stabil ile cümle

stabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Xiaomi Mi 2 güncellemeleri; stabil, geliştirici ve günlük olmak üzere üç kanaldan mevcuttur.Updates for the Xiaomi Mi 2 is available in three channels: stable, developer and daily.
1920'lerin sonunda, üretim stabil hal geldi.By the late 1920s, production stabilized.
Organomagnezyum bileşiğini stabilize etmek için siklik veya asiklik eterler gereklidir.Cyclic or acyclic ethers are required to stabilize the organomagnesium compound.
Buz marjı daha sonra buz tabakası stabilize oluncaya kadar Younger Dryas'a kadar geri çekildi.The ice margin then retreated until the Younger Dryas when the ice sheet stabilized.
Maier, Schwan-Stabilo'nun Outdoor markaları portföyüne ekledi. [2]Maier added to Schwan-Stabilo's portfolio of Outdoor brands.[9]
Stabilo markası logosu 1925'te tasarlandıLogo for the Stabilo brand, launched in 1925
1925 yılında Stabilo markası şirket tarafından piyasaya sürülür .In 1925, the Stabilo brand is launched by the company.
Oksijen eklenmesi çapraz bağlanmaya ve stabil bir film oluşumuna yol açar. [1]Addition of oxygen leads to crosslinking and formation of a stable film.[14]
Stabilizatörler tükendikten sonra OXO-biyobozunma başlar.Once the stabilisers have been exhausted OXO-biodegradation will begin.
Greyder, genelde stabilize ve şose yolların yapımında ve bakımında kullanılır.Graders are commonly used in the construction and maintenance of dirt roads and gravel roads.
Kloral ve etil glioksalat, elektron çeken grupların stabilize edici etkisini gösterir.Chloral and ethyl glyoxalate illustrate the stabilizing influence of electron-withdrawing groups.
Aerodinamik türbülansa bağlı olarak açık artırma, işaretleme stabilitesini daha da düşürür.Buffeting due to aerodynamic turbulence further degrades the pointing stability.
Bu tür stabilizasyon sistemlerinin iki versiyonu vardır: mekanik ve motorlu.There are two versions of such stabilization systems: mechanical and motorized.
Bu duruma sahip olan çoğu birey stabildir ve hormonal tedavilerle tedavi edilebilir.Most people with the condition are stable and can be treated with hormonal therapies.
Durumu stabil olarak tanımlandı.His condition was described as stable.
Takiplerde stabilse, daha fazla görüntüleme takibi önerilmez.If stable at follow-up, no further imaging follow-up is recommended.
Takiplerde stabil ise, görüntüleme takip aralığı 2-3 yıla çıkarılır.If stable at follow-up, the interval of imaging follow-up is increased to 2–3 years.
Bu adıma 'stabilize etme' denir.This step is called 'stabilizing'.
Redoks enerjilerinin bu stabilizasyonu aynı zamanda daha hızlı iyon göçünü de destekler.[1]This stabilization of the redox energies also promotes faster ion migration.[37]
Demir sülfür mineralleri, stabilite artan şekilde aşağıda sıralanmıştır:By increasing order of stability:
Dolaşım stabil mi?Ist der Kreislauf stabil?
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Es hält sich nur 1–2 Tage im Kühlschrank.
İsviçre ekonomisi dünyanın en stabil ülke ekonomilerinden biridir.Die Wirtschaft der Schweiz gilt als eine der stabilsten Volkswirtschaften der Welt.
Ayak stabildir.Stabilei aufgestellt.
Bu, dirseğin stabil olmamasının sebebidir.Ursache dafür ist die mangelnde Festigkeit der Farbbälle.
Bu nedenle devlet etkin bir şekilde rol alarak iş döngüsünü stabilize etmelidir.Daher kommt für den Staat die Aufgabe zu, den Markt zu stabilisieren.
Stabil ve hafiftir ve diğer tüm pigmentlerle uyumludur.Miscibilité ou compatibilité avec les autres pigments.
Ulaşımı stabilizedir.L'effectif demeure stable.
İyodik asit +5 oksidasyon durumunda iyot içerir ve halojenlerin saf halde en stabil okso-asitlerinden biridir.Il contient un atome d'iode à l'état d'oxydation +5 et est l'un des oxoacides d'halogène les plus stables.
