Goethe, 1780 yılında, sistematik olarak bilimsel doğa sorunlarını araştırmaya başlamıştır.Por volta de 1780, Goethe passa a ocupar-se sistematicamente com pesquisas na área das ciências naturais.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Possui um certo problema com bebidas alcoólicas.
Clay matematik enstitüsü tarafından duyurulan Milenyum ödüllü sorunlardan biri de bu doğrulamadır.Um dos problemas do milênio anunciados pelo instituto Clay de matemática pede uma prova desse tipo.
Olayları anlatma şeklinden, okulla sorunları olduğu anlaşılır.Ao longo dos episódios, demonstra ter dificuldades na escola.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.O desemprego e o subemprego são problemas sérios.
Bu da sorunlara yol açabilecekti.Isso só pode causar problemas.
Programın 1990'lı yıllarda bazı teknik ve mali sorunları olmuştu.A orquestra teve problemas financeiros e de público na década de 1990.
Fakat çeşitli sorunlar sebebiyle açılamadı.Mas por uma série de problemas não largou.
Aslında anneyle kız arasında çok büyük sorunlar yok.As duas não têm muito relacionamento mãe/filha.
Sorunlar ve tartışmalar yapım sırasında filmi geciktirdi.Uma série de questões e controvérsias do filme foram recuadas durante a sua produção.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Resultado: diminuíram os roubos e furtos de veículos.
Ancak bir kısım mantar, türleri böcekler ve karıncalar bu türde sorunlara yol açabilmektedirler.A dificuldade em matar certos insetos, como moscas, se deve a este fato.
Bu yüzden sürekli Kim'in sevgilisi ile sorunlar yaşar.Ele sempre confunde o nome de Tom com Tim.
Burada da sorunlar ortaya çıkar.E neste ponto residem os problemas.
Üniversiteye kayıt yaptırdı, ama mali sorunlar yüzünden mezun olamadı.Ele começou a estudar Direito, mas teve que sair devido a problemas financeiros.
Bu görevi sağlık sorunlarıyla 1999 yılında istifa edene dek sürdürdü.Manteve o posto até sua retirada definitiva em 1991 por problemas de saúde.
Kulübün ciddi mali sorunları varsa.Atualmente o clube sofre com graves problemas financeiros.
Bu sırada çeşitli sağlık sorunları geçirdi.Todavia, passou a sofrer de problemas de saúde.
Şu sorunlar düzeltildi: SMS zayıflığının düzeltilmesi.Corretoras: Indicadas para corrigir deformidades esquelética.
Bu sorunlar nedeniyle N1 asla başarılı bir uçuş yapamadı.O projeto nunca foi posto em prática porque o foguete N1 nunca voou com sucesso.
Doğu İmparatorluğunun ulusal sorunlarını görmeye çabaladı.Conseguiu tomar conta dos interesses nacionais do império no leste.
Finansal sorunlar nedeniyle, 2009 sezonundan sonra takım yarışlardan çekilmiştir.O autódromo foi retirado da temporada 2009 da categoria por problemas financeiros.
Uzmanlık alanı uygulamalı etik olup etik sorunlara seküler ve yararcı bir açıdan yaklaşır.Atua na área de ética prática, tratando questões de Ética de uma perspectiva utilitarista.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.Prefere meios racionais de resolver problemas.
Aile sorunları nedeniyle Knowles'ın yanına taşınan Kelly Rowland da bu gruba 1992'de dahil oldu.Kelly Rowland, que foi morar com Beyoncé por causa de problemas na família, se juntou a elas em 1991.
2004 yılında sağlık sorunları sebebiyle siyaseti bıraktı.Em 2003, afastou-se da política para tratar de seus problemas de saúde.
Lakin 6 hafta sonra yine tıbbi sorunlardan dolayı taburcu oldu.Mas, seis meses depois, eles já estavam causando tumultos.
Ne var ki, bir yıl bile geçmeden Stalin Mdivani ile sorunlar yaşamaya başlar.Em menos de um ano, no entanto, Stalin estava em conflito aberto com Mdivani.
Ona göre: "Bütün felsefi sorunlar, sosyal sorunlardan sayılır.Ainda segundo ele, "o comunismo é uma questão social.
Kitabın teolojik programı, kronolojik yapının sunduğu sorunları açıklamaktadır.O programa teológico do livro explica os muitos problemas em sua cronologia.
