Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."A lo mejor se rieron entre ellos, pero Stalin era un paranoico, aun más que mi padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Có thể giữa họ có vài tiếng cười vui vẻ, nhưng Stalin là một người bị hoang tưởng, còn nặng hơn cả bố tôi."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Forse tra di loro si sono fatti qualche risata, ma Stalin era paranoico, anche più di mio padre."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."아마 그들중 몇몇은 조금 웃었을 지도 모르겠지만, 스탈린은 피해망상증인 사람이었습니다, 저희 아버지보다도 더요.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Może w swoim towarzystwie potrafili się śmiać, ale Stalin był paranoikiem, większym nawet niż mój ojciec."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Peut être qu'ils ont bien ri entre eux, mais Staline était paranoïaque, encore plus que mon père."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Poate între ei au râs bine, dar Stalin era un om paranoic, chiar mai ceva decât tatăl meu."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Talán egymás közt nevettek néha a történteken, de Sztálin még az apámnál is paranoidabb volt."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Може би добре са се посмяли помежду си, но Сталин е бил параноик, по-голям дори от баща ми.
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."Может быть, между собой они весело смеялись, но Сталин был параноиком, даже бóльшим параноиком, чем мой отец".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."אולי בינם לבין עצמם היו להם כמה צחוקים טובים, אך סטלין היה אדם פרנואיד, אפילו יותר מאבא שלי."
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."ربما فيما بينهم كانوا قد ضحكوا قليلا، ولكن ستالين كان رجلا يتسم بجنون العظمة، أكثر من والدي حتى".
Belki aralarında birkaç kişinin güldüğü olmuştur,... ...ama Stalin babamdan bile fazla paranoyak bir adamdı."スターリンは私の父以上に偏執性の人間だった" (笑)
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.저는 스탈린이 대숙청을 시작한 초기에 구속돼서 소련에서 16개월 동안 감옥생활을 했습니다.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Așa că am fost arestată chiar la începutul epurărilor, și am petrecut 16 luni într-o închisoare rusească.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Così fui arrestata abbastanza presto durante la persecuzione e trascorsi 16 mesi in una prigione russa.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Donc j'ai été arrêtée assez tôt lors des purges de Staline, et j'ai passé 16 mois dans une prison russe.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Sztálin tisztogatásának legelején letartóztattak, és 16 hónapot töltöttem egy orosz börtönben.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Và tôi đã bị bắt vào đầu thời kì này, và trải qua 16 tháng tù ở một nhà tù Nga.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Zaaresztowano i mnie dosyć wcześnie i spędziłam 16 miesięcy w rosyjskim więzieniu.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Με συνέλαβαν πολύ νωρίς στην αρχή των εκκαθαρίσεων του Στάλιν, και πέρασα 16 μήνες σε μια ρώσικη φυλακή.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Аз бях една от арестуваните и прекарах 16 месеца в Руски затвор
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.И я была арестована в самом начале сталинских чисток и провела 16 месяцев в российской тюрьме.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.Мене арештували на початку сталінських чисток, і я провела 16 місяців у російській в'язниці.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.כך אני נעצרתי בתחילת הטיהורים של סטלין, וביליתי 16 חודשים בבית כלא רוסי.
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.لذا أنا اعتقلت في بداية التطهير الستاليني وقضيت ١٦ شهراً في السجن الروسي
Böylece Stalin düzeninin epey başında tutuklandım, bir Rus hapishanesinde 16 ay geçirdim.ロシアの監獄で16ヶ月を過ごしました 逮捕理由は私がスターリンの生命を脅かす 計画に加担したもので
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Ternyata, omong-omong, putri-putri kami adalah Stalin cilik.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Es stellte sich nebenbei heraus, dass unsere Mädchen kleine Stalins sind.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Időközben kiderült, hogy a lányaink kis Sztálinok.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Il s'avère d'ailleurs que nos filles sont des petites Stalines.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.우리 딸들이 작은 스탈린같이 느껴지더라고요.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Okazuje się, że córki mają stalinowskie tendencje.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Onze meisjes zijn zelfs kleine Stalins.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Resulta que, por cierto, nuestras niñas son pequeñas Stalins.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Thành ra, con chúng tôi thành Stalin nhí.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Tra l'altro abbiamo scoperto che le nostre figlie sono delle Stalin in miniatura.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Εν τω μεταξύ, από ότι φαίνεται, τα κορίτσια μας είναι μικροί Στάλιν.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Виявляється, що наші дівчатка - це маленькі Сталіни.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Оказва се, между другото, че нашите момичета са малки Сталиновци.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.Оказывается, кстати, наши девочки — это такие маленькие Сталины.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.מסתבר, אגב, שבנותינו הן סטלינים קטנים.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.وتبين، بالمناسبة، أن الصغيرتان صعبتا المنال بعض الشيىء.
Bu arada, öyle gözüküyor ki kızlarımız küçük Stalin gibiler.常に彼女らを引き戻し 落ち着かせる必要はあります
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.De grenzen van deze landen zijn afkomstig van Stalins decreten.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Die Grenzen dieser Länder haben ihren Ursprung in Stalins Erlassen.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Ezeknek az országoknak a határai Sztálin rendeleteiből származnak.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Granițele acestor țări se trag din decretele lui Stalin.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.이곳의 국경은 스탈린의 명령으로 정해졌죠.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.La fronteras de estos países tienen su origen en los decretos de Stalin.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Les frontières de ces pays viennent des décrets de Staline.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Những đường biến giới này xuất phát từ các sắc lệnh của Stalin.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Perbatasan negara-negara ini berasal dari keputusan Stalin.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Questi paesi nascono da decreti staliniani:
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Τα σύνορα αυτών των χωρών προέρχονται από τα διατάγματα του Στάλιν.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Границите на тези страни са очертани с постановления на Сталин.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.Границы этих стран возникли согласно указам Сталина.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.הגבולות של מדינות הללו הן תוצאה של גזירות סטלין.
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.حدود هذه الدول أٌنشأت بناء على قرارات ستالين .
Bu ülkelerin sınırları Stalin'in kararnamesine dayanır.彼は意図的に これらの国々が理にかなわぬようにしました