Daha sonra yıldızlarına doğru göç ederek sonunda stabil bir yörüngeye yerleşirler.Puis, la planète migre vers l'intérieur de son système stellaire où elle trouve finalement une orbite stable,.
Köy yollarının bir kısmı stabilize, büyük çoğunluğu ise beton yoldur.La mayoría de ellas se orienta a poniente, hacia el Monte de la Andaya.
Stabilize yol bulunmaktadır.Queremos una situación estable.
Bu ittifakın Avrupa'nın politik stabilitesini savunması bekleniyordu.Marshall estaba convencido de que la estabilidad económica aportaría estabilidad política a Europa.
Yüksek sıcaklıklarda mekanik özelliklerini korurlar, ısıl stabiliteleri yüksektir.Una propiedad importante es el mantenimiento de las propiedades mecánicas a altas temperaturas.
Şu an stabilize yoldur.Actualmente atraviesa una fase de estabilidad.
Köye stabilize yoldan araçlarla ulaşım mümkündür.El resto de la vía es transitable con vehículos.
Köy yolu stabilizedir.Su población es estable.
Geriye kalan 7 km. ise betonlanmamış, stabilize yoldur.A una altura de sólo cuatro metros se aprecia la estructura claramente no reconstruida.
Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol stabilizedir.Es también deseable que el sistema de transporte esté en consonancia con el desarrollo urbano.
Uçuş stabilizasyonunu sağlamak için iki metot vardır.Due: Abbiate un piano di fuga di riserva.
Köye ait yollar toprak yol olup belli bir kısmı ise stabilizedir.Quello che rimane della città sono un gruppo di rovine che formano dei terrapieni.
Bu BBT’lerdeki dionlar’da stabildir fakat tamamen farklı bir sebepten dolayı.Anche i dioni nella GUT sono stabili, ma per ragioni completamente differenti.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Con il trattamento, la maggior parte delle polmoniti di origine batterica tende a stabilizzarsi in 3-6 giorni.
Diğer hadronlar stabil değildir.I permanganati non sono termicamente stabili.
Seri porta göre hızlı olmasına rağmen aynı stabiliteyi sağlayamaz.Il Palazzo può spostarsi in aria, anche se mantenendo la stessa altitudine.
İsviçre ekonomisi dünyanın en stabil ülke ekonomilerinden biridir.L'economia del Sudan del Sud è una delle più deboli del mondo.
Stabilite: Bazı virüsler genetik olarak kararsızdır ve genomları hızle biçim değiştirebilir.Стабильность : некоторые вирусы генетически нестабильны и могут быстро перестраивать свои геномы.
İsviçre ekonomisi dünyanın en stabil ülke ekonomilerinden biridir.Экономика Швейцарии является одной из наиболее стабильных в мире.
En stabil ksenon bileşiklerinden biridir.Одно из самых устойчивых соединений ксенона.
Genellikle lateral stabilize sorunları sıklıkla görülmektedir.В целом перспективы троллейбуса выглядят стабильными.
Diğer 12 mahallenin yolları stabilizedir.Остальные 12 дворов пустеют.
Buzdolabında 1-2 hafta stabil kalır.Допустимо хранение 2—3 дня в холодильнике.
Köyün içindeki yollar daha çok stabilizedir.Положение на селе было более стабильным.
Çayırözü mahallesinden 21 km'lik stabilize yolun sonundan 1-2 saatlik yürüyüşle ulaşılmaktadır.От места падения до штурмового лагеря оставалось один-два часа ходьбы.
Ayak stabildir.Динамика устойчивая.
Köye ve mezralara ulaşım, stabilize yollardan sağlanmaktadır.Солнце и Земля использовались для стабилизации курса.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.تستقر معظم أنواع الإصابة بالالتهاب الرئوي البكتيري مع العلاج خلال 3-6 أيام.
İsviçre ekonomisi dünyanın en stabil ülke ekonomilerinden biridir.اقتصاد سويسرا هو واحد من الإقتصادات الأكثر إستقرارا في العالم.
Son derece stabil bir yağdır.وهي اشعة شديدة النغاذية.
Diğer hadronlar stabil değildir.السراب الادنى ليس مستقرة.

İlgili Sayfalar