Onlar soyguncuları suçüstü yakaladılar.They caught the robbers red-handed.
Bir soygun planlıyoruz.We're planning a robbery.
Bir soyguncu benim el çantamı çaldı.A mugger stole my handbag.
Basitlik soygundan daha kötüdür.Simplicity is worse than robbery.
İtalya'da soyguncunun bir silahı yoksa silah kullanamazsınız.In Italy you can't use a gun if the robber doesn't have a weapon.
Banka soyguncusunun nasıl biri olduğunu bize söyleyebilir misiniz?Can you tell us what the bank robber looked like?
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.A fat cash register attracts robbers.
Boston bölgesinde bir dizi soygun olmuş.There's been a series of robberies in the Boston area.
Tom soygundan dolayı hapse gönderildi.Tom was sent to jail for the robbery.
Banka soyguncuları hâlâ kaçak.The bank robbers are still at large.
Tom silahlı soygun ile suçlandı.Tom was charged with armed robbery.
Soygun ustalıkla planlandı.The heist was expertly planned.
Tom ve kalan soyguncular bir metro istasyonunda buluştular.Tom and the rest of the robbers rendezvoused at a subway station.
Soygun, güvenlik kamerasına yakalandı.The robbery was caught on a security camera.
Dan soyguncuyu kovaladı ve onu yakaladı.Dan chased the mugger and caught him.
Dan soyguna girişmek istedi.Dan wanted to attempt the robbery.
Polis soyguncuyu yakalamak için bir pusu düzenledi.The police arranged an ambush to catch the mugger.
Dan bir soyguncu tarafından saldırıya uğradı.Dan was assaulted by a mugger.
Polisler Bir tren istasyonunda soyguncu gördü.The policemen spotted the mugger at a train station.
Tom soyguncuyu kovalayıp yakaladı.Tom chased the mugger and caught him.
Polis Dan'ı soyguna bağlayacak bir şey bulamadı.The police found nothing to link Dan to the robbery.
Dan yirmi sekiz banka soygunundan sorumluydu.Dan was responsible for twenty-eight bank robberies.
Polis soygunun profesyonellerin işi olduğunu ortaya çıkardı.Police revealed that the heist was the work of professionals.
Bu bir soygundur!This is a robbery!
Evlat, o bir soygundu.Boy, that was a rip-off.
Soyguncu kaçtı.The burglar got away.
Mağazanın sahibi soygun sırasında öldürüldü.The owner of the store was killed during the robbery.
O, soyguna katıldı.She participated in the robbery.
O, soyguna katılımını itiraf etti.She admitted her involvement in the robbery.
Tom soyguncunun kim olduğunu biliyordu.Tom knew who the mugger was.
Tom Mary ile soygun hakkında konuştu.Tom talked to Mary about the robbery.
Tom soygunu planlamaya dâhil edildi.Tom was involved in the planning of the robbery.
Tom soyguna katılmayı kabul etti.Tom agreed to participate in the robbery.
Tom silahlı soygun için yargılandı.Tom stood trial for armed robbery.
Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.Tom's number plates were stolen and used in a ram raid.
Görünen o ki, banka soygunu en ince ayrıntısına kadar planlanmış.It appears that the bank robbery was planned right down to the last detail.
Tom soygun hakkında bir şey bildiğini reddetti.Tom denied knowing anything about the robbery.
O, otoban soygunu.That's highway robbery.
O bir otoban soygunu!That's highway robbery!
Tom soygun hakkında biliyordu.Tom knew about the robbery.
Tom bir banka soygunu yaptı.Tom committed a bank robbery.
Soygundan Tom sorumlu tutuldu.The robbery was blamed on Tom.
Bu bir soygun değildi.It wasn't a burglary.
Tom soygunu itiraf etti.Tom confessed to the robbery.
Tom soygun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know anything about the robbery.
Soyguncu asla yakalanmadı.The robber was never apprehended.
İki soygun ilişkiliydi.The two robberies were related.
Soygun amaçlı birçok saldırı bildirilmiyor.Many muggings go unreported.
Mağaza soygunculuğu benim için büyük bir sıkıntı oldu.The convenience store robbery was a great inconvenience to me.
Üç gün önce burada bir banka soygunu gerçekleşti.A bank robbery took place here three days ago.
Tom ile soygunu birbirine bağlayan sert kanıt yoktu.There was no hard evidence linking Tom to the robbery.
Fadıl erkek kardeşini çağırdı ve bir soygun planladılar.Fadil called his brother and they planned a robbery.
Fadıl bir soygunun gerçekleşmek üzere olduğunu biliyordu.Fadil knew that a robbery was about to take place.
Fadıl ve Leyla bir soygun planladılar.Fadil and Layla set up a robbery.
Fadıl'ın kurduğu soygun beş kişinin vurulmasına neden oldu.The robbery that Fadil set up led to five men being shot.
Fadıl soygunda öldü.Fadil died in the robbery.
Fadıl iki kişinin öldüğü bir soyguna karıştı.Fadil was involved in a robbery where two people died.
Fadıl soygunu düzenlediğini itiraf etti.Fadil confessed to setting up the robbery.
Polis soygun olasılığını değerlendirmek zorunda kaldı.Police had to consider the possibility of a robbery.
O, kötü sonuçlanmış bir soygundu.It was a robbery gone wrong.