1922 yılında sağlık sorunları nedeniyle askerlikten ayrıldı.1932-ben egészségi problémák következtében lemondott.
Buradaki ilk yıllarında evliliğinde sorunlar yaşamıştır.Első házassága problémákkal volt tele.
Ülkedeki sorunların sebebi olarak Stalin'i suçladı.Sztálint tette felelőssé a történtekért.
Siyasi sorunlardan dolayı The Punch'tan ayrıldılar.A ZTE-től fegyelmi gondok miatt kellett távoznia.
Oyunun teknik sorunları sebebiyle de puan kırmıştır.Az akciója technikai problémák miatt meghiúsult.
Damon her zaman mali sorunlar yaşadı.Dylan mindig is igazi érzelmekre vágyott.
Bu nedenle de korunma sorunları yoktur.A védekezésre ugyanis nem sok gondot fordított.
Bu nedenle belli sağlık sorunları ortaya çıkarabilir.Ezzel meg lehet határozni az egyén egészségügyi kockázatait.
Epilepsi ve Acil Sorunlar.Lírikus és epikus szilánkok.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.
Kısmen alkolizm nedeniyle kaynaklanan sorunlardan rahatsız olan ağabeyi Henry 1 Ağustos 1831'de öldü.Alkoholizmusban szenvedő bátyja 1831. augusztus 1-jén tuberkulózisban halt meg.
Cemiyet toplumun da ciddi sorunlar baş gösterir.A magánéletben Meyernek azonban komoly problémákkal is szembe kellett néznie.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Az érintett bőrfelületek időnként erősen viszkethetnek.
Uzay hukuku, insanoğlunun uzaydaki faaliyetlerinden doğan sorunlara değinen hukuk dalıdır.A vákuum törvénye: A cselekvés kitölti azt az űrt, ami emberi hibából keletkezett.
Bu çalışma ortamı büyük ölçüde geliştirir ve sorunları operatör maruz kaynaklanan azaltır.Ezt a szervezet vészhelyzetekben használja, ekkor az illető tudatossági szintje lecsökken.
Fizik 3000 çözüldü Sorunları.3000-re datált példányai is előkerültek.
Sürülerin büyüklüğü de sorunlara neden olabilmektedir.A csordák mérete elérheti a 400 egyedet is.
Burada da sorunlar ortaya çıkar.Egyéb gondok is jelentkeztek.
Rafineri 1990'larda çevre sorunları nedeniyle kapatıldı ve şehir en büyük işverenini kaybetti.A bánya 1990-ben bezárásra került, amely a környéken lakók munkalehetőségét nagy mértékben csökkentette.
Felsefi danışmanlık, felsefenin pratik hayatın sorunlarına karşı sunduğu çözümleri kapsar.Mindig meglepi barátait filozofikus megnyilatkozásaival és megoldásaival az élet nagy problémáira.
Bu kişilerde ilgi eksikliği ve sosyal beceri bozukluğu sorunları gözleniyor."Ezek összessége társadalmi és gazdasági károkkal jár.”
Kazakistan'da yolsuzluk, ülkenin politik ve ekonomik gelişimini engelleyen başlıca sorunlardan biridir.Nagy gondolkodók értenek egyet abban, hogy a kasztrendszer India társadalmi-gazdasági fejlődésének fő gátja.
Soruşturma kısa sürede polisi, Marinus van der Lubbe adında psikolojik sorunları olan bir komüniste götürdü.Az égő épület közelében még aznap éjjel letartóztattak egy Marinus van der Lubbe nevű férfit.
Ailenin maddi sorunları oluşmaya başladı.Emellett a családja anyagi problémáit is rendeznie kellett.
6 Haziran 2009'da kulüpteki finansal sorunlardan dolayı istifa etmiştir.2009 június 6-án felmondta szerződését a csapat nehéz anyagi helyzetére hivatkozva.
Bu kullanılan tekrarlama yöntemi birçok karışık sorunlar ortaya çıkarır.Egy régi szerelem megérkezése több összetett problémát okoz.
İlk kez 1906 yılında düzenlenmiş, 1977'de güvenlik sorunları nedeniyle iptal edilene kadar devam etmiştir.1907-ig működött, amikor gazdaságossági okokból leállították.
Tom'un aynı sorunları vardı.Tomnak hasonló problémái voltak.
Grup daha önce hiç Londra'da kalmamıştı, odaklandıkları sorunları vardı.Koska yhtye ei ollut ollut koskaan aikaisemmin Lontoossa, heillä oli keskittymisvaikeuksia.
2005'te Mack 10, Ice Cube ile yaşadığı kişisel sorunlar nedeniyle gruptan ayrıldı.Vuonna 2005 Mack 10 erosi yhtyeestä riitaannuttuaan Ice Cuben kanssa.
