Ana içeriğe geç
Sözlük

soya ile cümle

soya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Soya fasülyesi ezmesi:I ekstrakt z soi.
Soya fasülyesi ezmesi:그리고 이것은 콩에서 추출한 것 입니다.
Soya fasülyesi ezmesi:Še izvleček soje.
Soya fasülyesi ezmesi:Şi extractul din boabe de soia.
Soya fasülyesi ezmesi:Szójabab kivonat.
Soya fasülyesi ezmesi:Tohle je zase výtažek ze sojových bobů.
Soya fasülyesi ezmesi:Und ein Extrakt von Sojabohnen.
Soya fasülyesi ezmesi:Uutetta soijapavuista.
Soya fasülyesi ezmesi:Và tinh chất từ đậu nành.
Soya fasülyesi ezmesi:Y extracto de semillas de soja.
Soya fasülyesi ezmesi:Εδώ βλέπουμε τα αποτελέσματα από εκχύλισμα σόγιας.
Soya fasülyesi ezmesi:А це екстракт із соєвих бобів.
Soya fasülyesi ezmesi:Извлек от соеви бобчета.
Soya fasülyesi ezmesi:И экстракт сои.
Soya fasülyesi ezmesi:זאת תמצית מפולי סויה.
Soya fasülyesi ezmesi:و مستخلص من فول الصويا.
Soya fasülyesi ezmesi:これは我々が研究したいと思っている-
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Đậu nành, rau mùi tây, tỏi, nho, và các loại họ dâu.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...콩, 파슬리, 마늘, 포도, 베리.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...La soja, el perejil, el ajo,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Le soja, le persil et l'ail,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Saja, pietruszka, czosnek, winogrona, jagody.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soia, prezzemolo, aglio, uva, frutti di bosco.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peterselie, knoflook, druiven, bessen.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, Petersilie, Knoblauch,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, peteršilj, česen, grozdje, jagodičevje.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Soja, salsa, alho, uvas, bagas;
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Szója, petrezselyem, fokhagyma, szőlők, bogyók.
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...Соя, петрушка, часник, виноград, ягоди...
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...סויה, פטרוזיליה, שום, ענבים, גרגרי יער,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...الصويا,البقدونس, الثوم العنب, التوت,
Soya, maydanoz, sarımsak, üzüm, böğürtlen...ぶどう ベリー類 このような食品を使って
- Soya soslu erişte mi?- Du tofu frit et des nouilles ?
- Soya soslu erişte mi? - Evet.- Mie tahu goreng? - ya.
- Soya soslu erişte mi? - Evet.- Mie tahu goreng? - ya.
- Soya soslu erişte mi? - Evet.- Muốn ăn kimchi không?
- Soya soslu erişte mi? - Evet.- معكرونة توفو المقليّة؟ - نعم
- Soya soslu erişte mi?- ¿Fideos de tofu fritos?
- Soya soslu erişte mi?- Fideos fritos de tofu?
- Soya soslu erişte mi?- Gebakken tofu noedels?
- Soya soslu erişte mi?- Mỳ với đậu phụ rán hả? - Uh.
- Soya soslu erişte mi?- С жареным тубу?
- Soya soslu erişte mi?С пържено тофу?
Soya sosunun etkisinin sonuçları çok yeterli değildi çünkü bu konuda birbirinden çok farklı bilgiler edindik.De resultaten met sojasaus waren niet overtuigend vanwege het grote gegevensbereik.
Soya sosunun etkisinin sonuçları çok yeterli değildi çünkü bu konuda birbirinden çok farklı bilgiler edindik.간장의 결과는 결말이 나지 않았는데요, 데이터 범위가 너무 넓었기 때문입니다,
Soya sosunun etkisinin sonuçları çok yeterli değildi çünkü bu konuda birbirinden çok farklı bilgiler edindik.והתוצאות של רוטב הסויה היו לא חד משמעיות בגלל טווח הנתונים הרחב,
Soya sosunun etkisinin sonuçları çok yeterli değildi çünkü bu konuda birbirinden çok farklı bilgiler edindik.و كانت نتائج صلصة الصويا غير حاسمة بسبب الكمية الكبيرة من البيانات
Soya sosunun etkisinin sonuçları çok yeterli değildi çünkü bu konuda birbirinden çok farklı bilgiler edindik.結論が出ませんでしたが むしろ発癌物質を
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Chúng tôi cần phải tác động đến đất- những thứ mà chúng tôi đã không tập trung vào.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Dovevamo lavorare sulla soia -- tutte cose sulle quali non eravamo concentrati.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Il nous fallait travailler sur le soja - des choses que nous ne visions pas.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.콩에 관련된 일을 했어야 하는데 그곳에 촛점을 맞추지 않고 있었습니다.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Powinniśmy byli zająć się soją -- produktami, które nas nie interesowały.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Tínhamos de trabalhar em soja — tudo coisas em que não estávamos focados.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Trebuia să ne concentrăm pe soia -- lucruri pe care nu eram axați.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.We zouden aan soya moeten werken -- zaken waar we niet op gefocussed waren.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Wir mussten am Soja arbeiten - Dinge auf die wir uns nicht konzentrierten.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Нам нужно было работать с соей -- с тем, на что мы даже не заостряли внимание.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.Трябваше да работим със соя -- неща, към които не се бяхме насочили.
Soya üzerinde çalış -- üzerinde çalışmadığımız şeyler üzerinde yani.היינו צריכים לעבוד על תחום הסויה-- ואלה דברים שלא התמקדנו בהם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod