spekülasyon ile cümle
spekülasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Den rejses kun i tilfælde af ophidselse og stridigheder.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Dette har imidlertid vært gjenstand for kontroverser og spekulasjoner.
15.000 senenin öncesi ise her türlü spekülasyona ve yakıştırmaya açıktır.Tidsangivelser eldre enn 1500 år kan være basert på spekulasjon og anslag.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Det har også vært omdiskutert hvilke låter orkesteret spilte.
Daha sonra onun eşini aldattığı yönünde spekülasyonlar yapıldı.Det ble spekulert i om han lette etter en passende kone.
Şimdiye kadar, bu tür yöntemler spekülasyona açıktır.Derfor har det vært åpent for spekulasjoner.
Pek çok spekülasyonun ardından, grup 2010 yılında bir dizi konser vermek için tekrar bir araya geldi.Setelah banyak spekulasi, Suede terbentuk kembali pada tahun 2010 untuk serangkaian konser.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Keterbukaan ini dilakukan guna membantah berbagai pergunjingan dan spekulasi tersebut .
Makao'ya dönmek için birkaç gün sonra spekülasyonları önlemek için cenazeye katılmadı.Ông trở về Macau sau một vài ngày sau và không tham dự lễ tang để tránh đồn đoán về việc kế nhiệm.
Annesinin kimliği ise tam bir spekülasyon kaynağıdır.Những câu chuyện của người mẹ cũng là nguồn khơi gợi cảm hứng cho sự sáng tạo của ông.
Bunun üzerine Jon Snow'un yaşadığına dair ortaya birçok spekülasyon atıldı.Bài chi tiết: Jon Snow Tình trạng: Còn sống.
Örneğin tepedeki avizede yanan tek mum üzerine birkaç spekülasyon vardır.山頂には観音像を祭った1坪の石堂も建てられた。
Google e-Kitaplar aylarca süren spekülasyonun ardından başlatıldı.Google電子書經過多個月的推測後推出。
Yine de, ona birçok spekülasyona yol açan "en iyi ikinci yatağım" kalıtını bırakmasıyla dikkati çekti.然而他特意提及一点,将“我第二好的床”留给她,这个遗赠物导致了很多猜想。
Fakat Leibniz spekülasyonlarını daha da ileriye götürdü.לייבניץ לקח את הספקולציות שלו למקום מרחיק לכת בהרבה.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.דבר שעורר חילוקי דעות וציפייה לסרטו.
Dirlewanger'in kesin ölüm nedeni zamanla spekülasyonlara yol açtığı için tan olarak bilinmemektedir.Точната причина за смъртта на Дирлевангер е неизвестна, което с времето води до спекулации.
Yine de, ona birçok spekülasyona yol açan "en iyi ikinci yatağım" kalıtını bırakmasıyla dikkati çekti.Той отбелязва, че ѝ оставя своето „второ най-добро легло“, фраза, която предизвиква много спорове.
Özel hayatı önemli bir spekülasyon kaynağı olan Wallis, Britanya tarihindeki tartışmalı bir şahsiyettir.Телеки е много спорна личност в историята на Унгария.
Ölümüyle ilgili çeşitli spekülasyonlar halen daha ortaya atılmaktadır.Špekulacije o naravi njegove smrti još uvijek ostaju otvorene.
Orkestranın son çaldığı şarkının ne olduğu hususunda çok fazla spekülasyon ortaya çıkmıştır.Tijekom vođenja orkestra proširio je repretoar koji je orkestar izvodio.
On ikinci Doktor konusu medyada birçok spekülasyona neden oldu.U desetom poglavlju raspravlja se o čudima.
Hangi millî takımı seçeceği uzun süre spekülasyonlara konu oldu.Određenje točnog žanra sastava dugo je vremena bila tema rasprave.
