stüdyoda ile cümle

stüdyoda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sahneler stüdyoda her biri 500 kişiden oluşan üç izleyici grubuyla çekildi.Las escenas se filmaron en un estudio con tres audiencias, cada una compuesta por 500 personas.
İlk Sovyet sesli filmi Yaşama Bilet'de bu stüdyoda 1933 yılında çekilmiştir.La primera película sonora soviética, Billete para la vida, se hizo aquí en 1931.
Stüdyodaydık, bu şarkıyla uğraşıyordu ve bana dedi ki, 'Eva, bu şarkıyı benimle yapmak ister misin?'Lo llamé sólo para decir, 'Hey, hombre, tienes que escuchar esta canción.
Üç yıl sonra ise ilk renkli film Grunya Kurnakova gene bu stüdyoda çekilecekdir.Cinco años después, la primera película soviética en color, Grunya Kurnakova.
Stüdyoda birçok sorun yaşandı.Hubo un accidente en nuestro estudio.
Günümüz de çalışmalarını bu stüdyoda devam ettirmektedir.Este sistema persiste hasta nuestros días en esta casa de estudios.
Demo versiyonunda konuk sanatçı olarak stüdyoda kimse yoktu.No hubo velatorio, por petición de la actriz.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Volvió con él para el último capítulo de la serie.
West genelde geceleri çalıştı ve stüdyoda uyudu.Por lo general, se relaja en el departamento de Nitta y duerme en la escuela.
Jane ve Jeff Purse ile stüdyoda başarılı bir iş çıkardıklarını görünce kendilerine Snakehips adını verdiler.Dopo aver lavorato in studio con Jane e Jeff Purse, i due decisero di chiamarsi Snakehips.
Şarkının müzik videosunda Noll ve Bassingthwaighte stüdyoda şarkıyı kaydederlerken görülürler.Il video musicale mostra Noll e Bassingthwaighte mentre registrano la canzone.
Bir kısmı stüdyoda çekilen fotoğraflarda görülebilir.Oppure no. Vengono presentati in studio.
Clemons da Florida'daki evinden Manhattan'a uçtu ve bir stüdyoda gece yarısı kendi bölümünü kaydetti.Così Clemons prese un aereo per New York e raggiunse lo studio di registrazione a Manhattan verso mezzanotte.
Bu arada birçok stüdyoda çalışmalarını sürdürdü.Si mantiene agli studi facendo diversi lavori.
Tamamen stüdyoda birlikte çalıştıkları ilk albümdür.È il loro primo album studio completo.
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.Riprese quindi gli studi privatamente.
Şu an herkes stüdyoda koşturuyor, bu inanılmaz derecede heyecan verici.Riesce a trovare divertimento in qualunque cosa, e il suo entusiasmo è incredibilmente contagioso.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Ed infine, dovranno esibirsi in uno spettacolo comico davanti ad un pubblico.
Stüdyoda televizyon programı için çekime hazırlanıyorlar.В студии идёт подготовка к передаче.
Ray, kızlar ve bando küçük stüdyoda .... yaşar.Рэй, девчонки и группа жили в маленькой студии, никого лишнего.
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.И пояснил: «Они постоянно путешествуют по иным мирам, всегда попадая в неприятности.
Eylül 1995'te, grup ikinci stüdyo albümünün kaydına stüdyoda başladı.В сентябре 1995 года группа приступила к работе над своим вторым студийным альбомом.
1984'te Toronto'da üç parçası stüdyoda kayıt edildi.В 1984 году закрыта студия в Тулузе.
Filmin başlangıçlarında stüdyoda filmin yönetmeni Barry Levinson kamerasıyla gözükmektedir.В начальной сцене на киностудии в камео можно увидеть спину режиссёра Барри Левинсона.
Stüdyodaydık, bu şarkıyla uğraşıyordu ve bana dedi ki, 'Eva, bu şarkıyı benimle yapmak ister misin?'Я позвонил ему и сказал: "Эй, парень, ты должен услышать эту песню.
Bu barın sahneleri stüdyoda çekilmiştir.Сцены в помещениях были сняты на студии.
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.Он отправил их обратно в студию.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.Лучники любят проводить время в мастерской.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.تم اختصار هذه الفصول في مشهد استرجاعي في الحلقة الأخيرة.
Fakat sürekli deneyimliyoruz ve çalıştığımız stüdyoda ne kadar alet varsa kullanıyoruz.Mas sempre estamos experimentando e usando qualquer equipamento que tiver no estúdio em que trabalhamos.