23 Nisan 1992 tarihinde, Saw Maung beklenmedik bir şekilde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti.23. huhtikuuta 1992 Saw Maung yllättäen erosi terveydellisiin syihin vedoten.
Çalışma üzerine: Sorunlara değil imkânlara odaklanın.Tarpeet: Keskity tarpeisiin, älä positioihin.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Myös hänellä oli ollut alkoholiongelma.
Toplumun sorunlarına ilişkin yazmayı tercih etmiştir.Hän kirjoittaa myös yhteiskunnan ongelmista.
Sakatlık sorunlarından dolayı, Celtics yıldızı Larry Bird sezon sonunda aktif basketbol hayatını sonlandırdı.Selkävaivojen vuoksi Boston Celticsin Larry Bird lopetti uransa kauden jälkeen.
Ancak, Huck burada kişisel sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kalır.Samaan aikaan Hildy painii henkilökohtaisten ongelmien kanssa.
2003 yılında Michael McCary, skolyoz hastalığından kaynaklanan bel sorunları yüzünden grubu terk etti.Yhtyeessä on nykyään kolme jäsentä Michael McCaryn jätettyä sen skolioosinsa takia vuonna 2003.
Burada sorunlar yaşadı ve ACF Fiorentina'ya transfer oldu.Lehtitietojen mukaan hän oli siirtymässä ACF Fiorentinan peräsimeen.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Härski on älykäs ja osaa ratkoa vaikeitakin ongelmia.
İşkencelere karşı çıkarak cezaevlerinde yaşanan sorunlarla yakından ilgilendi.He tekivät päätöksiä vankilaelämään liittyvistä vaikeuksista.
Burada da sorunlar ortaya çıkar.Ja ongelmiahan siitä seuraa.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Sisäpoliittiset levottomuudet ovat kuitenkin jatkuneet.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alkoholi ja lääkkeiden käyttö rapauttivat hänen terveytensä.
Sonunda azat edildi ve Roma'da sağlık sorunlarıyla nispeten zor bir hayat sürdürdü.Vapautumisensa jälkeen hän eli melko kovaa elämää sairaalloisena Roomassa.
Programın 1990'lı yıllarda bazı teknik ve mali sorunları olmuştu.Lukuisat tekniset ja turvallisuusongelmat olivat vaivanneet laitosta jo puolen vuoden ajan.
Woodrow Wilson (1856–1924) 1912'deki yerel sorunlar üzerine Başkan seçildi ve 1916'da tekrar seçildi.Hänet valittiin Woodrow Wilsonin varapresidentiksi 1912 ja uudelleen 1916.
Hormonun azlığı ya da çokluğu çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.Otsoni voi liian suurina pitoisuuksina aiheuttaa monenlaisia terveysongelmia.
Sağlık sorunlari olan kişilerin çok sıcak suda yıkanmaları tehlikelidir.Vaatteisiin pesiytyneet punkit kuolevat riittävän kuumassa vesipesussa.
SF Triadları çetelerle olan sorunları barışçı bir yöntemle çözmeye çalışır.Artikla 6: Valtioiden on ratkottava erimielisyydet rauhanomaisesti.
Koruma Sorunlarımız.Minän suojautumiskeinot.
Ancak takım bir yıl sonra parasal sorunlar nedeniyle tekrar kapatıldı.Lehti lakkautettiin jo vuoden kuluttua taloudellisten vaikeuksien vuoksi.
Alkol sorunları 1977 yılında son bulmuştur.Kokonaan hän lopetti alkoholin käytön vuonna 1974.
Ve resimdeki sorunlar soyut dışavurumcular tarafından dile getirildi.Tässä spesiaalissa näytettiin Myytinmurtajien poistettuja kohtauksia.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.Maka taas nalkuttaa jatkuvasti ja haluaa tulla äidinsä tavoin asemestariksi.
Uzun yıllar sağlık sorunlarıyla boğuştu ve 2003'te karaciğer nakli oldu.Hän kärsi myöhempinä vuosinaan pahenevista terveysongelmista ja kuoli sydäntautiin vuonna 2003.
2000 yılında sağlık sorunları yüzünden serbest bırakıldı.Hänet armahdettiin vuonna 1992 terveydellisistä syistä.
Bu sorunlar araştırmacılar tarafından çalışma belleği sorunlarından dolayı olarak açıklandı.Tämän uskotaan johtuvan ongelmista työmuistissa.
Bu uyumluluk sorunları ve beklenmedik sonuçlara yol açabilir.Liika torjunta ja välttely saattaa tuottaa epämieluisia lopputuloksia ja johtaa kärjistymiin.
Fakat sorunların hepsi çözülmemiştir.Kaikki iskut olivat selvittämättä.
Sağlık sorunları nedeniyle 1958'de görevinden istifa etti.Hän jäi eläkkeelle vuonna 1958 terveydellisten syiden tähden.