Bu klavye modeli aynı gün yeni tanıtılan yeni nesil iMac'lerle standart hale geldi.Este modelo se convirtió en el estándar en la nueva generación de iMacs.
İyi gelişmiş bir karma ekonomisi ve yüksek standartlı bir yaşam vardır.Tiene una economía social de mercado bien desarrollada y un nivel de vida muy elevado.
ABD standart: 2-CD (iki birim olarak sayılır).El viaje a ninguna parte (2 CD).
Bu uygulama neticede daha sonraki versiyonlarda standart hale getirilirdi.Esta característica luego se volvería estándar en los modelos posteriores.
Üretilen ürünler kalite ve ekolojik açısından dünya standartlarına uygundur.Algunos productos combinan las normas equitativas y biológicas.
Standart bir zarda iki karşı yüzdeki sayıların toplamı her zaman 7'ye eşittir.En un dado de seis caras correctamente fabricado la suma de las caras opuestas es siempre igual a 7.
Mete Avunduk, radyo sunuculuğuna bir İnternet radyosu olan Standart FM'de devam etmektedir.Una novedad en el Online es que tendremos por radio al Ingeniero de Pista.
Hem senkron hem de asenkron iletimler bu standart tarafından desteklenir.Cada red o subred eran controladas por este host.
Değişken Sayısı – standart model 19 adet değişkene dayanır.Número de parámetros – el modelo estándar depende de 19 parámetros numéricos.
Konteyner boyutları ISO 6346 standartıyla belirlenmiş çeşitli farklı ölçülerde olabilmektedir.Las marcas de identificación de los contenedores están reguladas por la norma ISO 6346.
Standart şarjorü 8 mermi taşır.El cargador estándar de la PM tiene una capacidad de 8 cartuchos.
Ancak bu sıralama standart olmaz.Este diseño no llegó a ser estándar.
Harici tankın orijinali gayri resmi olarak standart ağırlık tankı olarak biliniyordu.El tanque original se conoce familiarmente como el tanque de peso estándar ó SWT (Standard Weight Tank).
Günümüzde ise bunların sayısı azalmıştır, daha çok standart ahşap kovanlar kullanılmaktadır.Actualmente sigue funcionando, con una política de descargas mucho más estricta.
Standart modelde iki tane temel fermiyon bulunur: kuark ve leptonlar.En el modelo estándar de física existen dos tipos de fermiones fundamentales, los quarks y los leptones.
Standartlaştırma 5 yıl süren bir zaman zarfında tamamlanmıştır.Cada fase toma alrededor de 5 semanas en ser completada.
Modern Standart Arapça bilgisi yer yer değişmektedir .Árabe postclásico o estándar moderno.
Seminerlerde katılımcılara "New Standart Tuning" e göre akordlanmış gitarlar kullanmaları önerilir.En las recetas clásicas recomiendan el uso de capones.
Standart Çince diğer Çin dilleri gibi tonlu bir dildir.El chino clásico es una lengua altamente aislante, más incluso que la mayoría de modernas lenguas chinas.
İyi bir iş için, basınç ve sıcaklık için standart koşulları işe dahil etmek gerekir.La buena práctica siempre incorpora las condiciones de referencia de temperatura y presión .
Silah, Polonya Silahlı Kuvvetlerin standart tabancasıdır.Es el arma estándar de las Fuerzas Armadas de Finlandia.
Tüm özellikler oldukça standartdır.Todas las emisiones siguen siendo muy comunes.
Daha yüksek eğitim kalitesi, en yüksek uluslararası standartlara cevap vermelidir.La qualità dell'istruzione superiore deve rispondere ai più alti standard internazionali.
Hayat standartlarından şikayet etme.Non lamentarti del tuo tenore di vita.
28 Ocak 2015'te ACME protokolü resmi olarak standartlaştırılması için IETF'ye gönderilmiştir.Il 28 gennaio 2015, il protocollo ACME viene presentato all'IETF per essere ufficialmente standardizzato.
Standart genetik kod aşağıdaki tablolarda gösterilmiştir.Il codice genetico standard viene mostrato nelle seguenti tabelle.
Örneğin, Boeing’in standart test arayüzü bir düğme ve birkaç ışıktan oluşur.Per esempio, lo standard della Boeing per una interfaccia di test è composta da un bottone e alcune lampadine.
Bu dosya biçimi POSIX.1-1988 ve daha sonra POSIX.1-2001 tarafından standart haline getirilmiştir.Tale formato è divenuto poi uno standard da POSIX.1-1998 e dal successivo POSIX.1-2001.
Bu buluş, GIM mekanizmasının standart modelin bir parçası olmasını sağlamıştır.La scoperta fece sì che il meccanismo GIM diventasse parte del Modello Standard.
SMTP 1970 yılları boyunca bu standartlara göre büyüdü.SMTP nacque da questi standard durante gli anni 70.
MPEG-1, MPEG-2, MPEG-7 ve MPEG-21 MPEG standartlarının diğer devam dizileridir.MPEG-1, MPEG-2, MPEG-7 e MPEG-21 sono altri standard MPEG.
J41, hem JAR25, hem de FAR25 standartlarına uyan ilk turboproptur.Il J41 fu, tra l'altro, il primo turboelica certificato sia per gli standard JAR25 che per quelli FAR25.
Yaklaşık 800 ila 900 adet eski M1909 topu geliştirilerek M1909/37 standartlarına ulaştı.Circa 800-900 vecchi M1909 vennero aggiornati allo standard M1909/37.
Kayıtlı Arapça “Uluslararası Mali Raporlama Standartları” (2003-2013).Versione autorizzata in lingua araba “International Financial Reporting Standards” (2003-2013).
Geleneksel olarak denetmenler yazarlar için anonim kalırlardı ama bu standart yavaş yavaş değişmektedir.Tradizionalmente i revisori non sono noti agli autori, ma questo aspetto sta cambiando lentamente.
Sestertius aynı zamanda standart hesaplama birimi olarak da kullanılmıştır.Il sesterzio era anche usato come unità di conto.
Yaşamın kökeni için standart bir model yoktur.In verità non esiste un modello standard dell'origine della vita.
Örneğin, klinik standartlarına göre ölü sayılan biri Yahudilk kanunlarınca henüz ölmüş sayılmayabilir.Ad esempio, uno che è morto secondo gli standard clinici potrebbe non esserlo secondo la legge ebraica.
ARJ21-700 – 70-95 yolcu kapasiteli standart model.ARJ21-700 modello base con una capacità da 70 a 95 passeggeri.
İlk standart, (DIN 1 - Konik pimler), 1918 yılının Mart ayında yayınlanmıştır.Il primo standard DI-Norm 1 "pin a cono" fu pubblicato nel marzo 1918.
3. Standart performans sıfır hata olmalıdır.Regola 3: trattamento sistematico del valore NULL.
Standart Model fermionların kütlelerini Higgs mekanizmasıyla açıklamakta.Il Modello Standard descrive le masse dei fermioni attraverso il meccanismo di Higgs.
Genellikle DIN'de birden fazla çalışma kurulu bir standartlaştırma kurulu halinde toplanır.Normalmente più comitati di lavoro sono riuniti in un comitato di standardizzazione del DIN.
Fakat standartlara uygun olmak zorundadır.Aderenza agli standard.
Bu silahların üretimi için çok ileri teknoloji ve yüksek kalite standartları gerekiyordu.La produzione di tali armi richiedeva tecnologie avanzate ed elevati standard produttivi.
Bununla birlikte, 1930'ların sonunda, standart Polonya wz.Tuttavia alla fine degli anni trenta si scoprì che l'elmetto standard polacco, l'Hełm wz.
762 adet eski M1910 topu geliştrilerek M1910/30 standartlarına getirildi.A questi si aggiunsero 762 M1910 aggiornati al nuovo standard.
Öğretim faaliyetleri KGG' nün NATO standartları çizgisine doğru geliştirilmesi amacını taşımaktaydı.Gli sforzi di tutoraggio dovevano sviluppare la KSF in linea con gli standard della NATO.
1950'lerde süpertanker diye geçen gemiler 1990 ve 2000'lerde ufak bir standart çaptadır.Le navi da pattugliamento sono solo un quarto di quello che erano nel 1990.
Eski yaşam standartına dönmek için bir kırlangıç gibi uçup Rambaldo'ya kaçacaktır.Quindi fugge via e vola come una rondine verso la sua vecchia vita da cortigiana, con Rambaldo.
Her iki motor da Euro 5 emisyon standartlarına göre tasarlanmıştır.Entrambi i motori rispettano gli standard Euro 4.
Windows Server 2008-den kod tabanı oluşturulmuş, iki sürümleri mevcuttur: Standart ve Premium.Costruito dalla base di Windows Server 2008, era disponibile in due edizioni: standard e premium.
Bu paket Sport ve LX Sport modellerinde standart bir özelliktir ve sadece LX tipinde seçenektir.L'EHP è di serie nei modelli Sport e LX Sport ed è solo un accessorio nell'allestimento LX.
Ülkenin vatandaşları dünyadaki en yüksek hayat standartlarından birine sahiptir.Il Paese ha uno dei più elevati tassi di aspettative di vita al mondo.
Daha sonra bu özellik tüm modeller için standart haline geldi.Questo sarebbe diventato uno standard per tutte le classi successive.
Standart ML (SML), çok amaçlı işlevsel programlama dilidir.In informatica, SML (Standard ML) è un linguaggio di programmazione derivato dall'ML.
24 FPS 1920lerin ortalarında sesli sinema için defakto standart olmuştu.La modalità 24p fu lo standard de facto del cinema sonoro della metà degli anni 1920.
Bu, günümüzde standart bir uygulamadır.Questo è lo standard corrente.
Sınavlar, tüm dünya'da aynı standartlar ve prosedür izlenerek disiplin ve güven içinde gerçekleşir.L'esame viene condotto e valutato in tutto il mondo seguendo i medesimi standard e alle stesse condizioni.
3G ve 2G standartlarının devamıdır.Cosa dicono le norme della 3 C e quelle successive?