stüdyoda ile cümle

stüdyoda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Han började dock på nytt och skrev boken i tredje person.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Inspelningen gjordes live inför en riktig publik i studion.
Klip çekimleri stüdyoda gerçekleştirilmiştir.Stunten utförs live inne i studion.
Bieber ayrıca West hakkında: "Onunla bir aydır falan stüdyodayız.Бібер також прокоментував роботу з Вестом, заявивши: «Я був в студії з ним минулого місяця або близько того.
Bir kısmı stüdyoda çekilen fotoğraflarda görülebilir.Їхні портрети можна побачити в цій кімнаті.
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.Тому що вона приходить в студію підготовленою.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.У Києві затримано одного з екс-командирів батальйону "Донбас". espreso.tv.
Üç yıl sonra ise ilk renkli film Grunya Kurnakova gene bu stüdyoda çekilecekdir.Через рік завдяки сприянню того ж Карпова Корчной знову став виїзним.
Öteki şarkılar ise Paris'te bir stüdyoda kaydedildi ancak içinde Pompeii görüntülerini de barındırıyordu.Іграшки або їх зображення також були знайдені на розкопках Помпеї в Італії.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Finále proběhlo opět v areálu Výstaviště.
Bir yıl boyunca stüdyoda sabahladık.Po roce do klubu přestoupil.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.Datoritǎ cǎlǎtoriilor în timp a lui Cyd și Shelby, Dra.
Grup İskoçya'daki stüdyoda kaydettikleri albümü "You Could Have It So Much Better"ı 3 Ekim 2005'te yayınladı.A zenekar második albuma, a You Could Have It So Much Better 2005. október 3-án jelent meg.
Tamamen stüdyoda birlikte çalıştıkları ilk albümdür.Ez az együttes első albuma, amelyet teljes mértékben stúdióban rögzítettek.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.Ő adta az ötletet a Beatles több kései munkájához, például a Sgt.
Fritz Lang'ın Metropolisi ve Mavi Melek filmlerinin de dahil olduğu yüzlerce film bu stüdyoda çekilmiştir.Filmek százai születtek itt, köztük Fritz Lang Metropolis és Josef von Sternberg A kék angyal című filmjei.
Zaman zaman stüdyoda ve canlı olarak Fender Stratocaster modelinide kullanmıştır.Toisinaan hän käytti myös Fender Stratocaster-mallin kitaroita.
Albümü bitirmek için stüdyoda olduğunu ve 2009'un dördüncü çeyreğinde yayımlanacağını ifade etti.Hänen on määrä julkaista neljäs studioalbuminsa I Got Your Country Right Here elokuussa vuonna 2009.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.Se jäi yhtyeen viimeiseksi studioalbumiksi.
Grup 1990 yılının tamamını stüdyoda geçirdi.Yhtye vietti lopun 1990-luvusta kiertämällä.
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.Minä näen, Studio Ilpo Okkonen.
Williams yaptığı açıklamada "Biz stüdyodaydık, ve Madonna 'Bana iyi bir şeyler verin.' havasındaydı.Ο Williams δήλωσε, «Ήμασταν στο στούντιο, και η Μαντόνα είπε 'Look, give me some hot shit'.
Aynı zamanda bu kayıt sürecinde Deep Purple grubu da bitişik stüdyoda Fireball üzerinde çalışmaktaydı.Την περίοδο που έγινε το ατύχημα, οι Deep Purple βρίσκονταν στο στούντιο για την ηχογράφηση του Bananas.
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.Προς το τέλος της ζωής του είπε, “Κάθε μέρα πηγαίνω στο στούντιο μου γεμάτος χαρά!
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.Το άλμπουμ των Beatles με τίτλο Sgt.
Daha sonra bu stüdyoda iki müzisyen beraber prova yaptıkları bir odayı paylaştılar.Εκεί έκανε και την τελευταία του ηχογράφηση σε στούντιο με δυο Αμερικανούς μουσικούς του δρόμου.
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.Han sagde "Jeg arbejder altid – jeg er altid i studiet.
Video Klip stüdyoda çekilmiştir.Indspillet i Puk Studio.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Divisionen blev her og trænede indtil den 11. maj 1944.
