Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.Chúng ta sai lầm khi tin rằng -- các bạn phải bỏ ý tưởng này thôi -- rằng Trái Đất được tạo nên riêng cho ta.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.평소 믿던 바대로 '지구가 우리같은 육상생물을 위해 만들어졌다'는 개념을 포기해야 한다는 겁니다.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.Masalah pada keyakinan kita adalah kita harus melepaskan gagasan bahwa Bumi diciptakan untuk kita.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.Trudno w to uwierzyć, bo trzeba najpierw pozbyć się przekonania, że ta planeta została stworzona dla nas.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.הבעיה שיש לנו אם נקבל זאת היא שעלינו לוותר על הרעיון שהעולם הזה נוצר בשבילנו.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.المشكلة التي لدينا هي في تصديق أنه عليك التخلي عن هذه الفكرة أن هذه الأرض خلقت لنا.
Bizim sorunumuz dünyanın sadece bizim için yaratıldığı görüşünden vaz geçmemiz lazım.地球は人類の為に出来たという概念を 捨てなくてはいけないことです これこそが私達の問題なんです
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.Da wurde uns klar, dass wir ein Problem hatten. Noch gravierender wird es aus dem folgenden Grund:
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.문제점이 있다는걸 깨닫게 되었지요.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Am început să ne dăm seama că avem o problemă și problema e și mai serioasă decât credeam.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:A tak jsme si začali uvědomovat, že máme problém a ten problém je ještě vážnější z tohoto důvodu.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Começámos a perceber então que tínhamos um problema e que o problema era mais sério por causa disto.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Entonces nos dimos cuenta de que había un problema; y el problema es más grave a causa de esto.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Så jeg begyndte at indse at vi havde et problem, og at problemet er mere alvorligt på grund af dette.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Vậy nên chúng tôi bắt đầu nhận ra rằng chúng ta có một có vấn đề, và vấn đề nghiêm trọng hơn bởi điều này.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Zdaliśmy sobie sprawę, że mamy problem, a wydaje się być jeszcze poważniejszy.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Οπότε αρχίσαμε να καταλαβαίνουμε ότι είχαμε πρόβλημα, και το πρόβλημα είναι πιο σοβαρό εξαιτίας αυτού:
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Ми збагнули, що перед нами постала проблема, і проблема від цього була ще серйознішою.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi. Şu yüzden:Мы начали понимать, что перед нами стояла проблема, и проблема от этого была ещё более серьёзной.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.Tehát lassacskán rájöttünk, hogy van egy probléma.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.We begonnen te beseffen dat we een probleem hadden. We begonnen te beseffen dat we een probleem hadden.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.Začali sme si uvedomovať, že tu máme problém.
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.ואז התחלנו להבין שיש לנו בעיה, והבעיה חמורה יותר, וזו הסיבה:
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.لذا بدأنا ندرك أن لدينا مشكلة،
Böylece bir sorunumuz olduğunu anlamaya başladık ve sorun daha da ciddi.やっと気づきました 問題は更に深刻です というのも
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.Fu un colossale passo avanti ma c'era un problema perchè i cromosomi batterici crescevano nel lievito.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.이것은 놀라운 진보였지만, 우리는 효모 세포 안에서 박테리아 염색체가 성장해버리는 문제에 직면했습니다.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.To był duży krok naprzód, ale pojawił się problem, bo chromosomy bakteryjne rosły w drożdżach.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.זה צעד מדהים קדימה, אבל היתה לנו בעיה כי עכשיו הכרומוזומים החיידקיים גדלו בתוך השמרים.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.كانت خطوة مهمة جدا الى الامام ولكنه كانت تواجهنا مشكلة وهي نمو البكتيريا الكروموسومية في الخميرة.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.問題もありました 細菌の染色体をイースト菌の中で育てていましたので 移植をおこなうためには
Bu da bizi terimleme sorunumuza geri getirir.Ce qui nous ramène à la la nomenclature et la question de ce qu'est un œuf de poule?
Bu da bizi terimleme sorunumuza geri getirir.Lo cual nos lleva de nuevo a la nomenclatura y a la pregunta ¿qué es un huevo de gallina?
Bu da bizi terimleme sorunumuza geri getirir.Mistä pääsemmekin takaisin nimikkeistöön ja kysymykseen: mikä on "kananmuna"?
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Assim, temos um problema, porque ultrapassam a diplomacia tradicional.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Damit haben wir ein Problem, da sie nicht in die traditionelle Diplomatie passen.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.E, di conseguenza, noi abbiamo un problema, perché sfuggono alla diplomazia tradizionale.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.És a probléma abból adódik, hogy ezek kívül esnek a hagyományos diplomácia hatáskörén.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Et nous, donc, nous avons un problème, parce qu'ils échappent à la diplomatie traditionnelle.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.그러므로 문제가 생겼습니다. 그것들은 전통적인 외교책에서 벗어나기 때문입니다.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Şi noi, prin urmare, avem o problemă, pentru că ies de sub aria de incidenţă a diplomaţiei tradiţionale.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Và bởi vậy mà chúng ta gặp rắc rối, bởi vì chúng vượt ra khỏi ngoại giao truyền thống.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Wij hebben daarom een probleem, want ze bevinden zich buiten de traditionele diplomatie.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.W tym miejscu mamy problem, bo to wymyka się możliwościom tradycyjnej dyplomacji.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Y nosotros, encontramos un problema, porque escapan a la diplomacia tradicional.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.Κι εμείς, επομένως, έχουμε πρόβλημα, επειδή ξεφεύγουν από την παραδοσιακή διπλωματία.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.И здесь мы сталкиваемся с проблемой, так как это вне традиционной дипломатии.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.И ние съответно имаме проблем, тъй като това излиза извън традиционната дипломация.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.ולנו, לכן, יש בעיה, מכיון שהם חומקים מתחום הדיפלומטיה המסורתית.
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.وبالتالي لدينا مشكلة, لأن ذلك يبتعد عن الدبلوماسية التقليدية
Bu nedenle bir sorunumuz var, çünkü geleneksel diplomasiden kaçıyorlar.これらの集団が従来の外交の 枠外にもれているということです そして 多くの国は
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.Aber selbst wenn wir das hinbekamen, gab es da eine weitere große Hürde.
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.Dat moeten we oplossen.
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.하지만, 그리고 나서도 여전히 또 다른 큰 문제가 있었는데
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.ועם זאת, עדיין ישנה משוכה גדולה נוספת,
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.ولكن حتى مع ذلك، مازالت هناك عقبة،
Bunu yapsak bile hala büyük bir sorunumuz var.ヒトゲノムのマッピングから
Burada gerçekten bir alan sorunumuz var.Am o problemă de spațiu fizic
Burada gerçekten bir alan sorunumuz var.Đó là rắc rối lớn.
Burada gerçekten bir alan sorunumuz var.Ho un problema di spazio.