İnsanların neredeyse yarısı hayatının herhangi bir noktasında hemoroidle ilgili sorunlar yaşayabilir.Până la jumătate dintre oameni pot avea probleme cu hemoroizii la un moment dat în viață.
M/G/k sırası için performans metrikleri gibi sorunlar halen açık bir sorundur.Probleme precum ar fi măsurarea performanței pentru o coadă M/G/k rămâne o problemă deschisă.
Bütün aday teoriler hala üstesinden gelinmesi gereken kavramsal ve biçimsel sorunlara sahiptir.Toate teoriile propuse au încă de depășit probleme formale și conceptuale majore.
Yenilemenin ardından araç biraz gelişmiş olsa da bazı sorunlar hiçbir zaman çözülemedi.Deși modificările ulterioare au îmbunătățit designul, anumite probleme nu au putut fi niciodată rezolvate.
1980'lerin başında ekonomik sorunlar belirmeye başladı.Situația economică s-a deteriorat și mai mult la începutul anilor 1980.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.Suferă de multe problem jenante de sănătate.
Yeni yönetim ülkedeki sorunları çözmek yerine ülkedeki krizi ağırlaştırmıştır.Această concurență între autoritățile revoluționare a agravat criza din țară, în loc să o rezolve.
Diyabete yatkınlığa sebep olabilecek bazı ilaçlar ve diğer sağlık sorunları mevcuttur.Există medicamente și alte probleme de sănătate care pot provoca o predispoziție la diabet.
İnternetin en büyük sorunlarından biridir.Aceasta este problema cea mai mare legată de utilizarea Internetului.
Ailevî bazı sorunların çözümlenmesinde çok yardımcı olur.Pentru realizarea lor trebuiesc rezolvate multe probleme importante.
Ayrıca sosyal alanda sorunlar yaşamıştır.El se gândea, de asemenea, la problema socială.
Ruhsal sorunları olan bir kızı vardı.Familia sa a avut un istoric de probleme cu inima.
Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Ca urmare, s-a confruntat cu dificultăți financiare.
Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi.Statele membre urmau să-și ia angajamentul de a soluționa toate divergențele exclusiv prin mijloace pașnice.
Bu olaydan sonra psikolojik sorunlar yaşamaya başlamıştır.Ulterior, confruntată cu crizele existențiale, începe să aibă probleme psihice.
Sorunlara klima ve tuvaletler dahildi.Amenajare toalete/utilități .
Yeniden sorunlar başlayacaktır.Confruntarea a fost reîncepută.
Yetersiz sıvı resüsitasyonu sorunlara yol açabilir, ancak fazla resüsitasyon da durumu kötüleştirebilir.În timp ce resuscitarea insuficientă cu fluide poate provoca probleme, supra-dozare poate fi și ea dăunătoare.
Eserleri zamanının politik ve sosyal sorunlarına ve de sanatsal akımlarına değinir.Opera literară tratează majoritatea problemelor sociale și politice și tendințele artistice ale timpului său.
Bu uyumluluk sorunları ve beklenmedik sonuçlara yol açabilir.Ei au contribuit la dezvoltarea rapidă și la rezolvarea problemelor neprevăzute.
Bazen son derece inatçı davranır ve kuzenleri gibi annesi için sorunlara neden olur.El este foarte matur pentru vârsta lui și de multe ori acționează ca părinte în relația cu mama lui.
Çünkü, bütün sorunlar sonunda özlerin betimlenmesi sorununa geri götürülebilir.Doar la sfârșitul comediei toate neînțelegerile vor fi rezolvate.
Ülkenin en büyük sorunlarından biri işsizlikle mücadele etmektir.Una dintre cele mai mari probleme ale economiei poloneze este șomajul.
10 Şubat 2004 tarihinde Máspoli kalp sorunlarından dolayı hastaneye kaldırıldı.Pe 4 martie 2009 a fost internat din cauza problemelor de inimă.
Sonra zamanla sorunlar başlar.Odată cu lumea începe și timpul.
Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı.Potrivit zvonurilor de la curte, ea a avut amanți.
Yeni anayasa Mısır'ın sorunlarını çözmeyecek.Noua constituție nu va rezolva problemele Egiptului.
Bizim kendi sorunlarımız var.Avem propriile noastre probleme.
Ancak bunlar çok ciddi olan ekonomik sorunların çözümü değildi.A súlyos gazdasági problémákra azonban ez nem volt megoldás.
