Google+ yeni bir sosyal ağdır.Google+ is a new social net.
Sosyal hizmetleri aramak zorunda kaldık. Bu apaçık bir çocuk ihmali olayıydı.We had to call in social services. This was obviously a case of child neglect.
Sen, sosyal parazitten başka bir şey değilsin.You're nothing more than a social parasite!
Tom bir sosyalist.Tom is a socialist.
Bir gün sosyal anksiyetemin tedavi olacağını umut ediyorum.I hope to cure my social anxiety one day.
O, sosyal olarak garip olmalı.That must have been socially awkward.
İnsanlar bu günlerde sosyal ağlar hakkında çok şey konuşuyorlar.People talk a lot about social networks these days.
Sosyalist parti onu başkan adayı olarak yetiştirdi.The Socialist Party groomed him as a presidential candidate.
İnsan sosyal yaşamı olmadan yaşayabilir mi?Can man live without having a social life?
"SSCB" " Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği" anlamına gelir."USSR" stands for "Union of Soviet Socialist Republics".
Arılar sosyal hayvanlardır.Bees are social animals.
Karıncalar, beyaz karıncalar ve arılar sosyal hayvanlardır.Ants, termites and bees are social animals.
Sosyalist tarım büyük başarıya ulaştı.The socialist agriculture achieved great success.
Sosyal güvenlik numaranızı isteyebiliriz.We may ask for your social security number.
Sosyalist tarım büyük bir başarıya ulaştı.Socialist agriculture attained great success.
Ben bir sosyal hizmet görevlisiyim.I'm a social worker.
O muhabirlerine sosyal davranış ipuçları verdi.She gave her reporters social deportment tips.
Tom'un sosyal etkileşimlerle ilgili sorunu var.Tom has trouble with social interactions.
Tavşanlar son derece sosyal hayvanlardır.Rabbits are extremely social animals.
Sosyal medyanın önemi artıyor.Social media is growing in importance.
Ben sadece insanlara sosyal olmadığımı düşündürmek istemiyorum.I just don't want to have people thinking I'm not sociable.
Biz sosyaliz.We're sociable.
Sen sosyalsin.You're sociable.
Tom sosyal.Tom is sociable.
Ben sosyalim.I'm sociable.
Sadece sosyal olmak için içerim.I only drink to be sociable.
Tom zeki ama anti sosyal.Tom is a geek.
Tatoeba, doğum yeri olan Fransa'da kültürel ve sosyal bir olay haline geldi.In France, its birthplace, Tatoeba became a cultural and social phenomenon.
Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.Every type of socialization requires a lie.
Tom çok sosyal.Tom is very sociable.
Bu çok büyük bir sosyal sorun.It's a very big social problem.
İnsan sosyal bir varlıktır.Man is a social being.
Ülke sosyal adalet talep ediyor.The country demands social justice.
Tom sosyal bir işçidir.Tom is a social worker.
Tom yoksul bir sosyal çevreden geldi ama daha sonra oldukça zengin oldu.Tom came from a poor background, but he later became quite rich.
Sosyal ilişkiler iletişimi etkiler.Social relationships influence conversations.
Sıkı çalışma yoluyla sosyal durumunuzu değiştirebilirsiniz.You can change your social condition through hard work.
Feministler tüm cinsiyetlerin siyasal, sosyal ve ekonomik eşitliğine inanırlar.Feminists believe in the political, social, and economic equality of all genders.
Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.You need to get out and socialize more.
Bu sosyal bir sorun mu?Is it a social problem?
Bence Sosyalist Parti kazanır.The Socialist party will win, I think.
Tom sosyal medyaya kendinin müstehcen bir fotoğrafını gönderdi.Tom posted a lewd photo of himself on social media.
İlk göçmenler, sonra siz. Bizim dayanışma - Sosyal yamyamlık için cevap.First the immigrants, then you. Our solidarity - the answer to social cannibalism.
Tom oldukça sosyal, değil mi?Tom is quite sociable, isn't he?
Tom çok sosyal değil, değil mi?Tom isn't very sociable, is he?
Almanlar güçlü bir sosyal refah devletine değer verirler.Germans value a strong social welfare state.
Ekonominin gelişmesi, diğer sosyal sorunları getirmiştir.The development of economy has brought other social problems.
Sosyalleşmek için oraya gitmiyorum.I'm not going there to socialize.
Birçok kişi, sosyal medya üzerinde çok fazla kişisel bilgi koyuyor.Many people put too much personal information on social media.
Ateistlerin tüm dindar ve sosyalistlerden daha merhametli olduğunu biliyorum.I know atheists that have more humanity than all these religious and these socialists.
Sosyal Demokratlar seçim günü yeterince seçmeni harekete geçirmeyi başaracak mı?Will the Social Democrats succeed in mobilizing enough voters on Election Day?
Sosyal garip insanlar güvensizlikleri geliştirmek eğilimindedir.Socially awkward people tend to develop insecurities.
Sosyal olmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.I've been trying my best to be sociable.
Tavşanlar sosyal hayvanlardır.Rabbits are social animals.
İnsanlar sosyal yaratıklardır.Human beings are social creatures.
Tatoeba sosyal bir ağ değil.Tatoeba is not a social network.
Ben sosyal hizmet görevlisiyim.I am a social worker.
Tom'un geniş bir sosyal ağı var.Tom has a large social network.
Sosyal adalet savaşçılarından bıkıyorum.I'm getting fed up with social justice warriors.
Bence sosyalist parti kazanacak.I think the socialist party will win.