Rowland bu söylentilere, o dönem tekrar beraber stüdyoda olduklarını belirterek yanıt verdi.Rowland respondeu a tais rumores, anunciando que estavam de volta ao estúdio juntas.
Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Ele lembrou que tocou guitarras, e seus dedos sangraram durante as longas horas que passou no estúdio.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Os ensaios e gravações ocorreram de 30 de novembro a 11 de dezembro de 1964, inteiramente em estúdio.
Sahneler stüdyoda her biri 500 kişiden oluşan üç izleyici grubuyla çekildi.As cenas foram filmadas em um estúdio com três platéias, cada uma composta por 500 pessoas.
28 Mart 2012'de Kaliforniya'daki bir stüdyoda çekimlere başlandı.As sessões de gravação ocorreram na semana de 28 de março de 2012, em um estúdio localizado na Califórnia.
Clemons da Florida'daki evinden Manhattan'a uçtu ve bir stüdyoda gece yarısı kendi bölümünü kaydetti.Então, Clemons voou da Flórida até Nova Iorque, chegando ao estúdio em Manhattan pela meia-noite.
Albümün kayıtları on ayrı stüdyoda yapıldı.A gravação do álbum foi realizada em dez estúdios diferentes.
Klip çekimleri stüdyoda gerçekleştirilmiştir.No entanto, outras sequências chaves ocorreram no estúdio.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Foi a última canção a ser trabalhada em estúdio.
Hem stüdyoda hem de canlı performanslarda grubu The Violators'a eşlik eder.Em suas performances ao vivo e em estúdio, é acompanhado pela banda The Sleeping Souls.
Albüm Haziran 2007'de tamamlandı ve New York'ta bir stüdyoda ana kopya işlemleri tamamlandı.O álbum foi completado em Junho de 2007 e masterizado no mês seguinte, em um estúdio de Nova Iorque.
Stüdyoda birçok sorun yaşandı.Houve um acidente em nosso estúdio.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.Eu gosto de trabalhar rápido no estúdio.
Şu an herkes stüdyoda koşturuyor, bu inanılmaz derecede heyecan verici.E durante o desenrolar do espetáculo, tudo o que existe de mais incrível acontece.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.De meest bewierookte plaat van The Beatles, Sgt.
İlle De Sen'in klibi Tülay İpak yönetmenliğinde stüdyoda çekilmiştir.Here's "Zmiv" Beware! werden opgenomen in de TVO-studio te Zwolle.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Hierna werd de scène nogmaals in een studio opgenomen.
İklimden dolayı filmin Salt Lake'teki stüdyoda çekilmesini planlıyordu.Opnamen vonden plaats in The Plant Studio te Sausalito.
1984'te Toronto'da üç parçası stüdyoda kayıt edildi.Tegenwoordig (2014) zijn op de lijst drie objecten uit Estland ingeschreven.
Stüdyoda hep biri tarafından izlenir.Deze scholing wordt altijd bij Eljakim IT gegeven.
Daha sonra stüdyoda çalışmış birçok yönetmen bu durumdan anılarında bahsedeceklerdir.De resultaten van deze peiling worden daarna in de studio besproken.
Bu barın sahneleri stüdyoda çekilmiştir.De binnenscènes werden opgenomen in een studio.
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.Powiedział: „Cały czas pracuję, cały czas jestem w studio.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Próby i nagrania odbywały się od 30 listopada do 11 grudnia 1964, w całości w studiu.
Prawn Adasındaki InterGlobal Films adlı stüdyoda çekimler yapmaktadır.Oprócz tego na wyspie znajduje się studio Interglobal Films.
Bu barın sahneleri stüdyoda çekilmiştir.Da!" i pokazywana w Barze Studio.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Ponownie zakończył sezon na czwartym miejscu w tabeli.
Klip çekimleri stüdyoda gerçekleştirilmiştir.Program realizowany był w studiu.
Grup albümü Bath, İngiltere'de karartılmış bir stüdyoda kaydetti.Bandet spelade in albumet i en mörklagd studio i Bath i England.
Ayrıca gitar çalmayı düşündü ve stüdyoda geçirdiği uzun saatler boyunca parmaklarının kanadığı oldu.Han minns att han spelade gitarr så att fingrarna blödde under de långa arbetspassen i studion.
İlgili Sayfalar