stüdyoya ile cümle
stüdyoya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aralık'ta yeni albümlerini kaydetmek için stüdyoya girerler.2002 májusában vonultak stúdióba rögzíteni következő albumukat.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.A szomszédos ház szintén a stúdió tulajdona, ahol az épp ott dolgozó zenészek szállhatnak meg.
Grup 2009 yılında ilk albümü çıkarmak için stüdyoya kapandı.A zenekar 2009 végén tért vissza a stúdióba, hogy felvegye az albumot.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Kun Nina saapuu tanssistudiolle, hän näkee Lilyn esiintyvän joutsenkuningattarena.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Ei koskaan ollut käytössä kentällä.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."Hän siirtyi myöhemmin työskentelemään Abban studioille.
Grup bu yüzden ikinci stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya girdi.Η νέα αυτή σύνθεση μπήκε στο studio για να ηχογραφήσει το δεύτερο studio album της.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Δεν τον είχα ξαναδεί στο θέατρο.
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Οι Queen επέστρεψαν στο στούντιο για να ηχογραφήσουν τον τέταρτο τους δίσκο.
Stüdyoya girdi ve şarkıyı dizi için kaydetti.Έτσι λοιπόν αναγκάστηκε να μπει στο στούντιο και να το τραγουδήσει.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Det var et tidspunkt hvor jeg ikke ville tilbage i studiet...
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Slayer vendte tilbage til studiet for at indspille deres fjerde studiealbum.
Slayer 1989'da yapımcı Andy Wallace ile birlikte beşinci stüdyo albümlerini kaydetmek için stüdyoya girdi.Slayer vendte tilbage i studiet sammen med produceren Andy Wallace for at indspille deres femte studiealbum.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Pige i atelieret.
Stüdyoya Skrillex ile girdiğini söyledi.Han er gengivet i xylografi.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.De nærliggende husene ble også eiet av selskapet og ble brukt for å huse musikere.
Aralık'ta yeni albümlerini kaydetmek için stüdyoya girerler.Bandet gikk i mai i studio for å spille inn sitt andre album.
Jay, sonuç olarak her gün stüdyoya girdi, birkaç şarkı söyledi ve şarkıları yazdı.Når han hadde tid dro han til studioet og spilte og sang inn sangene hans.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Mereka masuk ke ruang studi.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.Target berikutnya adalah pusat komando dan komunikasi.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Khi đến trường quay, cô ấy thấy Lily đang nhảy vai Nữ hoàng Thiên nga.
Stüdyoya girdi ve şarkıyı dizi için kaydetti.Chúng tôi vào phòng thu để thu âm bài hát.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.スタジオ近隣の家々も同社によって所有され、ミュージシャンの宿泊に使用された。
Ben henüz stüdyoya girmedim.だけど、1回もスタジオに来たことがないじゃないか。
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.スタジオに登場することもあった。
Jay, sonuç olarak her gün stüdyoya girdi, birkaç şarkı söyledi ve şarkıları yazdı.スプーはそのスタジオにいたおにいさん、おねえさん、子供たちと毎日楽しく歌うようになる。
Ayrıca albüme yeni şarkılar kaydetmek için stüdyoya gidileceğinin düşünüldüğünü de ekledi.また同時にバンドはスタジオ入りして新アルバム製作中であると発表。
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.俺とアーネストは自分たちで直接スタジオの中に入ろうって決めたんだ。
Ben henüz stüdyoya girmedim.在作品中还没有现身过。
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.後任工部行走。
4 Temmuz 2011'de Madonna'nın menajeri Guy Oseary Madonna'nın albüm kayıtları için stüdyoya girdiğini duyurdu.2011年7月4日,麥當娜的經紀人Guy Oseary,指麥當娜已經在錄音室開始為新專輯進行錄製。
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.바로 스튜디오로 돌아가는 것이었다.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...לזמן מה, אני לא רציתי לחזור לעבודה באולפן...
Beni bunun için stüdyoya çağırdılar ve şarkı verdim."אז הלכנו לסטודיו ויצרנו את השיר".
Ben henüz stüdyoya girmedim.מעולם לא נכנס לייצור.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.סמוך למחלף נמצא מרכז הבקרה והשליטה של החברה.
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Слейър се завръщат в студиото за записите на четвъртия си албум.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.Боекомплектът е разположен в отделението за управление и бойното отделение.
Slayer 1989'da yapımcı Andy Wallace ile birlikte beşinci stüdyo albümlerini kaydetmek için stüdyoya girdi.Слейър влизат в студио със съпродуцент Анди Уолъс през 1989 г. за записите своя пети студиен албум.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Ние решихме да опитаме и да следваме тази схема.
Bitişikteki ev de stüdyoya ait olup müzisyenleri ağırlamak için kullanılmaktadır.Горната част на къщата му бива приспособена за обсерватория.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Otada se nije pojavljivao u kazalištu.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Ulaz u studij.
Evanescence albümün kayıtlarına başlamak üzere 22 Şubat'ta stüdyoya girdi.Evanescence vstúpili do štúdia 22. februára a začali nahrávať.
NBC senaryoyu put pilot olarak satın aldı, yani bölüm çekilmezse kanal stüdyoya bir miktar ceza ödeyecekti.NBC kúpila nápad ako put pilot, čo znamenalo, že riskujú penále, ak by sa pilotný diel nenatočil.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.Nina sa zobudí neskoro a uteká na nácvik, kde zbadá Lily ako tancuje jej rolu Labutej kráľovnej.
Sonra stüdyoya gittik.Potom som pracoval v kancelárii.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.Zgornja postaja je dostop do stroja in kontrolne sobe.
Albüm kayıtları sırasında grubun yıllardır görüşmediği Syd Barrett stüdyoya girmiştir.Med snemanjem plošče je Syd Barrett obiskal svoje stare znance v studiu.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Pakeliui užsuko pas gydytoją.
Aralık'ta yeni albümlerini kaydetmek için stüdyoya girerler.Gegužę jie išvyksta į šio albumo turą.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Ta tuli stuudiosse, et vaadata mis toimub.
Artık stüdyodadır. Vermeer onu stüdyoya almıştır, birliktelerdir.소녀가 작업실에 들어옵니다. 둘이 작업실에 같이 있는 상태죠.
Artık stüdyodadır. Vermeer onu stüdyoya almıştır, birliktelerdir.Так она попадает в мастерскую, он добился своего.
Artık stüdyodadır. Vermeer onu stüdyoya almıştır, birliktelerdir.היא בסטודיו. הוא הכניס אותה לסטודיו והם ביחד.
Artık stüdyodadır. Vermeer onu stüdyoya almıştır, birliktelerdir.هي الآن في الأستوديو. فقد أتى بها إلى الأستوديو والآن هم سوية
Artık stüdyodadır. Vermeer onu stüdyoya almıştır, birliktelerdir.画家は彼女を描くことにします
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Des fois j'ai besoin d'elle au bureau et il a besoin d'elle à l'atelier le même jour.
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Es como, tengo que llegar a la oficina, y el tiene que llegar al estudio el mismo día.
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Io la devo portare in ufficio e lui la deve portare in studio nello stesso giorno.
İlgili Sayfalar