stüdyoya ile cümle

stüdyoya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben henüz stüdyoya girmedim.Nunca estuvo en el Instituto.
Williams, Fransız grup Daft Punk'ın Random Access Memories albümü için stüdyoya girdi.Williams prestó su voz para el dúo francés Daft Punk para el álbum Random Access Memories.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."«Muy pronto entramos en el estudio».
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Estoy ansiosa por regresar al estudio.
4 Mart 2009'da grup yeni albümlerini kaydetmek için stüdyoya gireceklerini duyurdu.El 4 de febrero de 2014, la banda anunció que van a ir al estudio, para la grabación de un nuevo álbum.
Ertesi gün stüdyoya gittim ve şarkının sözlerini dört dakika içinde bitirdim.Il giorno dopo mi trovavo in studio e ho buttato giù la canzone in poco più di quattro minuti.
Ondan sonra doğruca stüdyoya gittik."Subito dopo si dedicò allo studio.
Sonra stüdyoya gittik.Poi sono andato al negozio.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Parte poi all'avventura per cercare di fermarlo.
Ancak, talebeler hiçbir zaman stüdyoya giremediler."Purtroppo, la rivista non è mai arrivata nelle edicole.».
2012 başında Green Day stüdyoya girdi.Entra nel mondo del porno all'inizio del 2012.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Dylan e il gruppo ritornarono nello Studio A il giorno seguente.
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Slayer вернулась в студию для записи четвёртого студийного альбома.
Ertesi gün stüdyoya gittim ve şarkının sözlerini dört dakika içinde bitirdim.На следующий день я была в студии и написала песню приблизительно за 4 минуты.
Sonra stüdyoya gittik.Потом мы пошли на студию.
Bu sırada kalabalık bir hayran grubu stüdyoya geliyor ve partiye başlıyorlar.В этот момент, в студию забегает толпа людей и начинает танцевать.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.На работу ходил пешком.
Beni bunun için stüdyoya çağırdılar ve şarkı verdim."И мы пошли в студию и начали работать над этой песней."
Grup bu yüzden ikinci stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya girdi.Затем группа вернулась в студию, чтобы записать свой второй альбом.
2 yıl aradan sonra Death grubu stüdyoya girer ve Individual Thought Patterns albümünü çıkarır.Он также выступал в группе Death и участвовал в записи их альбома Individual Thought Patterns.
4 Mart 2009'da grup yeni albümlerini kaydetmek için stüdyoya gireceklerini duyurdu.4 марта 2009 года группа объявила о своём возвращении в студию для записи новых песен.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Я хотела бы отправиться на студию и понаблюдать за ним.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Я беспокоюсь о том, что мне нужно вернуться в студию.
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Slayer retornou ao estúdio para gravar o seu quarto álbum.
Mayıs 2016'da Idolator, Gaga'nın Ronson, BloodPop ve Parker ile stüdyoya girdiğini duyurdu.Em Maio de 2016, foi divulgado pelo Idolator que Gaga estava em estúdio com Ronson, BloodPop e Kevin Parker.
Slayer 1989'da yapımcı Andy Wallace ile birlikte beşinci stüdyo albümlerini kaydetmek için stüdyoya girdi.O Slayer retornou ao estúdio com o co-produtor Andy Wallace em 1989, para gravar seu quinto álbum.
Stüdyoya girdi ve şarkıyı dizi için kaydetti.Era entrar no estúdio e tentar fazê-lo cantar.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Estou ansiosa para retornar ao estúdio.
Yaşadığı kayıpla başa çıkmak için stüdyoya döndü ve şarkı yazdı.Ela voltou ao estúdio e escreveu música para lidar com a perda.
Stüdyoya, yönetici yapımcı olan Todd Howard öncülük yapmaktadır.De studio staat momenteel onder leiding van producent Todd Howard.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Ook gingen ze samen de studio in.
Ellen DeGeneres, Gaga'yı stüdyoya davet ederken sebzelerden yapılmış bir bikini giydi.Tijdens het optreden bij Ellen Degeneres was Gaga verkleed als balletdanseres.
Grup bu yüzden ikinci stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya girdi.De band ging de studio in voor een tweede album.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Ze verlaten de studio en praten bij.
Aynı yıl Şirinler filmi için şarkı söylemek üzere stüdyoya girdi.Hetzelfde jaar speelde hij in de film A time to sing.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Przez jakiś czas nie chciałem wracać do studia...
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Pojechałem na stadion.
05 Ekim 2010 tarihinde yeni albümleri için stüdyoya girdiklerini açıklamışlardır.Zaznaczył również, że 15 października 2010 zbiorą się w studiu, by rozpocząć nagrania.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Do seminarium już nie powrócił.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Pewnego dnia Paluszek oświadczył, że pragnie zwiedzić świat.
Grup 1997'de stüdyoya girdi ve ilk albüm kayıtlarına başladı.W roku 2001 powrócili do swojego rodzinnego kraju i zaczęli pierwsze próby nagrań.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.Vid norra sidan står ett driftlednings- och kontrolltorn.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Entréparti till byggnaden.
3 yıllık bir aradan sonra, grup yeni bir albüm için stüdyoya girme kararı aldı.Nästan tio år senare dök möjligheten upp att spela in ett nytt studioalbum.
Dave Mustaine, grubun yeni bir albüm için 2015 Ocak ayında stüdyoya gireceğini belirtmiştir.Våren 2011 tillkännagav Dave Mustaine att bandet ska ge ut ett nytt album under 2012.
Slayer dördüncü stüdyo albümünü kaydetmek için stüdyoya geri döndü.Slayer повернулися до студії для запису четвертого студійного альбому.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Деякий час працював завідувачем клубу.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Виступав на естраді.
Beni bunun için stüdyoya çağırdılar ve şarkı verdim."І ми пішли в студію і почали працювати над цією піснею".
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Jednoho dne jí Ester zavolala a požádala o schůzku.
Ben henüz stüdyoya girmedim.Do studia totiž nechodí.
Stuart ve ben bir gün stüdyoya gelmesini rica ettik.Stuart și cu mine l-am chemat în studio într-o zi.
Stüdyoya girdi ve şarkıyı dizi için kaydetti.Am mers în cabină pentru a înregistra cântecul.
Biz stüdyoya gitmeye ve bunu denemeye karar verdik.Ne-am dus la studio și am început să lucrăm.
Ertesi gün genç bir kız kılığında stüdyoya geri dönecek ve şansını yeniden deneyecektir.Într-o zi, fata blândă a plecat în lume să își încerce norocul.
Stüdyoya bitişik oda kontrol ve kumanda odasıdır.Turnul de control este lângă pistă și platformă.
Ricayı kabul ettikten sonra Clemons, New York'a gitti ve gece yarısı Manhattan'daki stüdyoya ulaştı.Miután Clemons elfogadta a felkérést, New Yorkba utazott, és éjfélre ért oda a manhattani stúdióba.
Ertesi gün stüdyoya gittim ve şarkının sözlerini dört dakika içinde bitirdim.Másnap, amikor a stúdióban voltam körülbelül négy perc alatt megírtam a számot.
Stüdyoya girdiğinde, yokluğunda Lily'nin Kuğu Kraliçesi olarak dans ettiğini görür.A próbára beérve Lilyt látja a hattyúhercegnő szerepét táncolni.
Sonra stüdyoya gittik.Később stúdióban dolgozott.
İlgili Sayfalar