Ana içeriğe geç
Sözlük

standart ile cümle

standart kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
INTOSAI, bu tür standartlar geliştirmektedir.Ezen standardok egy rendszerét az INTOSAI folyamatosan fejleszti.
Uluslararası piyasada en çok satılan standart dolumu ifade eder.A legmagasabb eladási becslés alapján van rangsorolva.
Bu durumda farklı okullarda seviyelerin gösterilmesinde bir standart bulunmamaktadır.Az egységes szemlélet ugyanakkor nem zárja ki, hogy az egyes iskolákban más munkamódszer kapjon prioritást.
UEFA kriterlerine uygun standartlardadır.Az USA-ban az FDA előírásai kötelező érvényűek.
Bu biçim, 1994 yılında ISO 10918-1 adıyla standartlaşmıştır.Ennek a működését az ISO 11898-1 szabvány írja le.
Standart yer çekiminin kesin olarak değeri 9.80665 m/s2’dir.A nehézségi gyorsulás standard értéke gn = 9,80665 m/s2.
SPARC V8 IEEE tarafından standart olarak kabul edilmiştir.Utasításkészlete SPARC V8E kompatibilis.
Sebze ve Meyve üretimindede standart kaliteye ulaşılmıştır.Importált zöldségekkel és gyümölcsökkel kerülhetett hozzánk.
Standart Model teorisi elektro-manyetiği ve zayıf etkileşimleri birleştirir.A standard modell az elektrodinamikát egyesítette a gyenge kölcsönhatás és az erős kölcsönhatás elméletével.
Bu, günümüzde standart bir uygulamadır.Ez az aktuális szabvány.
Diğer seri iletişim standartları, RS-232 portları ile birlikte çalışmaz.A csatlakozó az RS-232 kommunikációs szabványt használja.
Standart tedavi Total Tiroidektomi (total thyroidectomy) olmalıdır.A pszichoaktív főalkotó minden esetben a THC (tetrahidrokannabinol).
Prunier şu anda çiftin malî durumlarının yaşadıkları yaşam standartlarına yetişmiyecek olduğunu da söyler.Bohr azon tűnődött, vajon az életfolyamatokat ugyanilyen bizonytalanságok uralják-e.
Bu, standart normal dağılımın yoğunluğudur.Ez azonosítja a normális eloszlást.
Gewehr 98 (kısaca G98 ya da Gew 98), 1898'ten 1935'e kadar Alman piyadelerinin standart piyade tüfeğidir.A Gewehr 98 (rövidítve G98, Gew 98, M98) a német hadsereg ismétlőpuskája volt a 20. század elején.
Vietnam Savaşı sırasında ABD güçlerinin standart piyade tüfeği idi.A fegyver a vietnámi háború idején vált az USA standard gépkarabélyává.
Her iki standart da hastalığın ana belirtilerini kıstaslaştırmıştır.Ezek együttesen okozzák a betegség fő tüneteit.
Yani C enerji sınıfı, binanın olması gereken azami standartları sağladığını göstermektedir.Úgy hitte, hogy a T-modell az az autó, amire bárkinek valaha is szüksége lehet.
O yıllarda metre ve kilogramın yanı sıra farklı standartlar ve ölçü birimleri de kullanılmakta idi.A másodperc, a méter és a kilogramm esetén ez már megvalósult.
İki tür saha bulunmaktadır: küçük ve standart.Kétféle témahét van; hagyományos és egyszeri.
Okur yazarlık büyük ölçüde gelişti ve standart bir edebi dil ortaya çıkarıldı.A példányszám emelkedett, és stabil olvasói bázist épített maga köré.
2000 yılının Mart'ında ise, "C99" olarak bilinen bu standart ANSI tarafından da benimsendi.Ez a szabvány „C99” néven vált ismertté, majd 2000 márciusában bekerült az ANSI szabványok közé is.
Bu standartlar T568A ve T568B olarak adlandırılır.A kábelezést TIA/EIA-568-B, vagy T568A, T568B lezárási szabvány szerint kell megvalósítani.
Standart ve Standart Uzun modellerinde bu paket seçilemez.A Standard és a Standard Long-Wheelbase változatokhoz egyáltalán nem lehetett megrendelni ezt a csomagot.
Energy Star tüketici ürünleri için uluslararası bir standarttır.Energy Star on energiatehokkaiden kuluttajatuotteiden kansainvälinen standardi.
Bu hedefleri, normları ve standartları belirler.Se tarjoaa “päämääriä, normeja ja standardeja”.
Bataryalı elektrikli araçların güvenlik meselelerine uluslararası standart olan ISO 6469 ile değinilmektedir.Sähköauton turvallisuusnäkökohtia on pohdittu kansainvälisessä ISO standardissa 6469.
Buna ek olarak, Standart Modelde kütle hala bir gizem olarak duruyor.Lisäksi massa on edelleen mysteeri standardimallissa.
Apple Music'in standart 3 aylık ücretsiz deneme sürümünü Kore kullanıcıları da kullanabilir.Maksuton kolmen kuukauden Apple Music -kokeilu nyt saatavilla.
