stabil ile cümle

stabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Una es la estabilidad lateral del edificio en su conjunto: es un elemento estructural.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Uno, è la stabilità laterale per tutto l'edificio: è un elemento strutturale.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Unul, este legat de stabilitatea laterală pentru întreaga clădire: este un element de structură.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.По-перше, забезпечує поперечну стабільність цілого будинку як структурний елемент.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Първо, тя е латералната стабилност за цялата сграда: тя е структурен елемент.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.אחת, ליציבות הצידית של כל הבניין: זה אלמנט מבני. אבל המידות שלו תוכננו לא רק לחיזוק,
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.واحد , هو الاستقرار الجانبى للمبنى بالكامل وهو عنصر هيكلي , ولكن ابعاده لم تصمم فقط لأجل الهيكل
İstikrar Anlaşmasıhttp://www.stabilitypact.orgEurópai Közösség/ Világbank Dél-kelet Európai Újjáépítési Hivatal http://www.seerecon.org
İstikrar Anlaşmasıhttp://www.stabilitypact.orgPactul de Stabilitate http://www.stabilitypact.org
İstikrar Anlaşmasıhttp://www.stabilitypact.orgPakt o stabilności http://www.stabilitypact.org
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Chú cần được nghỉ ngơi. Không được phép vào thăm.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Dia harus stabil. Pengunjung dilarang.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Er muss sich erst stabilisieren. Besuche sind verboten.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Ha bisogno di rimettersi. Le visite sono proibite.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Han är inte stabiliserad. Besökare är inte tillåtet.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Hij moet gestabiliseerd worden. Bezoekers zijn verboden.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Il a besoin d'être stabilisé. Les visiteurs sont interdits.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Trebuie sa fie stabilizat.Vizitatorii sunt interzisi.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Πρέπει να σταθεροποιηθεί. Οι επισκέπτες απαγορεύονται.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.Его состояние должно стабилизироваться. Посещение запрещено.
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.هو يحتاج ان يستقر. ممنوع الزيارة
Onun stabilize olması gerekiyor.Ziyaret yasak.スンジョはどうしてる?
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Aby dać ogólne pojęcie świat musi poradzić sobie z 20 gigatonami na rok.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Chỉ đưa ra ý tưởng, thế giới phải ổn định ở mức khoảng 20 tỉ tấn mỗi năm.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Jen pro představu, svět se musí stabilizovat na nějakých 20 giga tunách ročně.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Nur um eine Vorstellung zu geben, die Welt muss sich stabilisieren bei etwas um 20 Gigatonnen im Jahr.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Om een idee te geven: de wereld moet haar CO2-uitstoot stabiliseren rond de 20 gigaton per jaar.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Pour vous donner une idée, le monde doit se stabiliser à quelque chose comme 20 gigatonnes par an.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Sekedar gambaran, dunia harus menstabilkan 20 gigaton setiap tahunnya.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Sólo para darles una idea, el mundo tiene que estabilizarse en algo así como 20 gigatones al año.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Solo per dare un'idea, il mondo deve stabilizzare qualcosa come 20 giga tonnellate all'anno.
Sadece bir fikir vermek açısından, Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.Само за да ви дам представа - светът трябва да се стабилизира на около 20 гигатона годишно.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ayah Seung Jo sangat senang dan keadaannya makin stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ba Seung Jo rất vui, tình trạng của ông càng ổn định hơn.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Le père de Seung Jo a été heureux de l'entendre, et son état s'est stabilisé.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung JO's pappa blev lycklig så hans kondition har blivit mer stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung jo's vader was blij en zijn conditie wordt stabieler.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Seung jo's Vater ist glücklich und sein Zustand wird sehr stabil.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Tatal sau a fost fericit si starea sa a devenit mai stabila.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Ο πατέρας του Σουνγκ Τζο ήταν χαρούμενος και η κατάστασή του σταθεροποιείται.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.Его отец был очень рад, и его состояние стало стабильнее.
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.والد سيونغ جو كان سعيداً و وضعه تحسن وأصبح أكثرأستقراراً
Seung Jo'nun babası çok mutlu oldu ve durumu daha stabil hale gelmeye başladı.良くなっているのよ
Stabilize etmek program geliştirilmişIls ont écrit un programme pour stabiliser
Stabilize etmek program geliştirilmiş실험팀은 좀 더 선명하게 볼 수 있는 소프트웨어를 썼습니다.
Stabilize etmek program geliştirilmişZe schreven software om het beeld te stabiliseren
Stabilize etmek program geliştirilmişהם כתבו תוכנה שמייצבת -
Stabilize etmek program geliştirilmişكتبوا البرمجيات لتثبيت --
Stabilize etmek program geliştirilmişバスの中の録画であるのに関わらず
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.A technológia igazolta magát, hogy masszív és bővithető.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.A tecnologia estava a dar provas de ser robusta e escalável.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.De technologie bewijst zichzelf als robuust en schaalbaar.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.Die Technologie erwies sich als robust und vergrößerbar.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.저희 기술은 탄탄하고 확장성이 좋다는 것을 증명하고 있습니다.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.Kỹ thuật này đang tự chứng tỏ rằng nó tốt và có thể thay đổi.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.La technologie s'est avérée être robuste et adaptable.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.La tecnología estaba demostrando ser sólida y escalable.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.La tecnologia si stava dimostrando solida e scalabile.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.Technológia sa ukazovala ako robustná a škálovateľná.
Teknoloji, kendini stabil ve ölçeklenebilir olduğuna dair kanıtlıyordu.Technologia wykazywała się stabilnością i skalowalnością.

İlgili Sayfalar