của họ thông qua nghệ thuật và văn học.
Bu kayıt altın statüye ulaşmak için bir kadın sanatçı tarafından kaydedilen ilk Tejano albümü idi.Đây là album nhạc Tejano đầu tiên được chứng nhận đĩa vàng được thu âm bởi một nữ ca sĩ.
1 Şubat 1974 tarihinde başkent Kuala Lumpur federal toprak statüsü almıştır.Đến ngày 1 tháng 2 năm 1974, Kuala Lumpur trở thành một Lãnh thổ liên bang.
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Lá cờ này không được coi là một lá cờ chính thức ở cả hai quốc gia trên bán đảo.
Şehir statüsü ise 1949 yılında verilmiştir.Nó được ban cho đặc quyền thị trấn năm 1499.
Napolyon savaşları esnasında şehrin statüsü değişir.Trong thời kỳ Chiến tranh Napoleon, địa vị của nó bị thay đổi.
Urasoe 1 Temmuz 1970 tarihinde şehir statüsü almıştır.Abiko đạt được trạng thái thành phố vào ngày 1 tháng 7 năm 1970.
Salavat 1948 yılında kurulmuş olup 1954 yılında şehir statüsü almıştır.Nó được lập năm 1948 và trở thành thành phố năm 1954.
22 Nisan 1880 tarihinde şehir statüsü almıştır.Thành thị trấn đã được cấp vào 22 tháng 4 năm 1880.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Xã hội Ai Cập đã có sự phân chia giai cấp ở mức độ cao, và địa vị xã hội đã được phân biệt rõ ràng.
Gerçek bir koruma statüsü belirlenememiştir.Không có tư liệu điển hình được bảo quản.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Các quan sát viên cũng có thể đồng hành cùng đội quốc gia.
Örnek, komünist Çin devletinin Uluslararası statüsüne aittir.Trách nhiệm đó thuộc Ủy ban Quân sự Trung ương Đảng Cộng sản Trung Quốc.
1971-72 sezonu öncesinde ise kupanın statüsü değişmiş bununla birlikte ismi de UEFA Kupası adını almıştır.Đến mùa bóng 1971-72, giải đổi tên thành Cúp UEFA.
1899 yılında kurulmuş, 1905 yılında başkent statüsünü Mombasa'dan devralmıştır.Thành lập năm 1899, thành phố được trao địa vị thủ đô từ thủ đô cũ Mombasa năm 1907.
Wadden Denizi 14 Mayıs 1987 tarihinde Ramsar alanı statüsü kazanmıştır.Biển Wadden được coi là vùng đất lầy Ramsar có tầm quan trọng quốc tế từ ngày 14 tháng 5 năm 1987.
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.23 quận đặc biệt của Tokyo cũng được tính là đơn vị hành chính cấp hạt.
Yahudiler (ve Hristiyanlar) zimmi statüsündeydiler.真宗の時代に丞相(同平章事)であった向敏中の曾孫である。
İlk olarak şunu belirtmek gerekir ki; statüko kavramının net olarak olumlu veya olumsuz bir niteliği yoktur.これに対して、ある枠組みの中で、よく振舞う (well-behaved) ならば非特異 (non-singular) または正則 (regular) であると言われる。
1893 yılında şehir statüsüne yükseldi.1893年、町は市に昇格した。
Tokyo'nun çekirdeğini oluşturan 23 özel semti şehirlere benzer bir idari statüye sahiptir.東京都23区のように区制を敷く自治体では名誉市民に相当する名誉区民の称号を制定している。
1987 yılında Goa'nın eyalet statüsü kazanmasıyla eyaletin başkenti oldu.1987年にパナジを首府とするゴア州が設置された。
Orman mahallesi statüsü korunmuştur.森の入口を守っている。
Kişinin mesleği değil statüsü önemliydi.人間時の姿ではなく、人造人間の状態だった。
8 tanesi zarar görebilir, 4 tanesi de tehlike altına girmeye yakın statüsündedir.最大で8人、主人公の周りに配置することが可能で、戦闘に参加できるのは主人公を含めて最大で4人。
2008 yılı mart ayında ise Bağlar ilçe statüsü alarak ilçe belediyesi olarak ilan edilmiştir.2008年3月 - 長生郡市合併協議会を廃止。
Şehir statüsü 1993'te verildi.1993年に市制施行された。
Kapıcıbaşı rütbesi verilerek, emekli statüsüyle 150 akçe maaş bağlandı".^ 勘定吟味役の属吏で、役高150俵。
Kinşasa aynı zamanda ülkenin on bir bölgesinden biri konumunda olup, Başkent Bölgesi statüsüne sahiptir.キンシャサは市制を敷いているが、同時にコンゴの11の州のうちの一つである。
Urasoe 1 Temmuz 1970 tarihinde şehir statüsü almıştır.その結果、1970年7月1日に市制を施行するにまで至った。