2.2 numaralı sürümü Kullanıcı Arayüz Standartları ile uyum için birçok değişiklik geçirdi.2Echipa oaspete a folosit mai multe schimbări decât permite regulamentul.
Bir triremenin standart olarak taşıdığı mürettebat, 14'ü asker olmak üzere 200 adamdır.Echipajul complet (plērōma) al unei trireme era de aproximativ 200 de oameni.
Teşkilât üyesi olan millî birimler kendi ülkelerinde standartlar konusunda en yetkili kuruluşlardır.În numele subiecților cu autoritate, ei stabilesc normele cele mai stabile ale relațiilor juridice.
Proton, Standart Modele göre kesin olarak kararlıdır.Oare protonul este absolut stabil?
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.Vodă, Asigurarea calității prin metode statistice.
Önceden yazılmış olan qed editörünün takipçisi, standart UNIX editörü ed'i geliştirdi.Editorul de texte ed a fost editorul standard pentru sistemul de operare Unix.
Gerçek sayılar standart veya standart dışı olabilirler.Busola poate fi clasică sau numerică.
Aracın istine pompası standart olarak bulunmaktaydı.Transmisia standard era cea automată.
De facto standart yazı dilini oluşturur.Prin urmare, limba standard era limba literară.
Yeni standart hemen kolayca kabul edilmedi.Acest nou sistem nu prinde imediat.
Aspartik asit (Asp, D) proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Acidul aspartic (abreviat Asp sau D), este unul din cei 20 aminoacizi proteinogeni.
Şu anki standart 1997'den beri kullanılmaktadır.Sub denumirea actuală există din 1997.
Bu kıraliteler Standart Model'de bulun kıralitelerdir.Efectele Desktopului sunt integrate în standardul KDE.
Standart zamana yaz saati düzeltmesi dahil değildir.Singapore nu respectă ora de vară și nu schimbă vara fusul orar.
Hafif metro hattında ise standart ölçü olan 1435 mm kullanılır.Tramvaiele circulă pe un ecartament standard de 1435 mm.
Bunlara standart derivasyonlar denir.Aceasta se numește derivată direcțională.
Ortalamadan 6 standart sapma uzaklıkları arasında değerlerin en aşağı %97si bulunur.Astfel, 99,73 % dintre toate valorile măsurate vor fi situate între aceste două limite.
Gitar ortalama standartların çok altındaydı.Nivelele de etiaj reprezintă media nivelelor minime.
Ancak bu çekirdek, standart sarmal galaksilerinkilere kıyasla çok daha önemli büyüklükte olur.Această cantitate este inclusă aproximativ și echivalent prezentă în greutatea unui biscuit clasic.
Bu yerel standartların çoğu LTSC grubunda temsilciler sahipler.Majoritatea localităților din zonă apartin Consilului regional Gush Etzion.
Bir merkez bankasını adlandırmak için standart bir terminoloji yoktur.Nu există forme standardizate pentru un al treilea nivel de citare.
Dijital SDTV yayınını destekleyen standartlar arasında DVB, ATSC ve ISDB bulunmaktadır.Amândouă variante pot fi transmise utilizând standardele de televiziune digitală: ATSC și DVB.
Bugün de kendisinin başkanı olduğu W3C (World Wide Web Consortium) tarafından standartları belirlenmektedir.Este actualmente director al World Wide Web Consortium (W3C), organizația ce tutelează standardele Web-ului.
Diğer yaklaşım kuantum teorisinin standart niceleme işlemi ile başlar.O altă abordare pornește de la procedurile de cuantificare canonică din teoria cuantică.
ANSI standartlaştırma işleminden sonra C dili uzun bir süre oldukça sabit kaldı, ancak C++ gelişmeyi sürdürdü.Az ANSI szabványosítási folyamatot követően, a C nyelv viszonylag állandó maradt, míg a C++ fejlődött.
İlki normal standart versiyonudur.Ez volt az első szabványosított változat.
Firefox, Acid2 adlı standartlara uyumluluk testini 3.0 sürümünden beri geçmektedir.A Firefox a 3.0-s verzió óta átmegy az Acid2 szabványkompatibilitási teszten.
Geleneksel olarak denetmenler yazarlar için anonim kalırlardı ama bu standart yavaş yavaş değişmektedir.A múltban a bírálók személye általában rejtve maradt a szerzők előtt, de ez a helyzet lassan megváltozik.
Daha birkaç on yıl önce, mikroskopistler tarafından kullanılan standart bir araçtı.Ugyanakkor még pár évtizeddel ezelőtt is közkedvelt eszköz volt a mikroszkópot használók körében.
Gunkan veya bazı diğer makimono yapımlarında ise uygun boyutta maki, standart ölçüdeki boyuttan kesilir.Gunkan és pár másféle makimono készítéséhez megfelelő méretet kell vágni egy teljes lapból.
Standart taşıt plakası 520 x 110 mm boyutlarına sahiptir.A rendszámok standard mérete 520 mm x 110 mm.