Annesinin kimliği ise tam bir spekülasyon kaynağıdır.Zmiznutie jej obyvateľov je stále dôvodom k špekuláciám.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Jeho proroctvá aj naďalej vyvolávali špekulácie a spory.
Bu duyurudan sonra John Bush'un dönüşüyle ilgili spekülasyonlar başladı.Do takega načina igre je prišel po preučevanju igre Bobbyja Clarka.
Bu spekülasyon çoğunlukla "Apple'ın tableti" hakkında konuştu; iTablet ve iSlate'ye özgü isimler vardır.Enamasti viidati seadmele kui "Apple'i tahvelarvutile", ent kasutati ka nimesid iTablet ja iSlate.
Bu durum tartışmalara ve spekülasyonlara yol açmaktadır.Niimoodi raskendatakse pettused ja spekuleerimised.
Egemen Eroğlu'nun Arbitraj Spekülasyon Manipülasyon adlı makalesiVäljavõte Eestimaa rüütelkonna genealoogilisest sõnaraamatust
2005-2006 finansal yılı için çok uluslu spekülasyon.Affarismo Multinazionale, per l'esercizio finanziario 2005, al 2006.
2005-2006 finansal yılı için çok uluslu spekülasyon.Multinationaal handeldrijven, voor het boekjaar 2005, tot 2005.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Bez spekulacji rynku nieruchomości cena gruntów spadnie.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Dacă vom elimina speculaţia asupra terenurilor, preţul la acesta va scădea considerabil.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Fällt nun die Bodenspekulationen weg, dann fällt auch der Preis des Bodens.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Haal speculatie op grond weg, en de grondprijs zakt.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Ha megszűnik az ingatlanspekuláció, a földek ára lezuhan.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Jika spekulasi lahan dihilangkan, harga lahan akan menurun.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Když odeberete spekulaci, cena pozemků jde dolů.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.땅 투기가 사라지면, 땅 값도 떨어지겠지요.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Loại bỏ đầu cơ, giá đất giảm.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Se retirarmos o factor da especulação do terreno, o preço do terreno desce.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Si on enlève la spéculation sur les terrains, le prix des terrains chute.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Si se le quita la especulación sobre la tierra su precio cae drásticamente.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Ta bort fastighetsspekulationen och markpriset faller.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Togliete la speculazione edilizia, il prezzo della terra cala.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Zrušte špekulácie s pozemkami a ceny pozemkov sa prepadnú.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Αφαιρέστε την κερδοσκοπία γης, και η τιμή της γης μειώνεται.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Если элиминировать спекуляцию на землю, цена на нее упадет.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Махнете спекулата със земя, и цената на земята спада.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.Якщо елімінувати спекуляцію на землю, її ціна впаде.
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.תתעלמו מספקולציות של קרקע מחיר הקרקע יורד
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.بترك المضاربة في الأرض تنقص أسعار الأراضي
Arazi spekülasyonunu çıkarın, arazinin fiyatı düşer.地価は下がります それは世界の貧困層が負う重荷を
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.Již nemůžeme dále předstírat, že jenom spekulujeme o politice, musíme se na toto podívat rigorózním způsobem.
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.더 이상 정치에 대해 그저 추측을 할 수는 없으며, 철저한 방식으로 살펴볼 필요가 있습니다.
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.Nie możemy już udawać, że tylko spekulujemy na temat polityki, musimy do tego podejść systematycznie.
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.No podemos pretender solamente especular sobre la política, tenemos que verla de un modo riguroso.
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.Ta sẽ không thể suy diễn về chính trị mãi, Cẩn phải nhìn nhận một cách thấu đáo hơn
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.Вече не можем да се преструваме, че просто размишляваме за политика, трябва да гледаме на това по точен начин.
Artık, sadece siyaset hakkında spekülasyon yapmakla yetinemeyiz, siyasete daha titiz yaklaşmalıyız.Мы больше не можем притворяться, что политика основана на предположениях, нам нужно смотреть правде в глаза.