Ayrıca dizi seyirciler önünde özel bir stüdyoda canlı olarak çekilmektedir.Det blev indspillet live i studiet foran et lille udvalgt publikum.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.De var gået i studiet en sidste gang for at indspille et sidste nummer.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.De tre siste sporene er innspilt i studio.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.Dessuten hadde The Beatles nettopp gitt ut Sgt.
Daha sonra stüdyoda çalışmış birçok yönetmen bu durumdan anılarında bahsedeceklerdir.Kini, banyak penulis yang mengunjungi tanah itu untuk mengingatnya.
"Vegas'ta stüdyodaydık ve ben hip-hop melodileri çalıyordum.Chúng tôi đang ở trong phòng thu và tôi đang chơi một số bài nhạc hip-hop .
Grup 1990 yılının tamamını stüdyoda geçirdi.Đội tuyển từng thi đấu ở Nhóm I năm 1990.
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.Cũng có trong khung hình cả ảnh của thành viên cũ của Beatles, Stuart Sutcliffe.
İçimize sinmeden stüdyodan çıkmıyoruz.スタジオたくらんけ出身。
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.スタジオで自ら報告する。
Buna rağmen kayıtların çoğunluğu üç ana stüdyoda gerçekleşti.レコーディングは3つの拠点のスタジオで行われた。
Aynı anda bir yan stüdyoda da The Beatles, Sgt.過去に所属していた芸能事務所は、田辺エージェンシー、BESIDEなど。
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.サッカーが大好きでスタジアムに観戦に行ったりしている。
İkili stüdyoda bir araya gelmedi, tamamlamak için parçaları birbirlerine gönderdiler.あえて2枚組にはせず、1枚にまとめて収録された。
Bieber ayrıca West hakkında: "Onunla bir aydır falan stüdyodayız.”至于威斯特,比伯表示:“之前个来月,我和他呆在录音棚。
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.他說:「我一直在工作--我一直在錄音間裡。
Eylül 1995'te, grup ikinci stüdyo albümünün kaydına stüdyoda başladı.1995년 9월에 툴은 두 번째 스튜디오 음반 작업을 시작하였다.
Klip çekimleri stüdyoda gerçekleştirilmiştir.실상 우리들은 스튜디오에서 숨을 불어넣었습니다.
Son bölümü tekrar oturdum stüdyoda yazdım.그는 책의 마지막 장에서 다음과 같이 썼다.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.시합에서 화려한 기술을 선보이는 것을 좋아한다.
İçimize sinmeden stüdyodan çıkmıyoruz.개화이후 연습에 참여를 안한다.
"Vegas'ta stüdyodaydık ve ben hip-hop melodileri çalıyordum.스타는 〈Love Me Do〉에서 탬버린을 연주했고 〈P.S. I Love You〉에서 마라카스를 연주했다.
Bağlantıda şunları söyledi: “Sürekli çalışıyorum – Sürekli stüdyodayım.הוא אמר "אני תמיד בעבודה...
Stüdyodaydık, bu şarkıyla uğraşıyordu ve bana dedi ki, 'Eva, bu şarkıyı benimle yapmak ister misin?'התחלנו לדבר על מוזיקה ועל החיים ופתאום שאנן שאל: תגיד, בא לך לכתוב שיר ביחד איתנו?.
Şu an herkes stüdyoda koşturuyor, bu inanılmaz derecede heyecan verici.כל אחד מסתגר בפינה שלו וזה עצוב מאוד.
Eylül 2014'te Spears kendisinin stüdyoda bir resmini koydu ve kayıt yaptığının ipuçlarını verdi.בספטמבר 2014, ספירס פירסמה תמונה באולפן, כאות רמז שהיא מקליטה שיר חדש.
Grup albümü Bath, İngiltere'de karartılmış bir stüdyoda kaydetti.Групата записва албума в затъмнено студио в Бат, Англия.
"Vegas'ta stüdyodaydık ve ben hip-hop melodileri çalıyordum.Работи в студиото над демо песни и са действали андеграунд клубове Калифорния.
Bir yıl boyunca stüdyoda sabahladık.Една година следва в семинария.
Sonra bir stüdyoda geri vokallik yapar.След нея се връща отново в Станимака.
Stüdyoda son hazırlıklarımızı yapıyoruz.Konačno smo preuzeli studio.
İlgili Sayfalar