Andorra standartlarına göre 2006 Dünya Kupası elemeleri başarılıydı.Andorran maajoukkueen tasoon nähden vuoden 2006 MM-kilpailujen karsinnat olivat menestys.
Standart Modelin tamamen çözülmemiş bazı problemleri vardır.Standardimallilla on myös ongelmia, mitä ei ole täysin ratkaistu.
Nötralino (spin-½) birkaç nötr Standart Model parçacığının süpereşinin süperkonumudur.Neutraliino (spin-½) on superpositio eräistä neutraaleista standardimallin superpartnerihiukkasista.
Standart Cauchy dağılımı 1 serbestlik derecesi bulunan Student'in t-dağılımı ile aynidir.Standardi Cauchy-jakauma saadaan myös erikois­tapauksena Studentin t-jakaumasta, kun vapausasteita on yksi.
ISO 216, dünyanın çoğu ülkesinde kullanılan kâğıt boyutlarının standartlarını belirleyen ISO kısmıdır.ISO 216 on kansainvälinen standardi, joka määrittelee papereiden koot.
Şu anki standart 1997'den beri kullanılmaktadır.Nykyinen frangi on ollut käytössä vuodesta 1997 lähtien.
Kesitlerin gözlemi standart modelle tahmin edilenden daha büyüktü.Iskunvaimennus oli säädetty normaaleja malleja jäykemmäksi.
2.2 numaralı sürümü Kullanıcı Arayüz Standartları ile uyum için birçok değişiklik geçirdi.Versio 2.2 sisälsi muutoksia, jotka paransivat käytettävyyttä.
Bütün yaşlı modeller standart Leopard 2A4'lere dönüştürülmştür.Kaikki kolme prototyyppiä pohjautuivat Leopard 2:een.
Her iki motor da Euro 5 emisyon standartlarına göre tasarlanmıştır.Nämä bussit alittivat tiukat Euro 5 -päästövaatimukset.
Ancak bu sıralama standart olmaz.Se saa siis olla normalisoimaton.
Diocletianus'un sisteminde vergiler modern standartlara göre düşüktü.Diocletianuksen uudessa järjestelmässä verotettava omaisuus laskettiin kahden uuden yksikön mukaan.
Gitar ortalama standartların çok altındaydı.Sisätilat olivat keskimääräistä ahtaammat.
Satışlar standart olarak 12 pp. m.Single myi tuplaplatinaa.
EAN-13 barkodu GS1 standartlar organizasyonu tarafından tanımlanmıştır.EAN-13-viiva­koodit määrittelee standardointi­järjestö GS1.
MPEG-1, MPEG-2, MPEG-7 ve MPEG-21 MPEG standartlarının diğer devam dizileridir.Poikkeuksena tähän ovat MPEG-7 ja MPEG-21 -standardit.
Bu standart daha sonra 1985 yılında çıkan Ethernet II adlı yeni standartla revize edilmiştir.Tarkistussumma otettiin mukaan Ethernet-standardiin 1975.
Standart Model çerçevesinde, parçacıkların birkaç farklı çeşidi vardır.Standardimallissa on monenlaisia erilaisia hiukkasia.
Standart majör dizi bu şekilde oluşur.Eräs pliosaurusten luokittelu menee näin.
Eğitim araştırmalarının etik standartlarını belirlemektir.Sotilaallisen tutkimuksen eettisiä kysymyksiä.
Standart şarjorü 8 mermi taşır.Kelluva nosturi kuljettaa 8 tuuman tykkiä.
ABD federal devletinin standart enstitüsü ise NIST'dir.Kansainvälisesti merkittävä standardeja tekevä instituutti on yhdysvaltalainen NIST.
CNC makinelerin programlanmasında iki çeşit standart söz konusu olmaktadır.NFC-protokollan mukaisessa kommunikaatiossa on aina kaksi osapuolta.
Birçok ülkede ilk olarak gümüş standartları vardı.Monissa maissa kultakantaa edelsi hopeakanta.
Traction Avant'lar günümüz standartlarına göre bile oldukça dayanıklı araçlardır.Traction Avantit ovat yhä varsin vankkoja autoja.
6 yüzlü standart bir zarda her bir yüzün gelme olasılığı 1/6'dır (%16,67).Kuusisylinterisessä mahdollisuus on siis 1/6 eli ~ 16,7 %.
Üç Friz dilinin tek standartlaşmış dilidir.Se on kolmesta friisin kielestä puhutuin.
Aracın istine pompası standart olarak bulunmaktaydı.Auton rakenne oli peruspiirteiltään tavanomainen.
Fakat standartlara uygun olmak zorundadır.Näiden yhdistelmät ovat tavallisia.
Tek katmanlı bir DVD, standart bir CD'nin yedi katı olan 4.7 GB bilgiyi saklayabilir.DVD-R on yleisin, kerran tallennettava yksipuolinen ja yksikerroksinen levy, jolle voi tallentaa 4,7 Gt dataa.
4, 5 ve 6 numaralı işlemler standart bir warez dosyasının izlediği yoldur.Kaikkiin neli- ja viisiovisiin tuli vakiovarusteeksi keskuslukitus.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod