Galland, kötü hava ve teknik sorunları gerekçe göstererek bu isteği reddetti.Galland weigerde onder voorwendsel van slecht weer en technische problemen.
2005'te Mack 10, Ice Cube ile yaşadığı kişisel sorunlar nedeniyle gruptan ayrıldı.In 2005 stapte Mack 10 uit de groep door een ruzie met Ice Cube.
Artık onlar Bengladeş hükûmetinden destek almadıkları için de sorunlar yaşamaktadır.Houden ze zich daar niet aan, dan zal God hen niet langer helpen en zich tegen hen keren.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Ook had hij alcoholproblemen.
Birçok ülkede bu kriz ciddi sorunlar yaratmıştır.Dit heeft in veel landen geleid tot ernstige ontbossing.
Sağlık sorunları bu kararlarda önemli rol oynadı.Gezondheidsproblemen speelden dus ook een rol in zijn beslissing.
Washington, şirketiyle olan finansal bağına ilişkin bazı vergi sorunları yaşamıştır.Washington kreeg problemen met de belastingdienst over de financiële banden tussen hemzelf en zijn bedrijf.
Gut sıklıkla diğer tıbbi sorunlarla birlikte ortaya çıkar.Jicht komt vaak voor in combinatie met andere medische problemen.
Beş yıl sonra sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakıldı.Vijf jaar later werd hem vanwege gezondheidsproblemen ontslag verleend.
Ant'in başlıca amaçlarından biri make'in taşınabilirlik sorunlarını çözüme kavuşturmaktı.Een van de doelstellingen van Ant is het oplossen van de portabiliteitsproblemen van make.
Ancak takım bir yıl sonra parasal sorunlar nedeniyle tekrar kapatıldı.Na een jaar werd het elftal echter wegens geldproblemen weer opgeheven.
Onun içindir ki, insanlık kendi önüne, ancak çözüme bağlayabileceği sorunları koyar.Voor hem is beslissend hoe de mens zelf met zijn schuld omgaat.
Önemli fiziksel ve zihinsel sorunları vardı.Wel hadden zij een belangrijke spirituele en religieuze betekenis.
Bunlar genelde ciddi tibbi sorunlardır.Dit zijn meestal persoonlijke vragen.
Bu nedenle belli sağlık sorunları ortaya çıkarabilir.Op zijn beurt kan dit aanleiding geven tot gezondheidsproblemen.
Şehir suç ve yozlaşma sorunlarının da fazla olduğu bir yer.In de stad is relatief veel misdaad en drugsmisbruik.
Sık sık sevdiği komşuları George Wilson ile sorunlar yaşar.Vooral zijn buurman, George Wilson, heeft het zwaar te verduren.
Ayrıca uyumsuzluk sorunları da kullanıcıların canını sıkmaktadır.Ook heeft het de neiging zijn gebruiker te verwonden.
Aslında anneyle kız arasında çok büyük sorunlar yok.Hij heeft niet echt een goede relatie met zijn moeder.
Oksijen yokluğunda görülebilecek sorunlar şunlardır.Het enige dat hier ontbreekt, is zuurstof.
1961 yılında sağlık sorunları nedeni ile sahnelerden ayrıldı.In 1961 trok hij zich, officieel uit gezondheidsoverwegingen, terug van het toneel.
Sağlık sorunları nedeniyle 1945'te emekliye ayrılan Henry F. Phillips, 1958 yılında vefat etti.Door gezondheidsproblemen ging Phillips in 1945 met pensioen.
3 Şubat 2017 tarihinde Sağlık sorunları nedeniyle Adli kontrol şartıyla tahliye edildi. ^Op eerste kerstdag 2017 werd hij wegens gezondheidsklachten vervroegd vrijgelaten.
Ancak bu sorunlarının çözülmesini sağlamadı.Hij wist echter niet hoe hij deze problemen kon oplossen.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.Door goed onderhoud worden al deze problemen voorkomen.
Türkiye’de bugün Hrant Dink’in öldürülmesi gibi çok önemli sorunlarımız var.Hrant Dink: De moord op Dink schokte veel Turken.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Daarna ging het door een alcohol- en drugsverslaving steeds slechter met hem.
2003 yılında Michael McCary, skolyoz hastalığından kaynaklanan bel sorunları yüzünden grubu terk etti.In januari 2003 verliet Michael McCary de groep wegens rugklachten en persoonlijke problemen.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.De concessie werd door financiële problemen alweer in 2009 verloren.
Venezuela: Başkan yardımcısı Ramon Carrizalez, saldırıyı Kolombiya'nın iç sorunlarıyla ilişkilendirdi.2010 - Vice-president Ramón Carrizalez van Venezuela legt zijn taken om "persoonlijke redenen" neer.
Roket fırlatıcı bazı sorunlarda yaratıyordu.De luchtinlaat was in de rompneus geplaatst.
2004 yılında sağlık sorunları sebebiyle siyaseti bıraktı.In 2003 nam hij vanwege gezondheidsproblemen afscheid van de politiek.
Romanları ve şiirleri çoğunlukla feminizm, kadın sorunları ve toplumsal meseleler üzerinedir.Haar romans en poëzie focust op sociale en feministische onderwerpen maar in verschillende settings.
İç politika ile ilgili konuşmalarının yanı sıra, dış politika ve ulusal sorunlar üzerine de konuştu.Daar voerde hij het woord over onder andere sociale zaken en buitenlandse zaken.
Lisanslama sorunları giderildiğinde bu özellik diğer ülkelere de yaygınlaştırılıyor.Voor bijzondere bijdragen aan het onderwijs wordt deze onderscheiding ook aan anderen toegekend.
Aslında bu sayede maddi sorunlarını aşmayı ummaktadır.Dit resulteert erin dat hij te maken krijgt met financiële problemen.
Sağlık sorunları nedeniyle 1958'de görevinden istifa etti.In 1958 legde hij om gezondheidsredenen zijn ambten neer.
Bu program da guncel sorunlardan ve fikir catismalarindan bahsedildi.Ze is ook te zien in de clips van Hung up en Sorry.
Sorunların çözümü taraf devletlere bırakılmıştır.Onder voorwaarden ging Krimpen over naar de Staatsen.
Finansal sorunlar nedeniyle, 2009 sezonundan sonra takım yarışlardan çekilmiştir.Door financiële problemen werd de club ondanks een vierde plaats in het seizoen 2009 uit de competitie gezet.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.De tegels geven daarbij aanwijzingen wat de kinderen moeten doen.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.In oktober 2001 pleegde hij zelfmoord wegens financiële problemen.
Ancak, bu giriş siyasal açıdan önemli sorunlar da çıkarmamış değildir.Dit initiatief kwam echter door politieke naijver niet van de grond.
Uyku bozukluğu, gerginlik gibi depresif sorunların giderilmesine katkı sağlar.Onthouding van slaap is echter ook toegepast als behandeling van depressies.
Ciddi sorunlara yol açabilir ancak zamanında teşhis edilirse antibiyotiklerle kolayca tedâvi edilebilir.Als de ziekte op tijd herkend wordt, kan ze vrij gemakkelijk behandeld worden met antibiotica.
Kulübün ciddi mali sorunları varsa.De club kampte met zware financiële problemen.
Kızı 7 yaşına geldiğinde ise onun için asıl sorunlar başlar.Wanneer de zeven jaren om zijn, moet hij echter een hoge prijs betalen.
Fakat sorunların hepsi çözülmemiştir.Maar de problemen bleken nog niet voorbij.
Bu dönemde Galya'da yeniden sorunlar baş gösterdi.Geheel Wales was nu in zijn handen.
Ayrıca yapay olarak düşürülen DHT derişimleri de bazı istenmeyen sorunlara yol açabilmektedir.Culturele perceptie over op tijd komen kan ook leiden tot onbedoelde beledigingen.
Windscale'deki yangın ve Çernobil'de ortaya çıkan radyoaktif bulut daha büyük sorunlar yaratmıştır.Onder meer bij de Kernramp van Tsjernobyl en de brand in Windscale trad een grafietbrand op.
Ancak motor ve vites kutusu da sorunlar çıkarttı.De romp en de kap kregen eveneens een opknapbeurt.
Kraliçenin evlendirilmesi de önemli sorunlardan biri oldu.Zij werd door haar huwelijk groothertogin.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Hij ziet een probleem en bouwt er een oplossing voor.
Bu transfer son anda olusan sorunlar yüzünden gerçekleşmedi.Uiteindelijk werd deze transfer om onduidelijke redenen niet voltooid.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Brandpunts kritische aanpak leidde soms tot grote problemen.
19 Eylül 2016'da bir süredir mücadele ettiği sağlık sorunlarına yenilerek 79 Yaşında vefat etti.Op 14 september 2018 overlijdt ze op 76-jarige leeftijd aan een ziekte waar ze al geruime tijd aan leed.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.De opnames brachten een aantal problemen met zich mee.
Azerbaycan ormanları çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır.De grenzen van Centraal-Azië zijn het onderwerp van verschillende definities.
2000 yılında sağlık sorunları yüzünden serbest bırakıldı.In 1942 werd hij wegens gezondheidsredenen vrijgelaten.