stüdyoya ile cümle
stüdyoya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.같은날에 그녀가 저와 일하게 해야되고, 그 역시도 그녀와 함께 일해야 되는 거죠
Ben Diana'yı ofise sokmaya çalışıyorum, o da aynı gün, onu stüdyoya sokmaya çalışıyor.Είναι σαν να πρέπει να την πάω εγώ στο γραφείο, και αυτός να πρέπει να την πάει στο εργαστήριο την ίδια μέρα.
Ben sürekli stüdyoya gidip parçaları ölçüyorum, sonra da hemen bilgisayar başına geçiyorum.A cada rato corro al estudio, tomo medidas y regreso a la computadora
Ben sürekli stüdyoya gidip parçaları ölçüyorum, sonra da hemen bilgisayar başına geçiyorum.Corro sempre in studio a misurare i pezzi e poi torno al computer.
Ben sürekli stüdyoya gidip parçaları ölçüyorum, sonra da hemen bilgisayar başına geçiyorum.Je cours toujours au studio pour mesurer des pièces et retour ensuite devant mon ordinateur.
Ben sürekli stüdyoya gidip parçaları ölçüyorum, sonra da hemen bilgisayar başına geçiyorum.저는 항상 스튜디오를 뛰어다녀요. 치수를 재고, 다시 컴퓨터로 돌아왔다가..
Ben sürekli stüdyoya gidip parçaları ölçüyorum, sonra da hemen bilgisayar başına geçiyorum.Πάντα πηγαίνω στο εργαστήριο, μετρώντας κομμάτια, και επιστρέφω στον υπολογιστή.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Als je vroeger een nummer op een plaat wilde zetten, had je een studio en een producent nodig.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Antes, se quiséssemos gravar uma canção, precisávamos de um estúdio e de um produtor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Avant, pour faire une chanson, vous aviez besoin d'un studio et d'un producteur.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Înainte, dacã voiai sã scoţi un disc cu o nouã melodie aveai nevoie de un studio şi de un producãtor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Katsokaas, ennen oli niin, että jos halusi levyttää kappaleen, tarvitsi studion ja tuottajan.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.아시다시피, 만약 여러분이 음반을 취입하고 싶었다면 여태까진 스튜디오와 프로듀서가 필요했었습니다.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Verán, solía ocurrir que si querías hacer un disco de una canción, necesitabas un estudio y un productor.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Wiecie, zwykle było tak, że jeśli chciałeś nagrać piosenkę potrzebowałeś studia i producenta.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Βλέπετε, παλιά αν ήθελες να κάνεις ένα τραγούδι δίσκο, χρειαζόσουν ένα στούντιο και έναν παραγωγό.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Например, раньше, если вы хотели записать песню, вам нужны были студия и продюсер.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.Преди време, ако искахте да запишете песен, трябваше да имате студио и продуцент.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.פעם, כשרצית להקליט שיר, היית צריך אולפן ומפיק.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.كما ترون، كانت العادة إذا رغبت بتسجيل أغنية، تحتاج استديو و منتج.
Bildiğiniz gibi, bir şarkı kaydetmek istediğinizde, bir stüdyoya ve bir prodüktöre ihtiyaç duyardınız.スタジオとプロデューサーが必要だったけど 今は ラップトップが必要だ
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Allo studio l'ho buttata lì come un "Romeo e Giulietta su una nave".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Dem Filmstudio habe ich das als "Romeo und Julia auf einem Schiff" verkauft.
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Du vet, jag gick och sålde det till studion som "Romeo och Julia på ett skepp".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Elmentem a stúdióhoz és azt mondtam, hogy ez egy szerelmi történet,
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Ik verkocht het aan de studio als: "'Romeo en Juliet' op een schip".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.I ved, jeg tog ud og fremlagde det for studiet som "Romeo og Juliet" på et skib:
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.저는 스튜디오 측에 이 영화를 "선상의 로미오와 줄리엣"이라 선전했어요.
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Saben, fui y lo vendí al estudio como "'Romeo y Julieta' en un barco".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Știți, am mers și am prezentat-o la studio ca "Romeo și Julieta pe o navă".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Syötin sen studiolle muodossa "Romeo ja Julia" laivalla.
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Tôi đến và diễn thuyết về nó cho cả studio nghe về một chuyện tình Romeo và Juliet trên một con tàu.
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Víte, příšel jsem do studia a prodal jim to jako "Romeo a Julii na lodi".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Vous savez, je suis allé résumer ça au studio comme "Roméo et Juliette sur un bateau"
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Wiecie, poszedłem do wytwórni i sprzedałem ten film jako '"Romeo i Julia" na statku"
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Την παρουσίασα στο στούντιο, ως τον Ρωμαίο και την Ιουλιέτα επάνω σε ένα πλοίο.
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Знаете ли, представих го на студиото като "Ромео и Жулиета на борда на кораб."
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Знаете, я его представил студии как "Ромео и Джульетта на корабле".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Знаєте, я предствавив його студії як "Ромео та Джульєту та кораблі."
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.אתם יודעים, הלכתי ומכרתי את זה לאולפנים כ-"רומיאו ויוליה על ספינה".
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.لقد قدمت الفلم للاستديو على انه قصة " روميو وجوليت في سفينة "
Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.「壮大なラブロマンスなんだ」と
Hakkı görünmüyordu, çünkü bundan sonra bir süre için stüdyoya uzak tutulması그것이 바로 보이지 않았기 때문에 나는 그 후 몇 시간 동안 스튜디오에서 멀리 보관
Hakkı görünmüyordu, çünkü bundan sonra bir süre için stüdyoya uzak tutulmasıظللت بعيدا عن الاستوديو لبعض الوقت بعد ذلك ، لأنه لا يبدو الحق في
Hakkı görünmüyordu, çünkü bundan sonra bir süre için stüdyoya uzak tutulması私は貧しいチャッピーの悲しみを侵害する。それに、私はその看護婦を言うためにバインドされています
(kahkahalar) Bilirsiniz, stüdyoya gittim ve "Romeo and Juliet bir gemide" gibi filmi pazarladım.Fui ao estúdio e vendi-o como o "Romeu e Julieta" num navio:
O zaman stüdyoya gidelim..Allora, andiamo allo studio.
O zaman stüdyoya gidelim..Alors, allons au studio.
O zaman stüdyoya gidelim..Dann lasst uns ins Studio gehen.
O zaman stüdyoya gidelim..Kalau begitu,ayo kita ke studio.
O zaman stüdyoya gidelim..Laten we dan naar de studio gaan.
O zaman stüdyoya gidelim..Låt oss då gå till studion.
O zaman stüdyoya gidelim..Sa mergem inapoi la studio .
O zaman stüdyoya gidelim..Vậy mình đến studio nhé.
O zaman stüdyoya gidelim..W takim razie chodźmy do studia.
O zaman stüdyoya gidelim..Τότε, ας πάμε στο στούντιο.
O zaman stüdyoya gidelim..Тогда пошли в студию.
Peki onu nasıl stüdyoya getireceğiz?Bagaimana kita membuatnya berada di studio si pelukis?
Peki onu nasıl stüdyoya getireceğiz?Come la facciamo entrare nello studio?
Peki onu nasıl stüdyoya getireceğiz?Comment la faire entrer dans l'atelier ?
İlgili Sayfalar