soykırım ile cümle
soykırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Also, eines der größten Dinge die wir alle betrachten und heute drüber sprechen ist Völkermord.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Azt hiszem, ma a legkomolyabb kérdés, amivel szembesülünk és amiről beszélünk, a népirtás.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.En av de stora frågorna som vi alla möter och som vi talade om idag, är folkmord.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.또, 제가 생각하기에 우리모두가 고찰하는 가장 커다란 것, 우리가 오늘 거론했던것은 대량학살입니다.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Penso anche che una delle cose più gravi che sta accadendo e di cui abbiamo parlato oggi sia il genocidio.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Também penso que uma das piores coisas a que assistimos e de que falámos hoje, é o genocídio.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Също така, аз мисля че едно от най-големите неща които ние гледаме и за които говорим днес е геноцида.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Также, я думаю, что одной из наиболее важных проблем, о которых мы сегодня говорили, является геноцид.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.Також, я думаю, що однією з найбільш важливих проблем, про які ми сьогодні говорили, є геноцид.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.בנוסף, אחד הדברים הגדולים ביותר שעליו אנחנו מסתכלים, ומדברים עליו כיום, הוא רצח עם.
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.وايضا اظن واحد من اكبر الاشياء التي ننظر لها والتي نتكلم عنها هي ,الابادة الجماعية
Ayrıca, bence baktığımız en önemli şeylerden birisi de, ve bunu bugün de konuştuk, soykırımdır.最も大きな問題のうちの一つが、大量虐殺だと考えます。 これは、次の疑問に通じています。
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.우리의 시선의 춤, 충돌, 서로서로를 끌어당기며 우리의 지각적 구멍들,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.La danse de nos regards,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.ריקוד המבטים שלנו, ההתנגשות, המושכת כל אחד מאיתנו דרך הנקרים התפישתיים שלנו,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.رقص لمحاتنا, اشتباك , سحب بعضهم البعض من خلال ثقوب ادراكنا
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Also, "Die Familie meiner wunderschönen Mutter ist ebenfalls aus Russland geflohen, es gab zu viele Progrome.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Anche la famiglia della mia bellissima mamma scappò dalla Russia, troppi pogrom.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Así que, "La familia de mi bella madre también se escapó de Rusia, había demasiados motines.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Donc, " La merveilleuse famille de ma mère a aussi fuit la Russie, trop de pogroms.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Familia frumoasei mele mame a fugit și ea din Rusia, prea multe pogromuri.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Gia đình mẹ tôi cũng trốn tới Nga, quá nhiều cuộc sát hại người Do Thái.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Gyönyörű anyám családja is kimenekült Oroszországból, túl sok volt a pogrom.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Het gezin van mijn mooie moeder ontvluchtte Rusland eveneens. Te veel pogroms.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."제 아름다운 어머니의 가족들도 또한 러시아로부터 도망쳤습니다. 학살이 너무 많았습니다.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.Więc: "Rodzina mojej pięknej matki też uciekła z Rosji, było zbyt wiele pogromów.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Семейството на моята красива майка също избягало от Русия, твърде много погроми.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar."Семья моей красивой матери тоже спасалась бегством из России, слишком много было погромов.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.אז, "המשפחה של אמי היפה נמלטה גם היא מרוסיה. יותר מדי פוגרומים.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.اذا، "فرت أسرة أمي الجميلة أيضاً من روسيا، الكثير من المذابح.
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.頻繁に起きるユダヤ人大虐殺のため 掘っ立て小屋や ブルーベリーや ガチョウやスルチ川を後にして
Bikfaya, Lübnan'da bulunan Ermeni Soykırımı Anıtı'nın gösterildiği Lübnan pulu.Estampilla libanesa donde destaca el monumento al Genocidio Armenio en Bikfaya, El Líbano.
Bikfaya, Lübnan'da bulunan Ermeni Soykırımı Anıtı'nın gösterildiği Lübnan pulu.Un timbre libanais montrant le monument dédié au génocide arménien à Bikfaya, au Liban.
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce혹시 르완다 대학살 전에
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce¿Sabían ustedes que antes del genocidio en Ruanda
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önceSapevate che in Ruanda prima del genocidio
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önceSaviez vous qu'avant le génocide au Rwanda
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Sabiam que, antes do genocídio no Ruanda a palavra para violação e a palavra para casamento era a mesma?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Ştiaţi, că înaintea genocidului din Rwanda era acelaşi cuvânt pentru viol şi pentru cuvântul căsătorie?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Tudták, hogy a ruandai népirtás előtt a nemi erőszakot és a házasságot jelentő szó ugyanaz volt?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Wist je, dat vóór de genocide in Rwanda, het woord voor verkrachting en voor huwelijk hetzelfde was?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знаете ли, че преди геноцида в Руанда думата за изнасилване и думата за брак беше една и съща?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Знали ли вы, что до геноцида в Руанде изнасилование и замужество назывались одним и тем же словом?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce 'tecavüz' ve 'evlilik' kelimeleri aynıydı.Чи знали ви, що до геноциду в Руанді, зґвалтування та заміжжя називались одним і тим самим словом?
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önceהאם ידעתם שלפני רצח העם ברואנדה
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önceهل كنتم تعلمون أنه قبل حادثة الإبادة الجماعية في رواندا
Biliyor musunuz? Rwanda'daki soykırımdan önce結婚という単語と 強姦という単語が
Bir Müslüman Kardeşler sözcüsü ise “soykırım” sonucu 2.000 kişinin yaşamını yitirdiğini dile getirdi.Um porta-voz da Irmandade Muçulmana afirmou que 2 mil pessoas foram mortas no “massacre" .
Bir Müslüman Kardeşler sözcüsü ise “soykırım” sonucu 2.000 kişinin yaşamını yitirdiğini dile getirdi.Un portavoz de los Hermanos Musulmanes ha dicho que 2.000 personas fueron asesinadas en la "masacre" .
Bir Müslüman Kardeşler sözcüsü ise “soykırım” sonucu 2.000 kişinin yaşamını yitirdiğini dile getirdi.Εκπρόσωπος της Μουσουλμανικής Αδελφότητας ανέφερε ότι 2.000 άτομα σκοτώθηκαν στη "σφαγή" .
Bu bir savaş değil Bay Atto. Bu bir soykırım.Ako počítam, to nie je vojna, to je genocída.
Bu bir savaş değil Bay Atto. Bu bir soykırım.זאת לא מלחמה, מר אטו .זו השמדת עם
Bu bir soykırım.Aku tak tahu soal itu.
Bu bir soykırım.Det her er en borgerkrig.
Bu bir soykırım.Es genocidio.
Bu bir soykırım.Este genocid.
Bu bir soykırım.É um genocídio.
Bu bir soykırım.- Nie wiem o tym zbyt wiele. Jestem z Teksasu.
Bu bir soykırım.Tämä on meidän sota, ei sinun.
Bu bir soykırım.Tja, det vet jag ingenting om.