Kendine zarar vermeyi seven Edwards'ın ayrıca fazla alkol kullanımı ve yemek yememe sorunları da vardı.Há também controvérsia sobre onde e como Henri consumiu bebida alcoólica.
Fakat filmin yapımı 1993 Haziranında, maliyet sorunları yüzünden kesintiye uğradı.Foi à falência em 1993, vitimada por problemas financeiros.
Sağlık sorunları nedeniyle 1945'te emekliye ayrılan Henry F. Phillips, 1958 yılında vefat etti.Devido a problemas de saúde, Phillips se aposentou em 1945.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Seus problemas com as drogas e o álcool parecem ter acabado.
Sonunda nicel deneylerde birtakım sorunlar ortaya çıkmıştı.No fim foram realizadas apenas algumas experiências.
Geri kalan sorunlar yalnız sonra tanıtılan sürümlerde aradan kaldırılmıştır.Ou melhor, os eliminados foram anunciados em uma emocionante contagem regressiva.
Tek sorunları kalmıştı: grubun ismi.Porém, o primeiro problema logo apareceu: o nome da banda.
Genellikle lateral stabilize sorunları sıklıkla görülmektedir.Endósporos laterais são vistos ocasionalmente.
Yeniden sorunlar başlayacaktır.E se a coisa começar outra vez?
Bu motor beceri sorunlarının AS’i diğer yüksek ilevli OSB’den ayırdığına dair hiçbir kanıt yoktur.Não há evidências de que estes problemas de motricidade os diferem dos autistas de alto funcionamento.
Bunların dışında, teknik sorunlarla ilgilenen uzmanlık komiteleri vardır.Mas isso são técnicas que pertencem a especialistas.
Ancak bu sorunlarının çözülmesini sağlamadı.Não devemos facilitar-nos demais a questão da solução para esses problemas.
Ailesi maddi sorunlar çekiyordu.Sua família passava por sérias dificuldades financeiras.
Örneğin: Eğitim Dizgesi Sorunları.Aborda a problemática educativa.
Tek, kimsesiz kadın sorunlarla başbaşa kalır.Mas é outro sem jeito com as mulheres.
Hayatı boyunca çeşitli sağlık sorunlarından müzdaripti.Por toda sua vida, Maria recebeu diversos tratamentos.
Komuta kademesinde de sorunlar had safhadaydı.Além disso, havia problemas no comando central.
Bu icadın temel amacı, kendini insan yerine koyarak, insanlığın ortak sorunlarına çözüm bulmasıdır.E para ela, ser gente era sentir-se responsável pelo destino da humanidade.
1891'de başbakanlığa atandı, ancak sağlık sorunları nedeniyle 18 ay sonra istifa ederek siyasetten çekildi.Dezoito meses depois se afastou do grupo, principalmente por problemas de saúde.
Aynı esnada Fransa daha büyük sorunlarla boğuşuyordu.E como sempre, Mia tem problemas maiores para lidar.
Bazı "yuvarlama hatası" konuları ve diğer sorunlar ele alındı.Discorrem sobre Descartes e outros assuntos.
Kardeşinin karısı ile yaşadığı aşk ve soyguncu ağabeyi ile sorunları giderek karmaşık bir hâl alır.Apesar de tratar dura e severamente seu irmão eles se amam.
Sorunların çözülmesinden sonra 4 Ekim 1999 de Intel, işlemcisinin resmi ismini Itanium olarak ilan etti.A Intel então anunciou o nome oficial do processador, Itanium, em 4 de Outubro de 1999.
Kongrede toprak sorunu ve ulusal sorunlarla ilgili tartışmalar yaşandı.Esta região Sudoestina sofreu agruras com as questões de litígios de terras.
Mark, Marnie'nin cinsellikle ilgili ciddi sorunları olduğunu fark eder.Eles logo percebem que Mark tem graves lesões internas.
Damon her zaman mali sorunlar yaşadı.Chanel passou a ter dificuldades financeiras.
Ancak grupta sorunlar baş gösterdi.Os problemas do grupo eram inúmeros.
Yeni sorunlar ve çözümler sürekli ortaya çıkmaktadır.As novas descobertas e abordagens são a constante recompensa.
İnsanları, modern dünyayı etkileyebilecek sorunlar üzerinde düşünmeye yöneltmek istemiştir.Buscavam agora temas que exprimissem o orgulho pela nação.
Sıklıkla sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet verir.A doença pode provocar problemas psicológicos e sociais.