Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Și, de fapt, oamenii care lucrează în științele sociale au început să pună aceste întrebări peste tot în lume.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Sociale wetenschappers hebben dit gedaan en stelden deze vragen over de hele wereld.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Sociální vědci už skutečně do ulic vyšli a kladli tyto otázky na celém světě.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Socjolodzy już wyszli na ulice i zadali te pytania.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Và thật sự, các nhà khoa học xã hội đã ra ngoài và hỏi những câu hỏi này trên toàn thế giới.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Y, de hecho, los científicos sociales ya han empezado a preguntar esto en todo el mundo.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.Και βασικά, κοινωνικοί επιστήμονες έχουν ήδη κάνει αυτές τις ερωτήσεις στον κόσμο.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.А всъщност, социолозите вече търсят и задават въпроси навсякъде по света.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.По правде говоря, социологи уже вышли в народ и задали эти вопросы жителям всего мира.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.למעשה, מדענים חברתיים, יצאו החוצה ושאלו את השאלות האלה מסביב לעולם.
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.وفي الحقيقة ان علماء الاجتماع قد جالوا العالم لكي يطرحوا الاسئلة على سكان الارض
Aslinda sosyal bilimciler coktan disari ciktilar ve bu sorulari dunyanin her yerinde sordular.世界各地でこうした質問をしています これは ある世界調査の結果です
Buldum. geri topluma seçenek veren Sosyal Bilim.찾았다!
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Iar acum vom reproiecta cursurile de ştiinţe sociale şi umaniste.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Jetzt beschäftigen wir uns mit der Neugestaltung <br/>der Geistes- und Sozialwissenschaften.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.이제 인문학과 사회과학을 재설계하려 하고 있어요.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Ma adesso stiamo cercando di riorganizzare i corsi umanistici e le scienze sociali.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Maar nu ook met de geesteswetenschappen en de sociale wetenschappen.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Mais maintenant nous nous penchons sur la refonte des sciences humaines et sociales.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Mas agora estamos a pensar reestruturar as Ciências Sociais e Humanas.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Men nu ser vi på at ændre humaniora og samfundsvidenskab.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Most pedig szeretnénk újratervezni a humán- és társadalomtudományokat is.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Nhưng bây giờ chúng tôi đang hướng đến việc thiết kế lại môn văn học và khoa học kĩ thuật
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Pero ahora estamos considerando el rediseño de las humanidades y ciencias sociales.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Zastanawiamy się nad nowym programem nauk humanistycznych i społecznych.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.Αλλά τώρα κοιτάμε τον ανασχεδιασμό των ανθρωπιστικών και κοινωνικών επιστημών.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.А зараз ми працюємо над оновленням гуманітарних і соціальних дисциплін.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.אבל עכשיו אנחנו מסתכלים על עיצוב מחדש של מדעי הרוח ומדעי החברה.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.ولكن الآن نحن ننظر إلى إعادة تصميم العلوم الانسانية والاجتماعية.
Fakat şu an gözümüzü beşeri ve sosyal bilimleri yeniden tasarlamaya dikmiş durumdayız.文系の授業を刷新中です
İngilizce, Matematik, Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri.Engels, wiskunde, maatschappijwetenschappen en natuurwetenschappen.
İngilizce, Matematik, Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri.Inglês, Matemática, Ciências Sociais e Ciências Naturais.
İngilizce, Matematik, Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri.Έκθεση, Μαθηματικά, Κοινωνικές Επιστήμες και Φυσικές Επιστήμες.
İngilizce, Matematik, Sosyal Bilimler ve Doğa Bilimleri.Седмичните въпроси обикновено отнемат половината от тяхното време.
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,Come ha osservato Evelin Lindner, studiosa norvegese di scienze sociali,
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,Como ha señalado la científica social noruega Evelin Lindner,
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,Cum observa sociologul norvegian Evelin Lindner,
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi, "Karamsarlık güzel zamanların lüksüdür...Според наблюденията на норвежката социоложка Евелин Линднер, песимизмът е лукс от добрите времена...
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,노르웨이의 사회과학 전문가 에블린 린드너가 말했듯
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,Zoals de Noorse sociaalwetenschapper Evelin Lindner heeft opgemerkt:
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,Как заметил норвежский социолог Эвелин Линдер,
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,כמו שצפה המדען החברתי הנוורבגי אלווין לינדר,
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,وكما لاحظ عالم الإجتماع النرويجي إڤلين ليندنر،
Norveçli sosyal bilimci Evelin Lindner'in söylediği gibi,「好景気の中では悲観主義は驕りである
Okul birçok şey üzerine dersler veriyor. Sosyal Bilimler gibi şeyler üzerine de dersler veriyor.كلية المعلومات تبحث الكثير من الأشياء. فهي تبحث أشياء كالعلوم الانسانية. معطيات
Okul birçok şey üzerine dersler veriyor. Sosyal Bilimler gibi şeyler üzerine de dersler veriyor.データ、情報、技術など。つまり情報学部では、
Onlara okullara gönder, sosyal bilim öğret, sosyal psikoloji öğret, sosyoloji öğret.Devolverlos a la escuela, enseñarles ciencias sociales, psicología social, sociología...
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Am descoperit că puteam face multe în domeniul artelor, ştiinţelor umaniste şi sociale.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Chúng tôi đã hiểu ra rằng chúng ta có thể làm rất nhiều trong các ngành hội họa,nhân văn và khoa học xã hội
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Descobrimos que podíamos fazer muito pelas Artes e Humanidades e Ciências Sociais.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.우리가 예술, 인문, 그리고 사회 과학 분야에서 많은 것을 할 수 있다는 것이었고
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Nous avons constaté que nous pourrions faire beaucoup dans les arts et les lettres, et les sciences sociales.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Rájöttünk, hogy sokat tehetünk a művészetek, humán tárgyak és társadalomtudományok területén,
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Vi fandt ud af at vi kunne gøre mange ting i kunst og humaniora og samfundsvidenskab.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.We vonden dat we veel konden doen in de kunsten, de geesteswetenschappen en sociale wetenschappen.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Wir merkten, dass wir vieles in Kunst-, Geistes- und Sozialwissenschaften tun konnten.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.Μάθαμε πως μπορούμε να κάνουμε πολλά στις τέχνες, στις ανθρωπιστικές και στις κοινωνικές επιστήμες.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.שמצאנו כי נוכל להגיע להשגים נכבדים בתחומי אמנות וסוציולוגיה
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.وجدنا أنه يمكن أن نقوم بالكثير في مجالات الآداب والعلوم الانسانية والعلوم الاجتماعية.
Sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler alanlarında yapacağımız çok iş olduğunu fark ettik.そこで60年代は 今上げた分野に注力し