spekülasyon ile cümle

spekülasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Musa'nın asasına ne olduğu hakkında birçok spekülasyon vardır.There are many speculations about what has happened to Moses's staff.
Kim oldukları bir spekülasyon konusu.Who they were is a matter of speculation.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Doch die Thematik der Bilddarstellung gibt Anlass zu Spekulationen und Diskussionen.
Eklenen ilave bilgiler sadece spekülasyon olabilir.Weitere Zuweisungen seien lediglich spekulativer Natur.
Fakat spekülasyon yapmak serbesttir.Aber Spekulation wird nicht verhindert.
Pek çok spekülasyonun ardından, grup 2010 yılında bir dizi konser vermek için tekrar bir araya geldi.Nach erheblichen Organisationsschwierigkeiten wurde das Festival 2010 wieder auf einen Tag verkürzt.
Resmin önemi geniş bir spekülasyona da konu olmuştur.Seine weiträumige Bedeutung bezieht es von umfassender Schau.
Bu spekülasyon çoğunlukla "Apple'ın tableti" hakkında konuştu; iTablet ve iSlate'ye özgü isimler vardır.Généralement dénommée « la tablette d'Apple », iTablet et iSlate ont fait partie des noms des spéculateurs.
Bu söylenti ve spekülasyonlardan bir yıl sonra 9 Ocak 2007 tarihinde iPhone'un ilk nesili oldu.Steve Jobs présente, après des mois de rumeurs et de spéculations, le tout premier iPhone le 9 janvier 2007.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Ces œuvres suscitent la discussion et la polémique.
Fakat spekülasyon yapmak serbesttir.Especular es lícito.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Durante el servicio, el contrato que tenía con YG Entertainment expiro.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Se basa en opiniones y especulaciones.
Spekülasyon kazançlar alınteri kazançlarına üstün gelir.Il profitto contabile supera il profitto economico.
Guevara'nın nerede olduğu konusundaki spekülasyonlar 1966 yılı boyunca ve 1967'de de devam etti.Le ipotesi su dove Guevara potesse essere continuarono a inseguirsi per tutto il 1966 e i primi mesi del 1967.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.I motivi sono ancora adesso motivo di dibattito e speculazione.
Spekülasyon bir suç değildir.Anche lo stupro non è un crimine.
Çileci ideale, soyut spekülasyonlardan daha çok ilgi göstermiştir.Тривзом движет нечто большее, чем любопытство.
Özellikleri bilinmez ve spekülasyon yaratır.Его хобби - что нибудь конструировать и изобретать.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.Путин разрешил поставки С-300 в Иран.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.وقد كان يتم التكهن بهذا النموذج حتى تم تسجيله مؤخرا في الطب الغربي.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.كان سبب الفاتيكان من اجل هذا التحرك هو " وضع نهاية للتخمين الظالم والطائش."
Bu haber üzerine türlü spekülasyonlar yapılır.أكثر من تقرير نشر عن هذا التفاعل.
Şarkı yayınlandıktan sonra birçok eleştirmen şarkının sözleri hakkında çeşitli spekülasyonlarda bulundu.ومن بعد صدور الأغنية أوجد العديد من النقاد مضاربات متنوعة حول كلمات الأغنية.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.بنفس الوقت، ظهرت توجهات لدى إيران بشراء دبابات تي-90 الروسية.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Tem havido muita especulação sobre qual foi a última música tocada pelo grupo.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Quando nos falaram da oferta de trégua nós ficamos muito espantados.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.O assunto é motivo de muitas discussões e especulações.
Sözcüğün kökeni konusunda çok fazla spekülasyon bulunmaktadır.Porém existe ainda muita especulação acerca da forma correta de se pronunciar.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.O Vaticano justificou-se sua ação "para pôr fim à injusta e irrefletida especulação."
Spekülasyon bir suç değildir.Mas limpar não é crime.
Oyuncunun tutuklanması dizideki geleceği ile ilgili spekülasyonların yayılmasına sebep oldu.Com isso, as atualizações no site cessaram que estimularam a especulação sobre o futuro do site da comunidade.
Spekülasyon, Apple'ın Google Street View'in bir karşılığı üzerinde çalıştığı ortaya çıktı.Er ontstond speculatie dat Apple zou werken aan een tegenhanger van Google Street View.