EAN-13 barkodu GS1 standartlar organizasyonu tarafından tanımlanmıştır.Az EAN-13 vonalkódot a GS1 szervezet szabványai határozzák meg.
SATA-IO 6.0 GB/s oranını standart hale getirmeyi planlamaktadır.A SATA tervezetben szerepel egy 6,0 Gbit/s-os szabvány.
Standart Java bytecode 8-bit yığın talimatları gerçekleştirir.A standard Java bájtkód 8 bites utasításokkal végez verem műveleteket.
Eski DVD yazıcıların hepsi bu yeni standartla uyumlu değildir.A régebbi DVD meghajtók többsége nem kompatibilis az új formátummal.
İstatistik bilimi içinde Q-fonksiyonu standart normal dağılım'ın kuyruk olasılığı'dır..A matematikában és a statisztikában a Q-függvény a normális eloszlás farok valószínűsége.
Standart bir soru cümlesinde will yardımcı fiili cümle başına gelir: Will you have been drinking?Amikor szolgái borral kínálták azt mondták: "Pij Saro vina!" (azaz igyál bort Sara!).
Standart Alman silahlarıyla donatılmamışlardı.Felszerelhető a szabványos USA-beli fegyverekkel.
Bir kişi standart tedavi ile düzelmiyorsa bakteri olup olmadığını öğrenmek için başka testler yapılabilir.Ha a szokásos kezelés nem eredményez javulást, további tesztek végezhetőek a baktérium kimutatására.
Son olarak ise dünya standartlarına uygun olarak 2007'de kırmızıya çevrilmiştir.Jelentősen kibővítették 2007-ben a schengeni normáknak megfelelően.
Fakülte dünya standartlarındaydı.A város „főiskolája” világszínvonalú volt.
Hattın demir yolu hat açıklığı standarttır.A nagysebességű vasúthálózat egységesen normál nyomtávú.
Avrupa standartlarındadır.Gyakorlatilag európai szabványt jelent.
Geminin deplasmanı standart olarak 11.616 metrik tondu; deplasmanı tam yükle 12.985 tona çıkabilmekteydi.Standard vízkiszorításuk 11.616 tonna, teljes terhelés mellett 12.985 tonna volt.
Ancak basınç perdesinde yapılan onarım, Boeing'in standart onarım prosedürlerine uygun olarak yapılmamıştı.A javítást a Boeing végezte el, de a nyomástartó lemezt nem az előírásoknak megfelelően rögzítették.
Ancak standart bir kullanıcı için yüksek fiyatlı bir tırpan almak manasızdır.Az átlagfogyasztó számára érthető árakat mér.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Például a molekuláris biológiában a DNS szokásos kinyerése vagy a hibridizációs reakciók során alkalmazzák.
Model bu günlerde geniş ölçüde parçacık fiziğinin Standart Modelinin destekçisi olarak kabul görüyor.Jelenleg széles körben elfogadott a részecskefizika standard modelljének egyik alapjaként.
Amerikan EPA standartlarına göre tüketimi 5.2 lt/100 km olarak ölçülmüştü.Fogyasztása az Amerikai Környezetvédelmi Hivatal mérései szerint 6,2 l/100 km autópályán.
Uluslararası Uluslararası gıda ticareti Codex Alimentarius ile standartlaştırılmıştır.A cég teljesíti az IFS Food Standard nemzetközi élelmiszerbiztonsági követelményrendszert.
Uzun mesafeli Ethernet'i destekleyen eski bir standarttır.A gyors Ethernet az eredeti Ethernet szabvány kiterjesztése.
1975: Standart manuel aktarma artık teklif edilmedi.1969: Már nem számítanak profi klubnak.
Peginterferon ve ribavirin, HCV için kullanılan standart ilaçlardır.A HCV okozta megbetegedésben általánosan alkalmazott gyógyszer a peginterferon és a ribavirin.
Standart şarjorü 8 mermi taşır.Az alapváltozat élettartama 8000 lövés.
2.2 numaralı sürümü Kullanıcı Arayüz Standartları ile uyum için birçok değişiklik geçirdi.A Könyvtár 2.0 arra törekszik, hogy a szolgáltatások fejlesztése összhangban legyen az igények változásával.
Standart sıcaklık ve basınçta oksijen çok soluk mavi renkte ve kokusuz bir gazdır.Standard hőmérsékleten és nyomáson az oxigén színtelen, szagtalan gáz.
Standart 8 mm'nin boyutu 4.8mm x 3.5mm'dir ve 1m film 264 resim içerir.A képméret 4,8 mm × 3,5 mm, és a filmszalag minden méterén 264 kép látható.
Kullanımı standarttır.Használata általános.
Standart fırlatma sistemi iki aşamalıdır.Az űrhajórendszer kétlépcsős.
Yani, standart genetik kod evrensel değildir.Ezek tehát nem nemzetközi szabványos kódok.