stabil ile cümle
stabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.No transportamos gente, pero la estabilizamos, y le salvamos la vida.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Nu transportăm oameni, doar îi stabilizăm și astfel le salvăm viața.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.On ne déplace pas les accidentés avec, mais on les stabilise, et on leur sauve la vie.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.We vervoeren geen mensen, maar we stabiliseren ze en redden zo hun leven.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Wir stabilisieren die Patienten nur, retten sie aber.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Δεν μεταφέρουμε ανθρώπους, αλλά σταθεροποιούμε την κατάστασή τους, και τους σώζουμε τη ζωή.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Ми не перевозимо людей, а стабілізуємо їх і рятуємо їхні життя.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Мы не перевозим людей, но мы стабилизируем их состояние, и мы спасаем их жизни.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.Не караме хора, но ги стабилизираме и спасяваме живота им.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.אנחנו לא מעבירים אנשים, אבל אנחנו מייצבים אותם. ואנחנו מצילים את החיים שלהם.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.ونحن لا نقل الناس بها ، فكل وظيفتنا أن نحافظ على استقرار وظائفهم الحيوية و عليه يمكننا إنقاذ حياتهم.
Belki kazazedeyi taşımıyoruz, ancak durumlarını stabilize ediyor, ve hayatlarını kurtarıyoruz.命を救います これなら渋滞に巻き込まれても 歩道も走れるので
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,우리가 기후를 안정시키고 싶다면, 이런 불균형은
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,בגלל חוסר האיזון הזה, אם אנו רוצים לייצב את האקלים,
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,اختلال التوازن هذا، إن أردنا حفظ توازن المناخ،
Bu dengesizlik, eğer iklimi stabilize etmek istiyorsak,現在の不均衡の状態は 二酸化炭素濃度が 391 ppm から350 ppm へと
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.A napriek vzájomnému aerodynamickému pôsobeniu čepelí ich vrtulí, dokážu udržať stabilný let.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.A přes aerodynamické interakce rotorových listů, jsou schopné udržovat stabilní let.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.A rotorlapátok aerodinamikai kölcsönhatását leszámítva, képesek stabilan repülni.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.E, apesar das interações aerodinâmicas destas pás de propulsão, são capazes de manter um voo estável.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.E malgrado le interazioni aerodinamiche delle loro pale, il volo resta stabile.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.프로펠러 날개의 공기역학적인 상호작용에도 불구하고 안정적인 비행을 할 수 있습니다.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.Ondanks de aërodynamische interactie van de schroefbladen, slagen ze erin om stabiel te vliegen.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.Şi în ciuda interacţiunilor aerodinamice între lamelele elicelor, sunt capabili să menţină zbor stabil.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.Y a pesar de las interacciones aerodinámicas de las palas de las hélices, pueden mantener un vuelo estable.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.Και παρά τις αεροδυναμικές αλληλεπιδράσεις από τους έλικες, μπορούν να διατηρήσουν σταθερή πτήση.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.И въпреки аеродинамичните взаимодействия на тези витла, те са в състояние да поддържат стабилен полет.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.І, незважаючи на аеродинамічний взаємозв'язок ґвинтових лопатей, вони утримують рівновагу.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.Несмотря на аэродинамическое взаимодействие их лопастей, они поддерживают стабильный полёт.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.ועל אף השפעות אווירודינמיות הדדיות של להבי המדחפים, הם מצליחים לשמור על טיסה יציבה.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.وعلى الرغم من التغييرات في الديناميكية الهوائية فإن شفرات المروحية ، في مقدورها المحافظة على طيرانٍ مُستقر.
Bu pervane kantlarının aerodinamik etkileşimlerine rağmen, stabil uçusu sağlayabiliyorlar.あるにもかかわらず 安定した飛行を維持できます (拍手)
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.20기가톤 정도로 안정시켜야 합니다
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.la în jur de 20 de gigatone de emisii de carbon pe an.
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.על משהו כמו 20 ג'יגהטון בשנה
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.عشرون جيجا طن أو نحو ذلك في السنة
Dünya her yıl 20 cigatonluk bir sey stabilize etmek zorunda.世界の人口を90億人とすれば
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.A tradição é essencial para formar a estabilidade para criar famílias e formar grupos sociais coesos.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.전통이라는 것은 가족을 키우고 결속력 있는 사회적 집단을 만드는 안정성의 근간이 되기 때문에 꼭 필요합니다.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.La tradición es esencial para brindar estabilidad para formar familias y grupos sociales cohesivos.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.La tradizione è essenziale per impostare la stabilità per tirar su famiglie e formare gruppi sociali coesi.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Tradície sú dôležité ako stabilná základňa pre rodiny a formovanie súdržných sociálnych skupín.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Traditie is essentieel voor de stabiliteit om families groot te brengen en stabiele sociale groepen te vormen.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Tradycja jest ważna aby zbudować stabilność, by zakładać rodziny i tworzyć spójne grupy społeczne.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.Η παράδοση είναι απαραίτητη για την σταθερότητα τη δημιουργία οικογενειών και συνεκτικών κοινωνικών ομάδων.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.מסורת חיונית כדי לבסס את היציבות לגידול משפחות וליצור קבוצות חברתיות מלוכדות.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.إن التقاليد هامة جداً لتنظيم وتثبيت الإستقرار لتربية ونهوض الأُسر وتمثيل مُجتمعات مُتحدة.
Gelenek aileleri genişletmek ve bağlı sosyal gruplar oluşturmak için stabiliteyi sağlamak için gerekllidir.家族や社会的なつながりを維持させます ここで突然
Herşey yolunda gidiyor, ortam stabil, aradaki %4'lük farkı kar yazayım diye düşünüldü.Rozdíl 4 % je pořád rozdíl. Snadno vydělané peníze.
Herşey yolunda gidiyor, ortam stabil, aradaki %4'lük farkı kar yazayım diye düşünüldü.Wydaje się, że jest to całkiem bezpieczna sytuacja. 4% rozpiętość daje łatwy zysk.
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.전위차의 차이가 좀 더 작아집니다. 세포는 약 몇 퍼센트 부풀어서
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Perbedaan potensial menjadi sedikit kurang. Sel membengkak persentase sedikit dan kemudian semuanya stabil.
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Różnica potencjałów jest odrobinę mniejsza. Komórka nabiera wody i wszystko się stabilizuje.
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.Клетката се издува с няколко процента и след това се стабилизира. Професорът продължава:
Hücre küçük bir yüzde şişer ve sonra herşey stabilize olur.فرق الجهد يصبح أقل قليلا الخلية تتضخم نسبة قليلة
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.D'abord, fournir de la stabilité latérale à toute la construction: c'est un élément structural.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Eén, ze vormt de laterale stabiliteit voor het hele gebouw: het is een structureel element.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Jedna to stateczność boczna całego budynku: to element konstrukcyjny.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.첫번째로, 건물이 수평으로 흔들리지 않도록 잡아줍니다. 구조적인 역할을 하죠. 하지만 꼭 구조적인 이유에서만 사이즈가 결정된 것은 아닙니다.
İlki, bütün bina için yanal stabiliteyi sağlamak: bu bir taşıyıcı sistem elemanı.Uma é a estabilidade lateral do edifício, é um elemento estrutural.