Mesleki ve ailesel sorunlar ortaya çıkar.Lakás- és családproblémák lépnek fel.
Bütün aday teoriler hala üstesinden gelinmesi gereken kavramsal ve biçimsel sorunlara sahiptir.Az összes elméletjelöltnek vannak megoldandó jelentős formális és elképzelésbeli problémái.
1961 yılında sağlık sorunları nedeni ile sahnelerden ayrıldı.1961-ben egészségi okokból visszavonult a színpadtól.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.Ekkoriban már komoly egészségi problémái voltak.
Franklin kilo sorunlarıyla yıllarca mücadele etti.Franklin éveken át küzdött testsúlyproblémákkal.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Rendszeresen több más materia medicaval közösen fejtette ki hatását.
Ant'in başlıca amaçlarından biri make'in taşınabilirlik sorunlarını çözüme kavuşturmaktı.Az Ant létrejöttének egyik fő célja az volt, hogy megoldja a make hordozhatósági problémáit.
Bu oluşumlar ağrıya, kısırlığa ve diğer bazı sorunlara neden olabilir.Ezek a csomók fájdalmat, meddőséget és sok más problémát okozhatnak.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Az alkohol és a drogok tönketették az egészségét.
Koruma Sorunlarımız.Honvédelmi kötelezettségeink.
1992 yılında alkol sorunları nedeniyle gruptan ayrıldı.2000-ben hunyt el alkoholproblémák következtében.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Erről leszokni igen komoly testi és lelki megterhelést jelent.
Bu da sorunlara yol açabilecekti.Ez problémákat okozhat.
Isı sorunları, daha düşük voltajla (3.3V) çalışan P54C ile giderilmişti.A hőproblémákat kiküszöbölték a P54-ben, mely jóval alacsonyabb magfeszültségen (3,3 V) üzemelt.
En büyük sorunların başında kıskançlıkla nasıl baş edileceği gelir.Hogy is tudnánk kezelni ezt a mérhetetlen féltékenységet?
Thatcher sağlık sorunları nedeniyle bunu geri çevirdi.Wren egészségi problémákra hivatkozva visszautasította az ajánlatot.
Örneğin: Eğitim Dizgesi Sorunları.Néhány szó a fogyatékosok oktatásügyéről.
Türk asıllı göçmenlerin sorunları şu sıralarda birçok filme konu olmaktadır.A dal az akkoriban sok konfliktust okozó török bevándorlókról szól.
2 Şubat 1958 tarihinde kalp rahatsızlığı ve bacaklarda dolaşım sorunları nedeniyle serbest bırakıldı.1959. február 2-án szívelégtelenség és keringési problémák miatt szabadon engedték.
Heche bu dönemde ciddi ruhsal sorunlar yaşadı.Ebben az időszakban Cucsija kemény fizikai és lelki problémai voltak.
Sağlık sorunları olmasına rağmen yazmayı sürdürdü.Hanyatló egészsége ellenére aktívan írt.
Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı.A rendőrség szerint ennek a megfigyelésnek kizárólag magánérdekei voltak.
Vize sorunlarını halledip geri döndü.Kifosztotta a földjeiket és visszaindult.
Ancak sağlık sorunları yine kendini göstermeye başlamıştı.Nem tartott sokáig, hogy mentális problémái újra elkezdődjenek.
Kulübün ciddi mali sorunları varsa.2001-ben komoly gondok jelentkeztek a klub pénzügyeiben.
Ayrıca özel hayatında da trajik sorunlar yaşamış ve bunlardan biri öldürülmesine neden olmuştur.Magánéletében több csapás is érte, az egyik végül a meggyilkolásához vezetett.
Aşağıdaki sorunlar ele alınmıştır: Daha az RFC: IKE’ nin özellikleri en az 3 RFC’ de kaplanmıştır.Azt suttogják a háta mögött, hogy az IQ-ja legalább 300.
Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Anyagi problémák miatt esett ki.
Birkaç sezon daha Genk'te devam ettikten sonra bazı sorunlar yaşamaya başladı.Akár az eredeti bevándorlás után több generációval is újabb problémák merülhetnek fel.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.Persze az alapítónak számos nehézséggel is meg kellett küzdenie.
Türkiye, Pakistan'ı uluslararası sorunlar da sürekli desteklemektedir.Pakisztán a harcban segítséget várhat Oroszországtól és a teljes nemzetközi közösségtől.