İran: İran'ın S-300 alımı konusunda çok çeşitli spekülasyonlar sürmektedir.Iran maakt afspraken met Rusland over de levering van S-300 raketsystemen.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Toch heeft de omvang van het verraad ons verbaasd.
Örneğin tepedeki avizede yanan tek mum üzerine birkaç spekülasyon vardır.Op de top van de berg staan enkele zendmasten.
Daha sonra onun eşini aldattığı yönünde spekülasyonlar yapıldı.Po raz pierwszy jest gotów zdradzić swoją żonę.
Hangi millî takımı seçeceği uzun süre spekülasyonlara konu oldu.Vad de symboliserar har lärda spekulerat om under lång tid.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.På så vis försvåras fusk och spekulation.
Guevara'nın nerede olduğu konusundaki spekülasyonlar 1966 yılı boyunca ve 1967'de de devam etti.Спекуляції щодо місця перебування Гевари не припинялись і в 1966—1967 роках.
Romalı lider Jül Sezar'ın bu yöntemle doğduğu spekülasyonunun gerçek olmadığı ortaya çıkmıştır.Легенда про те, що таким чином народився Юлій Цезар є неправдивою.
Hangi millî takımı seçeceği uzun süre spekülasyonlara konu oldu.Експериментальна майстерність, з якою була виконана ця робота, довго було зразком для спектроскопістов.
Şimdiye kadar, bu tür yöntemler spekülasyona açıktır.O počátcích tohoto stylu se zatím vedou spekulace.
Google e-Kitaplar aylarca süren spekülasyonun ardından başlatıldı.Projekt Knihy Google se vytvářel několik let.
Annesinin kimliği ise tam bir spekülasyon kaynağıdır.Zmizení jejich obyvatel je stále důvodem ke spekulacím.
Ölümünün sonrasında hakkında yüzlerce spekülasyon yapıldı.Kolem jeho smrti je však řada spekulací.
Kurtulanın olmadığı kazanın sebebi ile ilgili çok spekülasyon ortaya atıldı.Existuje řada spekulací zabývajících se důvody, proč dílo zůstalo nedokončené.
Sözcüğün kökeni konusunda çok fazla spekülasyon bulunmaktadır.Kolem skutečného důvodu ukončení existuje hodně spekulací.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Acest lucru a fost subiectul unor controverse și speculații.
Bu nedenle kendisinin Büyük Valide Sultan olduğuna ilişkin iddialar bir spekülasyondan ibarettir.Se descoperă, în cele din urmă, că este un spion al aceluiași sultan.
Sözcüğün kökeni konusunda çok fazla spekülasyon bulunmaktadır.Există multe speculații cu privire la originea vasului.
Fakat Leibniz spekülasyonlarını daha da ileriye götürdü.Cred ca Beatles a împins lucrurile un pic mai departe.
Tüm transfer spekülasyonlarına rağmen Babel, 2 Şubat 2007 tarihinde Ajax ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.Az átigazolási pletykák közepette Babel 2007. február 2-án új hároméves szerződést írt alá az Ajaxszal.
Örneğin tepedeki avizede yanan tek mum üzerine birkaç spekülasyon vardır.Ebben a nagyjából a földpálya síkjában keringő Hold is közrejátszik.
Örneğin tepedeki avizede yanan tek mum üzerine birkaç spekülasyon vardır.Kukkulan kallioon on kaiverrettu lukuisia jumalia esittäviä reliefejä.
Pek çok spekülasyonun ardından, grup 2010 yılında bir dizi konser vermek için tekrar bir araya geldi.Pitkän keskustelun jälkeen kysymys kastista päätettiin ottaa jälleen mukaan vuoden 2010 väestönlaskentaan.
Bu biçim spekülasyonlardı sadece yakın zamana batılı tıpta kaydedilene kadar.Το όλο σενάριο ήταν υποθετικό μέχρι την πρόσφατη καταγραφή του στα ιατρικά βιβλία της Δύσης.
Eklenen ilave bilgiler sadece spekülasyon olabilir.Om det er rigtigt kan kun blive spekulation.
Sözcüğün kökeni konusunda çok fazla spekülasyon bulunmaktadır.Der er megen spekulation om dette betydningen af dette udsagn.
Spekülasyon bir suç değildir.En forbryder er ikke en forbryder.

İlgili Sayfalar